• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

TERÖR VE ANALAR

27 Ağustos 2012 Pazartesi 17:53

 
İnsan yaşamanın en büyük korkusudur. Büyüklerin küçükleri yuttuğu, daha dünyanın kurulmasıyla birlikte başlamış.
 
Terör, canlı yaşamının her evresinde vardır. Doğadaki yaşamda da vardır, onlarda insanlardan farlı olansa, bilinçaltı gerçekleşmesidir.
 
Oysa insanlar bilinçli olarak terör uyguluyor. Terör sadece topla tüfekle olmuyor, bir çocuğun diğer çocuklar tarafından dövülmesi, bir kadının eşinden şiddet görmesini de terörden ayıramayız ki.
 
Benim anlatmak istediğim ülkemizdeki terör.
 
Bu ülkede yıllardır terörle iç içe yaşıyor. Alınan önlemlerin yetersizliğinden söz edip, kolaycılığa kaçabiliriz ama bir de, terörü kimin ne için ateşlendirdiğine bakmak lazım.
 
Çevremizdeki ülkelerle biraz geriye dönüp baktığımızda sıfır kavgacıyken şu anda hepsi ile ne yazık ki, karşı karşıyayız.
 
Burada, mevcut iktidarın beceriksizliği mi dersiniz, yoksa oynanan bir oyunun parçası mıyız ? İşte onu kişiler kendi yöneldikleri fikirlere göre ayırırılar. Bugünkü hükümetten yanlısı düşünenler, Türkiye’deki terör olayların dış güçler tarafından tırmandırıldığını savunurlar.
 
Haklıdırlar da.
 
Ama hükümet olmak bu tür konuları iyi okumaktan, tedbiri ona göre almaktan geçmez mi?
 
Hükümetlerin asıl görevleri, ülkesini yaşanır bir halde ayakta tutmak ve halkının adaletli, refah ve huzur içerisinde yaşamasını sağlamak değil midir?
 
İşte burada yollarımız ayrılmaya başlıyor. Bugün ülkemizde bir Kürt/ Türk savaşı yoktur. Çekişmesi de yoktur. Bugün ülkemizdeki savaş, terörün önünün alınamamasındaki hükümetlerin beceriksizliği vardır.
 
Çocukluk yıllarından bu yana terör ile yaşamaya alıştırılanlardanım. Bizim kuşak ülkede hiç huzur ve refah içerisinde yaşayamadı, yaşatmadılar.
 
Peki bunda benim suçum ne?
 
İsteyerek gelmediğim bu dünyada istemeyerek yaşamıyor muyum bunları.
 
O halde bende bir yerde yanlışlık yapmışım. Oturup bunları düşünmem gerekiyor. Oysa ben ülkeyi yönetsin diye birilerine oy veriyor, huzur ve güvenimi sağlasın ekonomik sorunlarımı çözsün diye vekil tayin ediyorum.
 
Asilin hiçe sayıldığı, sözde demokrasilerde de bu vekiller, kişisel gelecek ve çıkarları için oy aldığı halkı unutunca da işte böyle olaylar gelip yine vatandaşı yani bizleri buluyor.
 
Hayatım boyunca hiçbir Kürt vatandaşımız ile kavgam olmadı. Tartışmam da. Hele hele hiç dövüşmedim.
 
Peki, hangi Kürt kökenli vatandaşın benimle sorunu var?
 
Sanmam.
 
O halde ülkede Kürt sorunu var demenin de bir anlamı yok.
 
Yönetim zafiyeti var desek daha doğru olmaz mı?
 
Bugün ülkede terör estiren silahlı güçlere bakın, içlerinde kaç tanesi Kürt, kaçı yabancı uyruklu komşularımızın vatandaşları.
 
Buna en güzel örneği, Uludere’den verebiliriz.
 
Bayram’da meydana gelen kazada askerlerin, yani Mehmet’lerin yardımına ilk koşan analar o köydendi.
 
O analar, ‘’Türk askerinin aracı devrildi bize ne’’ demediler. Koştular, gittiler ve elerinden gelen yardımı askerlerimizden esirgemediler.
 
Çünkü onlarda ana, onlar da evlat sahibiydi.
 
O halde çözüm çok kolay. İşe analardan başlamak lazım. Onların şevkatini sevgisini hissetmek, onlara sevgi ve şefkati göstermek lazım.
 
Bunu yaptığımız an, bazı sorunları aşmış olacağız…
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET