• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

SAMSUN'DAKİ CEMAATLERDEN FETÖ AÇIKLAMASI

Samsun'daki cemaatlerden FETÖ açıklaması! FETÖ tarafından gerçekleştirilen 15 Temmuz darbe girişiminin ardından diğer cemaat ve tarikatlar de hedef tahtasına konuldu. FETÖ'nün darbe kalkışması, yıllardır tartışılan devlet, cemaat ve tarikat konusunun tekrar gündeme getirilmesine neden oldu. Samsun'da dini cemaat temsilcileri, FETÖ terör örgütünün kendilerine de zarar verdiğini belirtti

13 Ekim 2016 Perşembe 10:39
Samsun'daki cemaatlerden FETÖ açıklaması

İSMAİLAĞA CEMAATİ: 15 TEMMUZ MİLLETE SUİKAST

Samsun'da İsmailağa Cemaatinin önde gelen isimlerinden İhsan Şenocak, 15 Temmuz darbe kalkışmasının İslam’ın birikimini sömüren, istismar eden bir grubun millete ve bu ülkenin mukdesatına suikasti olduğunu söyledi. FETÖ’nün inançlı insanları 'Allah' ile aldattığını ifade eden Şenocak, "Allah ile aldatmak, aldatmanın en tehlikelisidir. Maalesef ki 15 Temmuz'da bu tahakkuk etti. Tarihte bu şekliyle, bu aldatmanın bir benzeri, örneği yok. Maddi planda manevi planda, Türkiye'nin en zeki evlatlarına yanına çeken bu grup, millete suikast düzenlemiştir" diye konuştu.

 

28 ŞUBAT’TA DA AYNISINI YAPTILAR

FETÖ darbe girişimini fırsat bilerek, diğer cemaatlerin varlıklarının sona erdirilmesine yönelik ikinci darbenin vurulmak istendiğini söyleyen İhsan Şenocak, "28 Şubat'ta da aynı şekilde bir takım insanları tekkelerin içine soktular. Sonra da milletin zihninde tasavvuf deyince orada yaşanan hadiseler canlandı. Şimdi de cemaat, cemiyet, İslam'a hizmet deyince birilerinin aklına, 15 Temmuz'daki suikasti getirmek istiyorlar. Bu, millete vurulacak ikinci bir darbe olur" görüşünü dile getirdi.

 

CEMAAT ADAM YERLEŞTİRMEZ, YETİŞTİRİR

Türkiye'deki diğer cemaat ve tarikatların devlete adam yerleştirmek gibi bir amaçları olmadığını savunan İhsan Şenocak, "Cemaatler adam yetiştirir, devlete adam yerleştirmez. Adam yerleştirmek, devletin uhdesindedir. İlgili kurumları vardır, sınavlar açar. Eğer cemaatler adam yerleştirme gayreti içinde olurlarsa, ikinci bir devlet yapılanması olur ki bu da diğer insanların hukukunun çiğnenmesi anlamına gelir. Tarikat ve cemaatlerin kapatılması düşünceleri, İslam'ı kirletmeye matuf, İslam’ı umut olmaktan çıkarmak için yapılan manipülasyonlardır. Cemaetlerin böyle bir talep içinde olduklarına ihtimal vermiyorum. Birkaç tane yanlış örnekten hareketle, cemaatleri karalamak, Türkiye'de ikinci darbe olur" dedi.

 

DERGİMİZİ KAPATTILAR, MAHKEMELİK OLDUK

17-25 Aralık ve 15 Temmuz darbe girişiminden önce kendilerinin de FETÖ'nün baskılarına maruz kaldıklarını anlatan Şenocak, "Bizim bir dergimiz vardı. Adı İnkişaf. 4. sayısı diyalog ile alakalıydı. Sırf bu yazıdan dolayı dergimiz kapatıldı. Ayrıca internet sitesini de kapattılar. Yani FETÖ diğer cemaatları da mağdur etti" diye konuştu.

