• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

CİDDE’NİN DÜNYA KÜLTÜRÜNDEKİ TARİHİ YERİ

22 Temmuz 2014 Salı 22:01

MUHAMMED ATTAR

21 Haziran 2014 tarihinde Cidde Bölgesi Dünya Kültürü kapsamındaki yerini aldı.Cidde şehri , Dünyanın önemli şehirleri listesine girdi, şehir dünyaca  tanındı.


Tarihçilere ( bazı kaynaklara ) göre Cidde şehrinin tarihi, İslam öncesi asırlara kadar gider.

Cidde Şehrinin  tarih deki dönüm noktası Raşit halifelerden Osman Bin Affan R. A. ‘ın  647 yılında Cidde’yi Mekke’nin limanı yapmasıyla başlar. Şuan itibariyle Cidde’nin tarihine bir çok sembolik ,  kültürel  ve sanatsal yapılar eklenmiştir; Cidde surları ve küçük tarihi mahalleler. Bunlar , Mazlum , Şam , Yemen  ve Deniz Mahallesidir. Bu mahallelerde çok miktarda tarihi eser ve aynı zamanda ; birçok tarihi camii bulunmaktadır.

Bunların en şöhretlisi ; Şam Mahallesinde  bulunan ; Osman Bin Affan Camii , Şafi Camii, Paşa Camii’dir. Paşa Camii 1735 yılında Cidde ‘de valilik yapan Bekir Paşa tarafından inşa edilmiştir. Bu Camii’nin bir minaresi bulunmaktadır  ve  mimari ve tarihi özelliğinden ötürü şehrin sembolü olmuştur. 1978 yılına kadar Camii bu haliyle kalmıştır. Sonra Camii yıkılıp yerine yeni bir cami inşa edilmiştir. Ve ayrıca Şehirde var olan tarihi yerler; Akkaş Camii, Muammar Camii, Hanefi Camii ve buna ek olarak tarihi çarşıdır.

Cidde surları Hüseyin Paşa tarafından Kızıl Deniz’i Portekizlerin saldırılarından korumak için inşa edilmiştir. Hüseyin Paşa Cidde halkını korumak için Şehri yıkmaya gelen düşman  harp gemilerini püskürtmek amaçlı burçlar, kaleler,  yaptırmış, toplar koydurmuş , hendekler kazdırmıştır. Surlarda iki kapı bulunmaktadır. Bu kapıların biri Cidde, diğeri Mekke tarafındadır. Surların 6 tane burcu kapsadığı ifade edilmektedir. Her burç 16 zira genişliğindedir. Burçlara 6 tane kapı açılmaktadır; Mekke, Medine ve Şerif kapısı, Yeni kapı, Bınt ve Batı kapısıdır.Bu asrın başında yeni bir kapı daha eklenmiştir. Oda dökme kapıdır , 1947 yılında Umran bölgesinden surlara giriş için yapılmıştır.

Cidde halkı, evlerini, Kırklar gölünden çıkarılan filtre edilmiş taşlardan inşa etmişlerdir. Çıkarılan taşlar el aletleriyle şekillendiriliyor ve Fatıma vadisi gibi komşu bölgelerden getirilen veyahut deniz yoluyla Hindistan’dan ithal edilen ağaçların yanında kullanılmak için, hacmine uygun yerlere yerleştiriliyordu. Bina yapımında taşları sıkıştırmak için çamur kullanılıyorlardı ki, bu çamuru, denizden çıkarıyorlardı. Çamuru, delikleri kapatmak, sağlamlığı artırmak, taşları sıkıştırmak için bina yapımında aralarına ahşap perde koyarak Ahşabı, duvar ağırlığını dağıtmak için adeta bir taç olarak kullanıyorlardı. Eski binanın her metresi azami ölçüde modern horasan binalarına benziyordu. Ahşap yaklaşık olarak dış cephede horasan yapımı olarak canlanıyor ve sadece duvarlardaki yükü azaltmak amaçlı kullanılıyordu. 

Şuana kadar var olan binaların en eskisi ve şöhretlisi, Nasıf’ın ailesi ve Camcum’un ailesinin Yemen mahallesindeki evidir. Ayrıca Mazlum Mahallesindeki Ba’şen ailesinin, Şeyh ailesinin evi ve Kabil’in evi Şafii Camii. Ve yine Şam mahallesinde bulanan Banaca ailesinin evi, Zahit ailesinin evi, Deniz Mahallesindeki Nemir Ailesinin evidir.

Bu binalar çok sağlam binalar olup, boyları 30 metreden daha yüksektir. Sağlamlığı hala devam etmekte olan bu binalar, yapımından bu yana onlarca sene geçmiş olmasına rağmen, yapım tekniğinden ötürü, son derece iyi durumdadırlar. Bu evlerin en mümeyyiz vasfı; tüm ev odalarında süslemelerin olması ve  evde büyük çapta çatı pencerelerin kullanılmış olmasıdır. Özellikle evin duvarlarında süslemeli ahşap kullanılmıştır. Ahşabın kullanılmasının diğer bir sebebi ise evin havasının temizlenmesine ve havanın evin her köşesine ulaşması içindir. Ahşap evin duvarlarında gölgelik meydana getirmek sıcağı yumuşatmak ve azaltmak için kullanılmıştır. 


