• 3,602 TL

  • 3,784 TL

  • 143,58 TL

  • 88.531

ncekiler Sonrakiler

CHP SAMSUN İL BAŞKANI AKCAGÖZ’DEN FLAŞ OHAL AÇIKLAMASI!

CHP Samsun İl Başkanı Tufan Akcagöz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Bakanlar Kurulu toplantısının ardından OHAL’i ilan etmesi ile ilgili flaş açıklamalarda bulundu.

21 Temmuz 2016 Perşembe 16:37
CHP Samsun İl Başkanı Akcagöz’den flaş OHAL açıklaması!

Ülkemiz, 15 Temmuz darbe girişimini yine milletimizin engin feraset ve sağduyusuyla atlatmasını bilmiştir. Bu darbe girişimi, millet iradesine yönelik bir kalkışma girişimidir. Demokrasi, bizi birbirimize bağlayan bir yapı taşıdır. Ne askeri darbe, Ne siyasal darbe. Çözüm, güçlü bir parlamenter sistem ve özgürlükçü demokrasidedir. Önümüzdeki süreçte hedef, darbecilerin hesap vermesi, toplumsal normalleşmenin sağlanması ve demokrasinin güçlendirilmesi olmalıdır. Darbeciler, tüm işbirlikçileri ile birlikte hukuk düzeni içinde yargı önünde hesap vermelidir. Hukuk sınırları içinde hesap sormak, bundan sonraki normalleşme ve demokratikleşme sürecinin selameti açısından büyük önem taşımaktadır. Soruşturmalar, intikam ve tasfiye fırsatı gibi görülmemeli, devlet bir an için bile adalet çizgisinden ayrılmamalıdır.

 

“Çeteleşmiş örgüt Cumhuriyet’imizi ve demokrasimizi kemiriyor”

Cumhuriyet Halk Partisi, darbe girişiminin başlangıcından itibaren dik duruşunu göstermiş ve millet iradesine yönelik bu darbe girişimini ivedilikle tel’in etmiştir. Devlet içine çöreklenmiş ve çeteleşmiş bir gizli örgütün, Cumhuriyet’in ve demokrasimizi nasıl kemirdiğini biz bugün söylüyor değiliz. Fethullah Gülen cemaati, yıllarca her alanda örgütlenirken, eğitim sistemine sızmaya çalışırken, yargı sistemini ele geçirmeye çalışırken, mülkiyede, adliyede, tıbbiyede kirli hesaplar peşinde koşarken sessiz kalanlar da yaşanılan bu süreçten az çok sorumludur. Fethullah Gülen yapılanması, üç beş yılın işi değildir. Çok uzun yıllardır, bu cemaate at oynatma fırsatı veren siyaset odaklarının, ülkemizin bugün bu hale gelmesinde mutlaka sorumluluk payları vardır.

 

Türkiye darbeler ülkesi değil!

Türkiye, darbeler ülkesi olmadığını ve milletin isterse her türlü darbenin üstesinden gelebileceğini,15 temmuz gecesi ispatlamıştır. Ancak bir önemli noktaya özellikle dikkat çekmek isteriz. Türk Silahlı Kuvvetleri içersinde bir grubun bu hareketin gerçekleştirdiğini görmeli, tüm Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bu durumu teşmil edecek hal, tutum ve davranışlar içerisinde olmaktan özenle kaçınmalıyız.

 

 

Halkımızı sağduyuya davet ediyoruz

Halkımızı sağduyuya davet ederken, bir kez daha bir şerden bir hayır çıksın isterken, bu kirli darbe girişiminin akabinde demokrasimizin gelişmesi yönünde tedbirler alınmasını beklerken, Bakanlar Kurulu tarafından Olağanüstü hal kararı alınmasını, bu süreçte sağlıklı bulmadığımızı kaydetmek isteriz. Demokratik güçleriyle, halkıyla, siyasetiyle, medyasıyla darbe girişimini bastırmış bir Türkiye, darbecilerin inşa ettiği bir olağanüstü hal rejimini hak etmemektedir. Meydanlarda toplanan halk kitleleri arasında, her siyasal tabandan insanımız varken ve bu durum, uzun yıllar özlemi içinde olduğumuz birlik ve bütünlüğümüz sağlamak adına bir fotoğraf ortaya koyuyorken, alınan bu karar, hem bu birlik bütünlük tablosunu zarar vermiş, hem de daha çok işler kılınması gereken parlamentonun etkisizleştirilmesine kapı aralamıştır. Ortaya çıkan darbe karşıtı birlik, maalesef alınan bu karar sonucunda sekteye uğramıştır.