 

DIŞ GÜÇLER İSLAM’I KUŞATACAKLARDI

15 Temmuz sonrasında yaşanan gelişmelerin, bu yapının küresel güçlerle ne derece yakın bir ilişki içerisinde olduğunu ortaya koyduğunu vurgulayan Şenocak, "Bakın dünyanın her yerinde okulları var. Türkiye ise Afrika'da büyükelçilik açmakta zorlanıyor. Türkiye'ye büyükelçilik açtırmayanlar bu yapıya neden okul açtırmıştır, müsade etmiştir. Çünkü bunların üzerinden İslam'ı kuşatacaklardı. İçeride Müslüman kimliğiyle birşeyler yapacaklardı ama dışarda küresel güçler adına İslam'ın sömürülmesine maşa olacaklardı" dedi.

 

NUR TALEBELERİ TEDİRGİNLİK İÇİNDE

FETÖ yapılanmasından Nur talebelerini mutlaka ayırmak gerektiğinin altını çizen İhsan Şenocak, "Risale-i Nur okuyan talebelerimiz var. Bunlar bütün mevcudiyetleriyle İslam'a bağlı insanlarımız. Diğer cematler de aynı şekilde. Şu anda Risale-i Nur talebelerine öyle ifadeler söylüyorlar ki. Ama onlar kendi öğrencilerine bizi alsalar, hapse atsalar, medresimizi kapatsalar yine de Cumhurbaşkanının yanından ayrılmayın diye tembihte bulunuyorlar" diye konuştu.

 

MENZİL CEMAATİ: DEVLETİMİZİN YANINDAYIZ

Samsun'da etkin bir cemaat çevresine sahip olan gruplardan birisi de Menzil cemaati. Samsun Semerkand Vakfı Başkanı Zekai Murzioğlu, 15 Temmuz darbe girişimi karşısında, her zaman Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yanında olduklarını belirterek, "Cumhurbaşkanımızın söylediği üzere, milli irade nöbetlerimizde her birimimizle devletimizleyiz" dedi.

 

DOĞRU İLE YANLIŞI AYIRIN

15 Temmuz sonrasında cemaatlere yönelik bir tepki algısı yaratılmak istendiğini de dile getiren Murzioğlu, "15 Temmuz sonrasında bu şekilde hamle yapanlar oldu. Doğru ile yanlış ayrımı yapılmaksızın bize karşı suçlamalar oldu. Bazı basın organlarında da bu yönde yayınlar izlendi. Ancak biz bunlara hiç bakmıyoruz. Biz doğru bildiğimiz yolda, doğru adımlarla ilerliyoruz. Biz her zaman devletimizin yanında olduk. Bundan da hiçbir zaman taviz vermeyeceğiz" açıklamasını yaptı.

 

İNSANLARIN BAKIŞ AÇISI DEĞİŞTİ

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin, cemaatlere yönelik toplum üzerinde olumsuz bir etki yarattığını da dile getiren Zekai Murzioğlu, "Bunu özellikle sohbetlerimizde hissediyoruz. Yeni tanıştığımız insanların bizlere bakış açısı çok farklılaştı. Bizleri tanıyana kadar bir zorluk yaşıyoruz. FETÖ bu anlamda cemaatlere de büyük zarar verdi" diye konuştu.

 

BÜROKRATLARI İLE BASKI YAPTILAR

15 Temmuz öncesinde de bu yapının bazı baskılarına maruz kaldıklarını dile getiren Zekai Murzioğlu, "Kendilerinin bildikleri, tasavvuf ehli olan kardeşlerimize bazı sindirme politikaları oldu. FETÖ'nün bürakratları bazı kardeşlerimizin işlerine zorlaştırma yoluna gidiyorlardı" dedi.

 

Protestan Pastör de FETÖ mağduru

Samsun Protestan Kilisesi Pastörü Orhan Pıçaklar, iki yıl önce başına gelen ve adliyelik olduğu olayda FETÖ mensuplarının parmağının olduğunu söyledi

 

FETÖ'nün Samsun'daki azınlık bir nüfusa sahip farklı dine mensup kişilere de baskı ve iftiralar attığı ortaya çıktı. Samsun Protestan Kilisesi Pastörü Orhan Pıçaklar, 15 Temmuz darbe girişimini, Türkiye'ye karşı art niyetli insanların organize bir şekilde yaptıkları bir saldırı olarak gördüklerini söyledi.