TERCÜME EDEN 
Av. Zekai Gül




جدة التاريخية في مواقع التراث العالمي

محاسنعطار

أدرجتمنطقة جدة التاريخية ضمن مواقع التراث العالمي في 21 يونيو 2014 م ، وتعرف باسمجدة البلد، وتقع في وسط مدينة جدة، ويذكرالمؤرخون أن تاريخها يعود - حسب بعض المصادر- إلى عصور ماقبل الإسلام ،وأن نقطة التحول في تاريخها كانت في عهد الخليفة الراشد عثمان بن عفان ر ضي الله عنه عندما اتخذ ها ميناءً لمكة المكرمة في عام 26 هجري/ 647 م.

وتضمجدة التاريخية حاليا عدداً من المعالم والمباني الأثرية والتراثية، مثل آثار سورجدة وحاراتها التاريخية ومنها (حارة المظلوم، وحارة الشام، وحارة اليمن، وحارةالبحر)، كما توجد بها عدد من المساجد التاريخية أبرزها: (مسجد عثمان بن عفان،ومسجد الشافعي، ومسجد الباشا ،ويقع في حارة الشام، وقدبناه بكر باشا الذي ولي جدة عام 1735م، وكان لهذا المسجد مئذنة أعطت المدينة معلماً أثرياً معمارياً، وقدبقيت على حالها حتى 1978م عندما هدم المسجد وأقيم مكانه مسجد جديد ، ومسجدعكاش، ومسجد المعمار، وجامع الحنفي، إضافة إلى الأسواق التاريخية.

وقامببناء سور جدة حسين الكردي أحد أمراء المماليك في حملته عندمااتجه ليحصن البحر الأحمر من هجمات البرتغاليين فشرع بتحصينهوتزويده بالقلاع والأبراج والمدافع لصد السفن الحربية التيتغير على المدينة وقد شرع حسين كردي في بناء السور وإحاطته من الخارج بخندق زيادةفي تحصين المدينة من هجمات الأعداء وبمساعدة أهالي جدة تم بناء السور وكان له بابان واحد منجهة مكة المكرمة والآخر من جهةالبحر ويذكر أن السور كان يشتمل على ستة أبراج كل برج منها محيطة 16 ذراعاً ثمفتحت له ستة أبواب هي: باب بمكة، وباب المدينة، وباب شريف وباب جديد وباب البنط وباب المغاربة أضيف إليها في بدايةالقرن الحالي باب جديد وهو باب الصبة ، وقد تمت  إزالة السور لدخوله في منطقة العمران عام 1947 م.

وبنىأهالي جدة بيوتهم من الحجر المنقى والذي كانوا يستخرجونه من بحيرة الأربعين ثميعدلونه بالآلات اليدوية ليوضع فـي مواضع تناسب حجمه إلى جانب الأخشاب التي كانتترد إليهم من المناطق المجاورة كوادي فاطمة أو ما كانوا يستوردونه من الخارج عنطريق الميناء (خاصة من الهند). كما استخدموا الطين الذي كانوا يجلبونه من بحرالطين يستعملونه في تثبيت المنقبة ووضعها بعضها إلى بعض وتتلخص طريقة البناء فـيرص الأحجار فـي مداميك يفصل بينها قواطع من الخشب "تكاليل" لتوزيعالأحمال على الحوائط كل متر تقريباً يشبه المبنى القديم إلى حد كبير المبنىالخرساني الحديث والأخشاب تمثل تقريباً الحوائط الخارجية للمنشأ الخرساني وذلكلتخفيف الأوزان باستعمال الخشب. ومن أشهر وأقدم المباني الموجودة حتى الآن دار آلنصيف ودار آل جمجوم فـي حارة اليمن ودار آل باعشن وآل شيخ وآلقابل والمسجد الشافعي فـي حارة المظلوم ودار آل باناجة وآل الزاهد فـي حارة الشامو دار آل النمر في حارة البحر وبلغ ارتفاع بعض هذه المباني إلى أكثر من 30 متراً،كما ظلت بعضها لمتانتها وطريقة بنائها باقية بحالة جيدة بعد مرور عشرات السنين.وتميزت هذه الدور بوجود ملاقف على كافة الغرف فـي البيت وأيضاً استخدمت الرواشينبأحجام كبيرة واستخدمت الأخشاب المزخرفة فـي الحوائط بمسطحات كبيرة ساعدت علىتحريك الهواء وانتشاره فـي أرجاء الدار وإلقاء الظلال على جدران البيت لتلطيفالحرارة كما كانت الدور تقام بجوار بعضها البعض وتكون واجهاتها متكسرة لإلقاءالظلال على بعضها.

 












YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET