• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

KONT DRAKULA, KARADENİZ'DE ESİR TUTULDU

Kont Drakula, Karadeniz'de esir tutuldu! "Kont Drakula" karakterinin esin kaynağı Eflak Voyvodası 3. Vlad'ın, Tokat Kalesi'nde yerine altında bulunan zindanlarda esir tutulduğu tahmin ediliyor.

17 Haziran 2016 Cuma 13:01

Tokat Valiliği ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından Tokat Kalesi'nin turizme kazandırılması amacıyla 2009 yılında restore çalışmaları başlatıldı. 2010 yılında sona eren çalışmaların ikinci bölümü 2014 yılında başlatıldı. Çalışmalar kapsamında, Selçuklu ve Osmanlı döneminde savunma amaçlı kullanılan kalenin burçları sağlamlaştırılarak, kale çevresinde kazı çalışmaları yapıldı.


3 arkeolog denetiminde yapılan çalışmalarda erzak küpleri, askeri barınak, kent merkezindeki Pervane Hamamına inen gizli geçit ve 2 zindan bulundu. Zindanlardan birinde, 1431-76 yılları arasında yaşayan Eflak Beyliği prensi lII. Vlad'ın (Kont Dracula) esir tutulduğu tahmin ediliyor.

 


"GİZLİ GEÇİTLERLE KUŞATILMIŞ KALE"

Tokat Belediyesi'nde görevli arkeolog İbrahim Çetin, kazı çalışmaları ardından bazı yapıların ortaya çıktığını ifade ederek, şöyle dedi:

 

"Çıkardığımız yapı katmanları ile tarihe ışık tutmaya çalışıyoruz. 2010 yılındaki çalışmalarımızda çok güzel bir tabak elde ettik. Bu yılki çalışmalarda erzak küpleri ele geçirdik. Yeni yapılar ortaya çıkarıldı. Zeminde 1 metrelik kazı yaptık. Bu yapılar tamamen ortaya çıktı.

 


İleri tarafta teras tarzında kullanıma açık alan çıktı. Zemine inildikçe bunlar daha da ortaya çıkacak. Yapıların üzeri açıldığı için ne amaçlı kullanıldıklarıda ortaya çıkarıldı. Bunlar tamamen asker barınağı ve zindan, hapishane tarzında kullanılmış. Yani yerleşim alanı olarak kullanılmamış. Ayrıca gizli geçit var, Pervane Hamamı'na yani şehir merkezine inen gizli bir geçit. Bir baskın anında şehirden yemek ve su ihtiyacını karşılamak amaçlı yapılmış gizli geçitler var. Tamemen gizli geçitlerle kuşatılmış bir kale. Yani çok gizemli, tarihe ışık tutacak bir kale."

 

 

DRACULA BURADA KALDI"

Kazı çalışmaları kapsamında zindan şeklinde 2 ayrı yapı bulduklarını ve bunlardan birinde, 1476 yılında Osmanlı ordusu ile giriştiği savaşta esir alınan Eflak Beyliği prensi Kont Dracula'nın tutulduğunu belirten Çetin, şöyle konuştu:

"Burada bulunan iki yapının zindan olarak kullanıldığını düşünüyoruz. Çıkarılan yapılar bunu gösteriyor. Dracula'nın da oda olarak nerede kaldığını tahmin etmek zor ama buralarda bir yerde kaldığı tahmin ediliyor. Bu alana giriş tamamen sağdan sağlanıyor ve sol tarafları barınak olarak inşa edildiği için zindan olduğunu tahmin ediyoruz."

 

Bu alandaki çalışmaların bir süre daha devam edeceği belirtildi. 

 

TARİHİN EN VAHŞİ HÜKÜMDARI lll. VLAD (KONT DRAKULA/ KAZIKLI VOYVODA) KİMDİR?
Osmanlılar tarafından Kazıklı Voyvoda, kendi milleti Ulahlar tarafından Tepeş (cellat), Macalarlar tarafından ise Drakul (şeytan) olarak adlandırılan III.Vlad, kardeşi Radul ile birlikte 1442 yılında Eflak tarafından Osmanlılar'a rehin verilmişti. Osmanlılar'a rehin verildiğinde on iki yaşında olan Vlad, Edirne sarayında tutuluyordu. Burada Şehzade Mehmed (II.Mehmed) ile birlikte Molla Gürani'nin derslerine katıldı.