 

İFADELERİMİ BASINA SIZDIRDILAR

Protestan Kilisesi olarak kendilerinin de 15 Temmuz öncesinde bu grubun bazı baskılarına maruz bırakıldıklarını dile getiren Pastör Pıçaklar, "Yaklaşık iki yıl önce meydana gelen bir olayda bu baskıyı hissetiğimizi söylemek isterim. Örneğin benim o olayla ilgili ifadelerim, Savcılığa çıkarılmadan ve serbest bırakılmadan basına servis edilmişti. Daha sonra bu kişilerin FETÖ örgütüne mensup olan kişiler olduğunu gördük. Bu konuyla ilgili somut bir delilim yok ama gözaltına alındığım süreçteki polislerin bazıları şu anda FETÖ'den ihraç edildiler" diye konuştu.

 


AMERİKA GÜLEN’İ İADE ETMELİ

Samsun Protestan Kilisesi olarak, yurt içinde ve yurt dışında 15 Temmuz'da Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı darbe girişiminin FETÖ terör örgütünün, Türkiye'yi ele geçirme çabası olduğunu her platformda dile getirdiklerini anlatan Pıçaklar, "Ayrıca Türkiye'nin bu örgütün elebaşı olan kişinin iade edilmesiyle ilgili talebinin de yerinde ve haklı bir talep olduğunu her fırsattı dile getiriyoruz. ABD'nin hukuku gerekçe göstererek, hikaye okumasına gerek yok. ABD bir teröristi istese, biz bir hafta içinde göndeririz. Bu kadar belge ve dosyayı sunmuşlarsa, bize bunu kimse anlatmasın. Darbeyi yapan kişiler zaten bu kişiyle bağlantılı olduklarını itiraf ediyor. Daha ABD'nin hukuku öne sürmesinin bir anlamı yok" dedi.

 

FETÖ'cüler Aleviliğin peşindeydiler
 

Pir Sultan Abdal Derneği Samsun Şube Başkanı Cem Sultan Ermiş, FETÖ’nün Alevilere karşı doğrudan bir tehdit olduğunu belirtti ve ekledi: “Amaçları FETÖ tipi bir Alevilik yaratmaktı.”

 

Pir Sultan Abdal Derneği Samsun Şube Başkanı Cem Sultan Ermiş, FETÖ’nün Alevilere karşı da doğrudan bir tehdit olduğunu ve bu doğrultuda çalıştığını söyledi. Ermiş, 1993 Sivas katliamından sonra yurdun birçok bölgesinde Aleviler olarak örgütlendiklerini belirterek, "Bundan rahatsız olanlar gerek FETÖ’yu kullanarak gerekse başka yapıları kullanarak arkalarında halk olmayan fakat tabela derneği olan dernekler kurdurdular. 23 Temmuz 2016 Resmi Gazetede yayınlanan KHK ile bu derneklerin bir kısmı ve bir federasyon kapatıldı. Ama hala bizim tespit ettiğimiz ve kapanmayan dernekler ve vakıflar var. Yine bu yapı birçok üniversitelerde kendi yetiştirme profesörler aracılığıyla kulüp gibi yapılar kurarak alevi hareketine sızmaya çalıştılar. Amaçları FETÖ tipi bir Alevilik yaratmaktı” diye konuştu.

 


BİZİ ASİMİLE EDECEKLERDİ

FETÖ'nün bu derneklerin yöneticiliğine getirdikleri kişilerin de, Anadolu Aleviliği ile ilgisi olmayan kişiler olduğunu söyleyen Ermiş, "Çoğu da Alevi kökenli değildi. Amaçları Alevi Bektaşi inancını asimile etmekti Tek amaçları tamamen bizi asimile etmekti. Kendisini mehdi sanan bu sapığın amacı bir gün Humeyni gibi yurda gelerek selefi anlayışlı bir şeriat devleti kurmaktı" dedi.

