• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

KABE-İ ŞERİF'İN ANAHTARI

25 Mayıs 2014 Pazar 20:21

Terim olarak , (sedane) kabenin bekçiliği , bütün Müslümanların bildiği, örtü anlamına  gelen, ancak İslami istilahta ise, özel bir topluluğa, Özel bir şey için verilen koruma anlamına gelir. 

Korumadan maksat, kabeyi giydirmek, kabenin günlük işlerine bakmak, kapısını açmak  ve kapatmak gibi Kabe-i Şerife hizmet etmek anlamını taşımaktadır.  

Bu işler  şer’i hukuk açısından  Kureyş’den  Beni  Abduddar  bin  Kusa  ve onun soyundan gelen insanlara aitti. Bu Kureyşin işlerinden ve eserlernden bir eserdi ki, İslam bu işi Kureyş  de bıraktı. Öyleki, su dağıtım işi Haşim oğullarından Abbas bin Abdulmuttalibe aitti. Ondan sonrada çocuklarına ve torunlarına ait oldu.   
  
Beni Şeybe Bin Osman Avs Bin Ebi Talha Kabenin anahtarına sahip bir şahıstı. Bu aileden insanlar,  günümüze dek bu hizmeti vermeyi miras edinmiş insanlar olmuşlardır. Kabenin bekçisi ve Kabe-i Şerife hizmet eden insanları, bu makalemle kısaca özetlemiş oldum.

Şu an itibari ile, kabe -i şerife hizmeti elinde tutan şahıs, Şeyh Abdulkadir Şeybi’dir. O, bu ailenin yaşça en büyük oğlu olup, hicri 1431 miladi 2010 tarihinde  Kabe-i Şerifin koruma ve bakım hizmetini (sedanetini ) eline almıştır.

Öyleki, bu şahıs kabenin ve makamı İbrahimin anahtarını elinde bulundurmaktadır.  Sedane (kabe koruması ) Kabe-i Şerifle ilgili her şeyle ilgilenmek anlamına gelmektedir. Bu Abdulkadir ve çocuklarına ait bir iştir. Onlardan Osman Bin Talha Bin Ebi Talha ve amcasının oğlu Şeybe Bin Osman Bin Ebi Talha en doğru rivayete göre, Mekkenin Fethinde  Müslüman olmuş ve peygamberimizin arkadaşlarından olma şerefine erişmiş ve sohbetinde bulunmuştur.

Peygamber efendimizin asrında saygıya layık olmuşlardır. Taki, Kral Abdul Aziz iktidara geldikten sonrada, ailenin elindeki bu değerli iş onlardan alınmamış ve ailenin bu önemli işteki yeri koruması sağlanmış, kabenin anahtarlarını taşıma  işini peygamberimizden bu yana, bu aile yapmıştır.  

Şöyleki, kabenin anahtarlarını Peygamberimiz ailenin, büyüklerine  verirken 'Ya beni Talha bu anahtarları al. Ebediyete kadar sizde kalsın. Sizden bu anahtarları alacak olanlar, ancak zalimlerdir' demiştir.

Muhaddisler, Peygamberimizin, Mekke’yi feth ettiği yıl Benişeybe’den  sedanet görevini (Kabe hizmetlerini) aldığını, ancak bunun üzerine Kur’anın şu ayeti-kerimesinin nazil olduğunu rivayet ederler. (Muhakkak ki Allah emanetleri ehline   vermenizi emreder. İnsanlar arasında hükmederseniz adalet ile hükmedin, Allah nimetleri verendir. Duyan ve görendir.) 

Kabe’yi Şerifin kapısı doğu tarafta bulunmaktadır ve şuan yerden 222 santimetre yüksekliktedir. Kapının uzunluğu 318 santimetre, genişliği 171 santimetre, yarım metreye yaklaşık derinliği bulunmaktadır. Kabe’nin tek girişi bulunup, tek kapılıdır ve kapının tarihi çok uzundur. 

Bu kapının tarihi, Kabe’nin tarihi kadar eskidir. Kapının kimin tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Bu konuda söylenmiş çeşitli sözler vardır. En bilineni uzun zaman önce Peygamberimizin bi’setinden önce ( Peygamberliğin geldiği yıllardan önce ) Kabe’nin ilk kapısını açık şekilde yapan Yemenli bir hükümdar 3.Tubba'dır. Allah bilir. Hicri takvim göre 1045 yıllarında kapı, Sultan 4.Murat zamanında 1000 dinar civarında altınla kaplanmıştır.

Kabe’nin kapısı Hicri Takvime göre Sultan Ahmet tarafından 1119 yıllarında çizikleri altınla yenilendi. Tamir edildi. Bu şekilde tarihi tarz meydana getirmeyi amaçlamışdır. Bu yenileme  (tamirat ), tarihe geçti.  İkinci kapı, hala mevcut olan kapıdır. Kral Halid Bin Abdulaziz’den Allah razı olsun ki bu kapının yapımını emretmiştir. Allah rahmet eylesin .
 
Hicri takvime göre  1397 yılında Kral Halit Kabe’nin içinde namaz kılarken haşerelerin kapıya zarar verdiğini gördüğünde Kabe’ye yeni bir kapı yapılması fikri aklına gelmiştir.Tövbe kapısı saf altındandı.Barış kapısı Kabe’nin tavanına çıkılan kapıdır. Bu şekilde iki kapı yaptırmıştır maliyeti 13.420 .000 riyal harcanmıştır. Suudi Arabistan para kurumunun temin ettiği altınların dışında yüzde 99,9 ayar 280 kilo altından yapılmıştır.

Bu işin yapımı Hicri takvime  göre 1398 yılında zilhiçce ayında başlamış ve 12 ay sürmüştür. Bu kapının yapımı için özel bir atölye kurulmuştur.

Kabe’yi Şerifin kapısının vasfı ikinci kapı olmasıdır. Kral  Halit tarafından en son teknoloji kullanılarak yapılmıştır.

Hiç bir korumaya ihtiyaç duyulmadan ayakta durabilecek bir kapıdır. İskeletinin yapımı detaylı bir şekilde işlemelere sahip sanatsal bir düşüncenin ışığı altında ve sanat uzmanlarının donatımıyla, iklim şartlarına yani şiddetli sıcak ve yağmura dayanacak  ve en modern sanatsal ihtiyacı karşılayacak şekilde hazırlandı. Kapının sonuna, altından yağmurun Kabe’nin içine girişini engelleyecek bir kısım ilave edildi. Kapının kapanmasında özel raylı bir kilit kullanılmıştır.

Süslemeye ve kapının üzerindeki yazıya gelince, süslemeleri birbiriyle uyumlu ve  kilide kadar belirgin şekilde olan işlenmiş süslemelerdir.  

Kabe’yi Şerifin  kilidi kendine has meziyetleri, kültürel şekli ve vazifesi olan özel bir kilittir.

Tercüme Eden: Av. Zekai Gül




YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET