• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

ORDU'DA 2 BİN 300 YILLIK ANA TANRIÇA KİBELE HEYKELİ BULUNDU

Ordu'da 2 bin 300 yıllık Ana Tanrıça Kibele heykeli bulundu! Ordu'da 2 bin 300 yıllık tarihe sahip antik Kurul Kalesi’nde yapılan arkeolojik kazıda bulunan tahtta otururken tasvir edilmiş mermerden yapılan 2 bin 100 yıllık tarihe sahip 1 metre 10 santim yüksekliğindeki 'Ana Tanrıça Kibele' heykeli büyük heyecan uyandırdı. 

14 Eylül 2016 Çarşamba 10:51
Ordu'da 2 bin 300 yıllık Ana Tanrıça Kibele heykeli bulundu

Ordu'nun Altınordu ilçesinde M.Ö. 120 - M.Ö. 63 yıllarında hüküm süren Pontus Kralı 6. Mithridates dönemine ait olduğu belirlenen mermerden heykelin durumunun araştırıldığını belirten Ordu Kültür ve Turizm Müdürü Uğur Toparlak, Kibele heykelinin Karadeniz'de bu haliyle bulunan ilk önemli eser olduğunu belirtti.

 

Ordu Kültür ve Turizm Müdürü Uğur Toparlak, "Heykelin müzeye naklini gerçekleştirmek üzere konservasyon önerisi için Trabzon Restorasyon ve Konservasyon Bölge Müdürlüğü'nden bir uzman geldi inceleme yaptı. İstanbul'a gönderilmek üzere heykelden numuneler aldı. Heykel inceleme bitince uzmanlar eşliğinde Etnografya Müzesi'ne nakledilecek" dedi.

 

Toparlak, ayrıca 2 bin 300 yıllık tarihin ortaya çıkarılmasıyla Kurul Kalesi yerleşkesinin ziyaretçi akınına uğramasını beklediklerini, arkeolojik kazılar ile restorasyon çalışmalarının tamamlanmasından sonra bölgenin büyük önem taşıyacağını dile getirdi.

 

İHA

Kibele veya Kybele (Magna Mater: Tanrıların anası), 

Anadolu kökenli bir ana tanrıçadır. Ana tanrıça inancı, birçok kültürde farklı isimlerle yer alır. Yunan anakarasında Rhea, özellikle Roma dönemi Mısır kültüründe İsis ve Yunan adaşı gibi bekaretle değil, doğurganlık ve bereketle ilişkilendirilen Efes Artemis'i (İyon Kibelesi), belli başlı ana tanrıça figürleridir.


Tarihte, Akdeniz çevresinde, Asya'da ve kuzey ülkelerinde birçok kültür ve uygarlıkta çeşitli isimlerle anılan bir Ana Tanrıça kültü ile karşılaşmak mümkündür. Anadolu'da yapılan kazılar, ana tanrıça figürünün MÖ 6500 - 7000'lere kadar dayandığını ortaya çıkartmıştır. Analığı, üremeyi, dişiliği, hayatın sürmesini ve dolayısıyla bereketi simgeleyen tanrıça, ayakta, oturmuş ya da uzanmış olarak betimlenir; düzgün vücudu her zaman tasvir konusudur.


Heykellerin bir bölümünde doğum yaparken görülür. Otururken ya da doğum anındaki bazı heykellerde yanında iki leopar veya aslan bulunur. Ana tanrıçanın kutsal hayvanı olan leopar, hayvanların kraliçesi olduğunu ve doğa üzerindeki sınırsız egemenliğini simgeler. Bazen kollarında, çeşitli efsanelere göre tanrıçanın hem çocuğu, hem de sevgilisi olan Attis'i taşır.


Kibele figürünün kökeni Anadolu'da çok eski dönemlere dayanır. Örneğin Hitit ve Hurriler tarafından tapınılan Kubaba, tartışmalı da olsa, çok sonraları oluşacak Kibele'ye öncülük eden figürlerden biri sayılır Bu heykel 1958 yılında Konya'nın Çumra ilçesindeki Çatalhöyük köyünde bulunmuştur. En yaygın kullanımı Frig uygarlığındadır. Frigya mitolojisinde bir ana tanrıça olan Kibele'ye genellikle dağ zirvelerinde tapınılırdı. Doğa ile özdeşleştirilmiş, özellikle bazı vahşi hayvanlarla ilişkilendirilmiştir.

 


Anadolu'da çok sayıda Kybele anıtı vardır. Afyon-Eskişehir civarında yeralan açık hava tapınaklarında niş içinde, iki yanında arka ayakları üzerinde birer aslan duran ana tanrıça kabartması bulunur. Ana tanrıçaya tapınmaya gelenlerin, bereket ve doğurganlıktan pay almak için Kybele'nin ve aslanların üreme organlarına dokunarak aşındırdıkları görülmektedir.


Anadolu’da Kibele’yi baş ilahe (ana tanrıça) olarak kabul eden bir topluluğun vecde dayalı bir organizasyon biçimini Frigyalılar döneminde kazandığı sanılmaktadır. Eski metinler Koribantlar denilen Frigyalı Kibele rahiplerinin psişik yeteneklere sahip olduklarını, tılsımlı taşlar kullandıklarını ve kendilerini hadım ettiklerini bildirmektedir. Enerjik etkinliğe sahip olduklarına inanılan bu tılsımlı taşlardan en ünlüsü vaktiyle Pessinus’ta bulunan, Kibele kara-taşı olarak bilinir. Friglerde bereket ve çoğalmanın simgesi olmuştur. Bu inanış daha sonra Yunanlara ve Araplara geçmiştir. (Hübel, Kıble, Karataş)


Kybele inancı daha sonraki uygarlıkları da büyük ölçüde etkilemiştir. Özellikle Yunan ve Roma mitolojisinde, Frigya dönemindeki bazı tapınma ritüelleri aynı formda kültik olarak devam etmiş, Kibele'nin özellikleri farklı tanrı ve tanrıçalarda yeniden hayat bulmuştur. Bunun en bilinen örneği Yunan mitolojisindeki Artemis'tir; Artemis Roma mitolojisinde Diana adını almıştır.


Kybele, edebiyatta en çok sözü edilen tanrıçalardan biridir. Özellikle Romalı yazarlar Kybele'den çok sık bahsetmişlerdir.


Doğumu

Kybele, Zeus'un rüyasında gördüğü ve kendisine hakim olamayacak kadar etkileyici bir varlıktır. Aslı tanrıça değildir. Çift cinsiyetlidir yani iki cinsi de etkisi altında tutabilecek kadar cazibelidir. Zeus'un rüyası gerçeğe döner ve Kybele ortaya çıkar. Zeus Kybele'nin tehlikeli olduğunu bildiği için öldürülme taraftarıdır ama Afrodit böyle güzellikteki bir varlığın öldürülmesine izin vermez. Sonuçta Kybele'nin erkeklik organı hadım edilir, bu organ düştüğü yerden badem ağacı olur ve bu ağacın ilk mahsülde toprağa düşen meyvesinden bir erkek doğar. Bu doğar doğmaz keçiler arasında kalır ve kendini keçi sanır. Bir çiftçinin bunu fark etmesi üzerine çiftçi ona insan olduğunu söyler ve şart koşup kızıyla evlendirir. Bir süre sonra Kybele kendi parçası olan bu erkeği bulur ve kendi yanına almak ister ama çiftçi vermez. Kybele de hem çiftçiyi hem de kendi parçasını zehirler. Bu olayla Kybele Amazon kadınlarının temsili olmuştur.

 

Attis ve Kibele
Attis Kybele'nin sevgilisidir. Ancak Kybele'ye verdiği sözü unutarak Pessinus Kralı'nın kızını sever. Onunla evlendikleri gece düğüne Tanrıça Kybele de davet edilir. Ancak Kybele düğüne geldiğinde ve Attis ile karşı karşıya kaldığında Attis ne yapacağını bilemez. Kybele'ye olan sözünü unuttuğu için duyduğu pişmanlıktan ötürü cinsel organını orada keser ve kanlar içinde kıvranmaya başlar. Sevgilisinin böyle acı içinde kıvranmasına daha fazla dayanamayan Kybele Attis'i bir çam ağacına dönüştürerek ona sonsuzluğu bağışlar. Çam ağacının her mevsim yeşil kalmasının sebebi budur.


Pessinus Mabedi'nde Tanrıça Kybele adına her sene düzenlenen şenliklerde de bu tapınakta rahip olmak isteyen erkeklerin hadım edilmesinin ve kesilen cinsel organlarının bir çam ağacı altına gömülmesinin kökeni budur. Bu inanış daha sonra sami ırkında (Arap ve Yahudiler) cinsel organı değil ama ucunu (erkeklerde prepusium, kadınlarda klitoris) kesme şeklinde günümüze kadar devam etmiştir.


Romalılar, bir türlü Kartacalıları yenilgiye uğratamaz. Kahinler aracılıyla zaferin ancak Frigyadaki Pessinus Kibele tapınağınından, tanrıçanın kara heykelini Roma'ya getirebilirlerse mümkün olacağını öğrenirler. Romalılar da taşı ve beraberinde getirdiği Kibele kültürünü Roma'ya taşırlar.

Kaynak: Samsun Kent Haber

DİĞER HABERLER

Çarşamba İlçe Kaymakamı Caner Yıldız, Muğla'ya atandı

Çarşamba İlçe Kaymakamı Caner Yıldız, Muğla'ya atandı Çarşamba İlçe Kaymakamı Caner Yıldız, Muğla'ya atandı! İçişleri Bakanlığı’nın son kararnamesi ile Muğla’nın Menteşe ilçesine atanan Çarşamba İlçe Kaymakamı Caner Yıldız, veda ziyaretlerinde bulundu. 

Salıpazarı Belediyesi karla mücadele ile ilgili hazırlıklarını tamamladı

Salıpazarı Belediyesi karla mücadele ile ilgili hazırlıklarını tamamladı Samsun'un Salıpazarı Belediyesi Başkanı Halil Akgül, karla mücadele ile ilgili hazırlıkları tamamladıklarını açıklayarak "Ekiplerimiz olası bir kar yağışında eylem planı çerçevesinde müdahaleye hazırdır" dedi.

Samsun'da Bi Çay Bi Simit isimli kafe açıldı

Samsun'da Bi Çay Bi Simit isimli kafe açıldı Samsun'da Bi Çay Bi Simit isimli kafe açıldı! Samsun'un İlkadım ilçesi 100'üncü Yıl Bulvarı üzerinde yer alan tarihi bir binada 'Bi Çay Bi Simit' isimli kafe açıldı.

Samsun OMÜ'de Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Semineri

Samsun OMÜ'de Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Semineri Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kadın ve Toplum Uygulama ve Araştırma Merkezi (OKTAM) ile İktisat ve Siyaset Bilimi Topluluğu'nun ortaklaşa düzenlediği "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitim Semineri" Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapıldı.

KÖŞE YAZARLARI

ANKET