 


PARALEL ALEVİLİK UTANÇ VESİKASI

Bu çakma dernekler Anadolu Alevilerinin binlerce yıldır geleneğinden ve inançlarından uzak sadece tabelalarında Alevi ve Alevi ulularının yazılı olduğu derneklerdi. Alevi Bektaşiler’den sadece çok az bir zengin işadamları ve ikbal peşinde olan tiplerin itibar ettiği derneklerdi. Halkta bir karşılığı olan dernekler değildi. Ayrıca bu dernekler açılırken o ilin tüm mülkü erkânı Vali, Kaymakam, Belediye Başkanları, Milletvekilleri de hazır bulunuyordu. Kamuoyunda Cami Cemevi ve Aşevi Projesi olarak bilinen Ankara Mamak’ta 2013 te temeli atılan binanın yeri Mamak Belediyesi tarafından FETÖ Çetesi ve işbirlikçilerine tahsis edilmişti. Bu dernekler Alevi Bektaşiler için çok önemli olan Kerbela Şehitleri ve İmam Hüseyin için tutulan ‘Muharrem Orucu’nda beş yıldızlı otellerde inancımızda 1400 yıldır olmayan şatafatlı Muharrem İftarları düzenliyorlardı. Oysaki Muharrem ayında Alevi Bektaşiler kendi inançları gereği Muharrem ayında her türlü gösterişten uzak Kerbela acısını yüreğinde hissederek gösterişten uzak bir sofrayla orucunu açar ve bundan en yakın komşusunun bile haberi olmaz” dedi.

 


‘BİZİ YOK ETMEYE KALKTILAR!’

FETÖ’nün en büyük hedefinin Aleviler olduğunu sözlerine ekleyen Ermiş, “FETÖ gerek kamuda gerek yargıda gerek orduda birçok Alevi’yi fişleyerek onları orduda Balyoz, Ergenekon gibi davalara hiç suçları olmadığı halde ordudan uzaklaştırmalarını sağlamıştır. En önemli örneği Deniz Yarbay Ali Tatar’dır. Ali Tatar sırf Alevi olduğu için iftira attılar. Atılan iftirayı kendisine konduramayan Sevgili Ali Tatar’ın intihar ederek yaşamına son vermesine neden olmuşlardır. Bu sayıyı daha çoğaltabiliriz. Yargıda ‘yargıyı Alevi dedelerinden temizleyeceğiz’ diye Alevi bile olmayan ama kendi planları için engel gördükleri Atatürkçü yurdunu vatanın seven birçok vatanseveri her türlü entrikayla yargıdan uzaklaştırdılar, bu örnekler tüm kamu kurum ve kuruluşlarında yaşandı" görüşünü dile getirdi.

Kaynak: gazetegerçek

DİĞER HABERLER

Bafra Belediye Başkanı Zihni Şahin, evi yanan aileyi ziyaret etti

Bafra Belediye Başkanı Zihni Şahin, evi yanan aileyi ziyaret etti Samsun Bafra Belediye Başkanı Zihni Şahin, Boğazkaya Mahallesi Tepecik mevkisinde geçen günlerde evi yanan Bulat ailesini ziyaret etti. 

Samsun'da 4 ilçede elektrik kesintisi yapılacak

Samsun'da 4 ilçede elektrik kesintisi yapılacak Samsun'da 4 ilçede elektrik kesintisi yapılacak! Samsun'a bağlı Canik, Çarşamba, Atakum ve Havza,  ilçelerinde elektrik kesintisi yapılacak.

Samsun'da Şehit Ersan Gürpınar kütüphanenin açılışında göz yaşları sel oldu

Samsun'da Şehit Ersan Gürpınar kütüphanenin açılışında göz yaşları sel oldu Samsun'da Şehit Ersan Gürpınar kütüphanenin açılışında göz yaşları sel oldu! Samsun'un İlkadım ilçesinde Mareşal Fevzi Çakmak Anadolu Lisesinde Şehit Ersan Gürpınar'ın adının verildiği kütüphanenin açılış merasiminde göz yaşları sel oldu.

Çarşamba İlçe Kaymakamı Caner Yıldız, Muğla'ya atandı

Çarşamba İlçe Kaymakamı Caner Yıldız, Muğla'ya atandı Çarşamba İlçe Kaymakamı Caner Yıldız, Muğla'ya atandı! İçişleri Bakanlığı’nın son kararnamesi ile Muğla’nın Menteşe ilçesine atanan Çarşamba İlçe Kaymakamı Caner Yıldız, veda ziyaretlerinde bulundu. 

KÖŞE YAZARLARI

ANKET