 

Fatih Sultan Mehmed, kendisi ile iyi ilişkiler içerisindeki Vlad'ı 1456'da Eflak prensliğine atadı. Zeki ve cesur bir yapısı olan Vlad, Osmanlılar'dan öğrendiği komuta ve idare yetenekleriyle kendisini kabul ettirdi. Boğdanlıları ve Macarları birkaç defa bozguna uğratmıştı.

 

Osmanlı Devleti’ne sadık görünüyor, her yıl haracını bizzat padişaha getiriyordu. Padişah da kendisine hil’atler giydirip ihsanlarda bulunuyordu.

 

.Ancak Fatih, Mora ve Karadeniz sahilleri ile uğraşırken Vlad eski bağlılığını göstermemeye başladı. Artık vergilerini bizzat getirmek bir yana, hiç göndermiyordu. Kendi hükmü altındaki insanlar dahil olmak üzere çevre ülkelerin de mensuplarına zulüm etmeye başladı. Batılı kaynaklar onun işkencelerinden uzun uzun söz etmekte ve vahşi bir canavara dönüştüğünü anlatmaktadır. 

 

 

İŞTE III. VLAD'A DRACULA LAKABI TAKILMASININ NEDENİ
III.Vlad, kazığa geçirdiği insanların oluşturduğu bir dairenin ortasında saray halkı ile beraber yemek yemekten büyük zevk alırdı. Özellikle de Türkleri bu işkenceyle öldürmek onun için bir tutku haline gelmişti.

 

Bunların hepsini kendince bir şenlik havasında yaptı.

 

Tüm bunlardan haberdar olan Fatih, kendisini kolay yoldan cezalandırmak istiyordu. Bunun için Silistre Beyi Kâtip Yunus Bey’i Vlad’a yollayarak vergisini bizzat İstanbul’a getirmesini istedi. Vlad ise İstanbul’a geldiğinde Eflak’ın korunması için Fatih’ten asker istediğini bildirdi.

 

Fatih, Niğbolu sancakbeyi Hamza Bey’i bu istek üzerine Eflak’a gönderirken Vlad’ın mutlaka getirilmesini de emretti. Hamza Bey ve askerleri Tuna önüne geldiğinde nehrin donmuş olduğunu görüp beklemeye başladı. Vlad ise Fatih’in tasavvurundan haberdar mı olmuştu yoksa bir planla mı asker istemişti bilinmez, donmuş olan Tuna’yı geçerek, herhangi bir saldırı beklemeyen Hamza Bey kuvvetlerine baskın verdi.

 

Bu baskında Kâtip Yunus Bey şehid olurken Hamza Bey de esir düştü. Bütün esirler kol ve bacakları kırıldıktan sonra kazığa oturtuldu. Hamza Bey’in kellesini Macar Kralı’na yollayarak kendisinden yardım istemişti.Kazıklı Voyvoda bundan sonra Niğbolu, Vidin ve bütün nehir boyu şehirlerini yağmalayıp katliam yaptı ve yirmi beş bin esirle Eflak’a döndü. Bu feci durumu haber alan Fatih hiddetlenerek derhal sefer hazırlıklarını başlattı.

 

Bizzat kendisi ordusuyla Vlad’ın peşine düştü. Osmanlı öncü birlikleri, Vlad’ın ordusunu bozguna uğrattı. Ancak Voyvoda’yı ne kadar arasalar da bulamadılar. Kazıklı Voyvoda, Macaristan’a sığınmıştı. 

 

Osmanlılar ile yeni barış yapmış olan Macaristan Kralı, başına yeni bir bela açmak istmiyordu. Zulümlerinden Macarların da pay aldığı Vlad’ı gelir gelmez hapsetti.Fatih, Kazıklı Voyvoda’nın yerine küçük kardeşi Radul’u yıllık on iki bin duka vergiye bağlayarak Eflak beyliğine getirdi.

 

Radul Osmanlılara sadakatini bozmadı.Macaristan'da hapis kalan Vlad, 1476’da Eflak ülkesinde yeniden göründü. Boğdan ve Erdel birliklerinin desteğiyle tahtını yeniden ele geçirdi. Ancak teyakkuz halindeki Mihaloğlu akıncıları Aralık 1476’da Vlad’ı Bükreş yakınlarındaki Balteni’de iken ansızın bastırarak boğazladılar. Kesilen başını padişaha gönderdiler.

 

Hüküm süresi boyunca bir çok vahşete imza atmış olan Vlad Drakul, kan dökücülüğü sebebiyle vampir olarak efsaneleşmiş ve filmlere konu olmuştur.