 

Olağanüstü hal rejimi, temel haklar konusunda önemli kısıtlamalar getirmektedir. Yasama organını önemli ölçüde devreden çıkaran, kararname düzeninden haber alma hakkına, ifade ve yerleşme özgürlüğünden kamu çalışanlarını çalıştırma rejimine kadar köklü değişiklikler öngören ve demokratik hakları askıya alan Olağanüstü hal rejiminin, uygulamalı büyük sıkıntılar oluşmasını sebebiyet vereceğini görüyoruz ve bunu bugünden söylüyoruz.

 

 

Olağanüstü hal’in süresi altı ayı geçmeyecek!

Anayasamızın 120. maddesi, “Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Milli Güvenlik Kurulu’nun da görüşünü aldıktan sonra yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir.” Demektedir. TSK’nın yüksek komuta kademesinin katılmadığı, halkın, Cumhurbaşkanı ve iktidarın yanı sıra muhalefetin ve medyanın da direndiği bu kanlı cunta girişiminin, süratle bastırıldığı, silahlı kuvvetlerde binlerce askeri personel ile çok sayıda emniyet mensubunun gözaltına alındığı ve 17 Temmuz itibarıyla ülkenin bütününde tam ve mutlak kontrol sağlandığı gerçeği karşısında, bu karar ciddi anlamda tartışmaya açık bir karar olarak karşımızda durmaktadır. Bu nedenle, hem kontrolün sağlanması, hem de anayasanın kendisinin olağanüstü hal uygulamasını “hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine” bağlamış olması dikkate alındığında olağanüstü hal ilanının temel/demokratik hakları askıya alarak Türkiye’yi geriye götürmek dışında bir işleri olmayacağını söylemek mümkündür.

 

Ciddi kısıtlamalar getirilecek!

Demokratik hakların askıya alınması sonucunun doğuracak bir olağanüstü hal uygulaması, darbe girişimini, sokaklara dökülerek engellemeye çalışan binlerce insanın bu tavrına karşı doğru bir yaklaşım olmamıştır. Devlete, sokağa çıkma kısıtlamalarından haberleşmeye el koyma imkanlarına uzanan bir dizi antidemokratik uygulama yasal zemin sağlayan olağanüstü hal uygulaması, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümetin halka direnme çağrısı yaptığı medyadan ve darbeye direnen ve meydanlara uzanan çok geniş bir alanda ciddi kısıtlamalar getirecektir.

     

Bu vesileyle, bir defa daha, demokrasimize yönelmiş olan darbe girişimini tel’in ediyor, Bakanlar Kurulu tarafından alınan olağanüstü hal kararının da yaşanılan süreçle örtüşmediğini ifade etmek istiyoruz. Türk milletine, demokrasiyi armağan eden bir siyasal örgüt olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin İl ve İlçe örgütleri olarak, her zaman demokrasi ile idare edilen, laik, sosyal, hukuk devletinin tarafında olduğumuzu, her türlü antidemokratik tavır ve gelişmenin karşısında herkesten önce bizim olacağımızı, Samsun ve Türkiye kamuoyuna saygıyla duyururuz.

 

Haber: Furkan AYTAŞ - Kübra KARTAL

Kaynak: Samsun Kent Haber

DİĞER HABERLER

AK Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş, Ayvacıklı vatandaşları mitinge davet etti

AK Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş, Ayvacıklı vatandaşları mitinge davet etti AK Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş, Ayvacıklı vatandaşları mitinge davet etti. AK Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş, 28 Mart Salı günü Saat 15:00'te Samsun Cumhuriyet Meydanı'na gelecek olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Evet Mitingi'ne Ayvacıklıları davet etti. 

Hasan Togar: Türkiye artık hak ettiği yerlere ulaşıyor

Hasan Togar: Türkiye artık hak ettiği yerlere ulaşıyor Hasan Togar: Türkiye artık hak ettiği yerlere ulaşıyor. "Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistem ile birlikte Türkiye’nin önündeki tüm engellerin kalkacağını ve ekonomik kalkınmanın kat kat artacağını söyleyen Tekkeköy Belediye Başkanı Hasan Togar, ‘‘Güçlü Türkiye’nin önündeki engellerin kalmasına ve halkımızın sandıkla buluşarak ‘EVET’ demesine sayılı günler kaldı. Artık Ülkemiz üzerindeki kara bulutlar dağılacak’’ dedi.

MHP Atakum İlçe Olağan kongresi yapıldı

MHP Atakum İlçe Olağan kongresi yapıldı MHP Atakum İlçe Olağan kongresi yapıldı. MHP Atakum İlçe Olağan kongresi MHP Osmaniye Milletvekili Ruhi Ersoy'un katılımı ile gerçekleşti. 

Çiğdem Karaaslan, Çarşamba'da gençlerle buluştu

Çiğdem Karaaslan, Çarşamba'da gençlerle buluştu Çiğdem Karaaslan, Çarşamba'da gençlerle buluştu. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, ''18 madde içinde toplumun hedef alınan bir tek kesimi var o da gençler'' dedi.

KÖŞE YAZARLARI

ANKET