Kaynak:Son Devir

 

 

"ÇALIŞMALAR MADEN OCAĞI MANTIĞI İLE YÜRÜTÜLÜYOR"

İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdurrahman Akyüz, sarp kaya zemin üzerine yapılmış olan kalenin Timur tarafından dahi fethedilememiş dünyadaki önemli kalelerinden birisi olduğunu söyledi. Tokat’a hakim konumda bulunan kalede bakanlık ve özel idarenin destekleri ile çalışmaların yürütüldüğünü ifade eden Akyüz, “Ceylan yolu olarak tabir edilen su yolunu açmaya çalışıyoruz. 45 derecelik bir açı ile yer altına inen geçitte maden ocağı mantığı ile raylı sistem kurularak çalışmalar yürütülüyor. Bizi heyecanlandıran merkeze yakın olan kale ile bir yol bağlantısının çıkmasını ümit ediyoruz. Çıkmasa da bir su kenarına inildiğinde insanların merakla bu geçitte inip çıkabilecekleri ve Tokat’ın tarihi değerlerini yansıtabileceğimiz bir yol olarak tanzim etmeyi düşünüyoruz. Çalışmalarımız Aralık ayına kadar devam edecek" dedi.

 

 

Yerin altına doğru inildikçe çalışma şartlarının zorlaştığını ve zaman almaya başladığını ifade eden Akyüz, “İlk zamanlarda mesafe kısa iken 3-5 dakika da bir vagon moloz çıkartılıyordu fakat saate iki vagon ancak inip çıkabiliyor. Şu anda 250-300 basamakla inilebiliyor. Güvenlik açısından hızlı hareket ettiremediğimiz için çalışmalar zaman alıyor” diye konuştu.

 

 

Kazı çalışmalarında sırasında tünel şeklinde yerin altına doğru uzanan geçitte galerilerin ortaya çıkmaya başladığını ifade eden Akyüz, açıklamalarına şöyle devam etti: “Bir takım jeolojik veya insan faktörü ile olan bir takım yıkıntılarda olabilir. Belki sağa, sola değişik tünellerin gidebileceği yerler çıkabilir. Bu da içerideki taş toprak çıkarıldığında daha net ortaya çıkacak.”

 

 

Öte yandan geçen yıl yapılan restorasyon çalışmalarında 1431-76 yılları arasında yaşayan Eflak Beyliği Prensi Kont Dracula’nın esir tutulduğu tahmin edilen zindanlar gün ışığına çıkarılmıştı.

 

Kaynak:İHA

Kaynak: Samsun Kent Haber

DİĞER HABERLER

Samsun’da Şeyh Sadi Tekkesi Kuva-i Milliye Ruhu Külliyesinin açılışı yapıldı

Samsun’da Şeyh Sadi Tekkesi Kuva-i Milliye Ruhu Külliyesinin açılışı yapıldı Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen Şeyh Sadi Tekkesi Kuva-i Milliye Ruhu Külliyesi ile Şehit ve Gazi Anı Evi’nin açılışı yapıldı.

İnşaat kazısında tarihi hamam bulundu

İnşaat kazısında tarihi hamam bulundu Bursa'nın İznik ilçesinde inşaat sondajı yapıldığı sırada Roma Dönemi'ne ait bir evin hamam kalıntıları ortaya çıktı.

Kut-ül Amare Kuşatması nedir? Kut-ül Amare zaferinin yıl dönümü

Kut-ül Amare Kuşatması nedir? Kut-ül Amare zaferinin yıl dönümü Kut-ül Amare Kuşatması nedir? Kut-ül Amare zaferinin yıl dönümü. Kut Bayramı olarak kutlanan Kut-ül Amare Muharebesinde neler oldu. Kut'ül Ammare Muharebesinin bilinmeyenleri..

İşte Atatürk'ü 19 Mayıs 1919'da Samsun'a getiren Bandırma Vapuru'nun kaptanı

İşte Atatürk'ü 19 Mayıs 1919'da Samsun'a getiren Bandırma Vapuru'nun kaptanı İşte Atatürk'ü 19 Mayıs 1919'da Samsun'a getiren Bandırma Vapuru'nun kaptanı. Atatürk'ü Samsun'a getiren Bandırma Vapuru'nun kaptanı İsmail Hakkı Durusu kimdir.

KÖŞE YAZARLARI

ANKET