• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

SAMSUN SEÇİM TARİHİ: İSMET İNÖNÜ SAMSUN MİTİNGİ

21 Ekim 2015 Çarşamba 15:07

Cumhuriyet Halk Partisi eski Genel Başkanı milli şef İsmet İnönü'nün Samsun Cumhuriyet Maydanında seçim mitingi yaptığını biliyor muydunuz. İsmet İnönü 15 Ekim 1957 Samsun mitinginde neler konuştu.


 

İsmet inönün Samsun Cumhuriyet Mitingi konuşması

C.H.P Genel Başkanı İsmet İnönü Samsun Miting Meydanına Giderken

                

Cumhuriyet Gazetesi Muhabiri Feyyaz Tokar İsmet İnönü’nün Samsun Mitingiyle ilgile gazeteye bildirdiği haber:
                

“ Bu sabah saat 9’da kalkan İnönü hafif bir kahvaltıyı müteakip saat 11’de başlayan Halk Partisi Mitingine iştirak ederek siyasi konuşmalarından dördüncüsünü yaptı ve Adnan Menderes’in dün Trabzon’da verdiği nutku cevaplandırdı. 
               

Halk Partisi Mitingi saat 11’de başlamıştı. İlk konuşmayı Halk Partisi’nin Samsun adaylarından Şahap Balcıoğlu yaptı ve Demokrat Parti iktidarının dini politikaya alet ettiğine dair çeşitli misaller verip mahalli dertlere temas eden heyecanlı bir hitabede bulundu. Bu sırada miting meydanı dolmuş bulunuyordu. İnönü’nün meydana gelişi büyük bir tezahürata yol açtı ve alkışlar arasında kürsüye çıkan Halk Partisi Genel başkanı: Aziz ve Sevgili hemşerilerim. Sizi ve sevgi ve saygı ile selamlarım. Dedikten sonra şöyle devam etti: Bu seçimle tek dereceli seçimlerin dördüncüsünü yapacağız. Bu seçimde seçmen vatandaş mesuliyetini tartacak bir olgunluğa gelmiştir. Artık anlaşılmıştır ki, seçimle iktidarı kaybetmiş bir partinin işbaşında kalmasına imkân yoktur.
               
Memleket sıkıntıya girerken selamet tedbirleri alınmazsa bundan C.H.P’li, C.M.P’li, Hürriyet Partili, D.P’li ve aprtisiz vatandaşlar aynı derecede zarar görecektir. Bugün ciddi olarak bir iktisadi buhran vardır. Buna geçim derdi veya hayat pahalılığı denilebilir. Bu sıkıntılardan bir deniz fırtınasından, sel felaketinden gelmemiştir. Yanlış tedbirlerden doğmuştur. Son bir iki senenim gayrı müsait havaları hariç bu yedi sene zarfında tam bir bolluk devresi yaşadık. 
               

C.H.P Genel Başkanı İsmet İnönü Samsun Miting Meydanına Giderken


Biz konuşurken rakam vermediğimizden, rakamdan çekindiğimizden bahsederler. Son bir sene devamınca Türkiye’de 800 milyon dolara yakın para girmiştir. Bu kadar para giren memlekette bolluk olması lazımdır. Vaziyet aksidir. Dışardan elde edilen imkânlar bir heyetin, bir şahsın malîkesi değildir. Bunda bütün vatandaşların hissesi vardır. Onun için her vatandaşın hesap sormak hakkıdır. Bu iktisadi buhran adım adım geldi. Evvela iktisadi buhrandan bahsetmek sert mukabele gördü ve nihayet kanuni tedbirlere bağlandı. 

 

Demokratçılar: Para İle Değil Sırayla. Haydi, Bakalım Birazda Biz Bilelim. Halkçılar: Biz Bineli Yirmi Sene Olduğu Halde Bir Türlü Doyamadık. İnsan Bir Kere Tadını Tattı mı Kıyamete Kadar İnmek İstemiyor Mübarekten 

                

Şimdi iktisadi kalkınmanın geçici sıkıntıları içindeyiz denilmektedir. Bu da evvelkiler gibi bir cevap değildir. 
                 

Hesaplı bir iktisadi yola girmek lazımdır. İktidara gelirsek ilk yapacağımız şey iktisaden memleketin vaziyetini bir hesaba bağlamak, bunun hesabını memlekete, millete ilan etmektir ve başlanılan işleri bitirmektir. Hiçbir akıllı idare başlanılan işi yarım bırakmaz.
                  


Cemiyetimizdeki orta halli aileler gitgide sönmektedir. Kısa bir müddet sonra çok zengin olmak üzere iki zümre teşekkül edecektir. 
                  


Hayat pahalılığı Milli Koruma ile, narh koymakla halledilemez. İki üç gün içinde hallolduğu zannedilir. Bizim iktidarın iktisadi politikasının gayesi köylüyü kalkındırmak değildir. Köylü sefalete doğru gitmektedir. 

“Bundan sonra seçimlerin neden öne alındığını evvelki evvel ki nutuklarında olduğu gibi izah eden Halk Partisi Genel Başkanı şöyle devam etti:
                  


“ Demokrat Parti idarecileri bu iş için uzun boylu münakaşa etmişler ve bu seneyi daha hayırlı bulmuşlardır. Zira gelecek senenin şartlarının daha ağır olacağını kabul etmişlerdir. “
                  

İnönü daha sonra imar hareketlerine temasla dedi ki: “ İmar iyidir, iktidarların vazifesidir ve zevklidir. Fakat imkân ister, para ister. Bu yol 60 santim eksik olmalıdır diye bu gece rüyada görün ve ertesi gün tatbik edin! Bu böyle olunca Samsun’da ki işçi kuru fasulyeyi 5 liraya yer. İktisadi sıkıntıları vatandaşa açıkça söylemek lazımdır. Hoşa gider, gitmez. “ 
         

İsmet İnönü Samsun Cumhuriyet Meydanı’nda Halka Hitap Ediyor

      

Bilâhare İnönü mevzuu ilaç sıkıntısına intikal ettirdi ve dedi ki: 
                 


“ İlaca 950’dekinden daha fazla döviz verildiğini söylüyorlar ve sıhhate verilen ehemmiyetin derecesini göstermek istiyorlar. Tıp her gün ilerlemekte, yeni ilaçlar, yeni sıhhi tedbirler ortaya çıkmaktadır. Bunların masraflarını pek tabiî karşılamak mecburiyetindeyiz. Esas mesele şimdi bir doktor, bir hastaya ilaç yazınca bu ilaç bulunuyor mu? Hastalık akıl istemez.. İlaç ister “ 
                 

İsmet İnönü müteakiben rejim meselelerini geçti ve Başvekilin Trabzon’da dün şahsını hedef tutan nutkuna cevap vererek şöyle devam etti:
                 


“ Rejim davası sırası ile;
                       


1. İşbaşına gelmiş iktidarın murakabesi meselesidir. Büyük Millet Meclisi’nden vatandaşa kadar bu murakabeye herkes hak sahibi olmalıdır. 
                       


2. Rejim meselesi müstakil idare meselesidir. 
                 

Devletin en büyük adamının vatandaşla birlikte hâkim karşısına geçip kanuna riayet ve itaat etmesidir. Rejimin esas unsurları bunlardır. Serbest seçim, basında, Mecliste murakabe, müstakil hâkim. Bu olmazsa, bu eksikliği hayatımızın her köşesinde hissederiz. 
                 

Serbest seçim son kanunlarla kuşa dönmüştür. Türlü kanunlar murakabeyi imkânsız hale, vatandaşı eşitsiz duruma getirmiştir. “
                

Bu mevzuda misal vereceğini söyleyen İnönü devamla dedi ki: 
                
“ Seçim kanununa göre partiler siyasi mitinglerini kur’a ile tespit edilen zamanlarda yaparlar. Nitekim dün Trabzon’da da kur’a çekilip partilerin saatleri tespit edilmiştir. Bu arada Başvekil Hürriyet Partisi’nin saatini istemiş ve kendisine yarım saatlik bir mühlet verilmiştir. Yarım saatin hitamında Hürriyet Partisinin hatipleri konuşmalarına başlamışlar, Başvekilde meydanı bırakarak ayrılmıştır. Buraya kadar olan kısmı güzel. Fakat sonra belediyeye gidip seçim nutku söylüyor. Hani seçim Kanunu’na göre kur’a çekilecek ve çıkan zamanda konuşulacaktı?
                

Başbakan Trabzon’da Seçim Kanunu’na aykırı konuşuyor. Bunu gazete yazamıyor. İşte rejim davası buradadır. Aynı konuşması gece radyoda yayınlanıyor. Hâlbuki Seçim Kanununa göre siyasi partilerin radyoda konuşması kaldırılmıştı. 
                 


Başbakan tarafından bu kanunların açıktan dışına çıkabilmesi bir hukuk devleti meselesi, bir rejim davasıdır. Hür basın bununla meşgul olabilmelidir. 

                  

Bize (daül iktidar) isnadına radyoda cevap verebilmeliyiz. Cevabı men edilen isnadlar ancak söyleneni mahcup eder. Bununla adam kazanamaz. Adam bununla aşınır.” 
                  


İnönü bundan sonra “ İktidara gelirsek ilk işimiz siyasi mahkûmları tahliye etmek olacaktır. “ dedi ve adli teminat meselesine işaret ederek şöyle devam etti:
                  

“ Keskin ağır ceza mahkemesi bir karara verdi ve lağvedildi. Bir mahkeme verdiği karar için böyle bir muameleye tabi tutulmamalıdır. Biraz evvelde işaret ettiğim gibi biz seçimi kazanırsak ilk yapacağımız iş siyasi mahkûmları, Cumhuriyetçi Millet Partisi başkanını tahliye olacaktır. Hükümet Kırşehir meselesi gibi Bölükbaşı meselesini de halledememiştir. Vatandaşların birbirinden farklı şeyler söylemeleri fitne değildir. “
                 

Adnan Menderes’in dünkü demecine bu şekilde cevaplar veren İnönü bundan sonra Seçim Kanunu ile ilgili hususlara geçti. Seçim Kanunu’nun adamakıllı daraltılması dolayısıyla partiler arasındaki işbirliğinin fiili safhaya dökülemediğine işaret etti ve vatandaşların seçimden evvelki son üç gün zarfında bilhassa dikkatli olmalarına temasla şöyle dedi:

 

İsmet İnönü Samsun Cumhuriyet Meydanı’nda Halka Hitap Ediyor

                   

“ Seçim Kanunu’nun son üç günlük propaganda yasağı, fırsat bulan partizanların para dağıtmalarına yol açmaktadır. Partilerin seçimlerde sarf edecekleri paranın kontrol altına alınması lazımdır. 
                   

Tekrar ediyorum, basın ve siyasi suçlular tasfiye edilecektir. Basın hürriyeti ciddi olarak konulacaktır. Kapalı basın açılınca biriktirdiklerini söyler. O devri geçirmek için kendine güvenen insan lazımdır. İktidarı alırsak 6–7 ay zarfında yeni basın kanunu, müstakil mahkemeye ve çiftçi borçları halledilecektir. “
                    

Halk Partisi Genel Başkanı, sendikaların kapatılmaları hadiseleri de temas ederek, “İşçilerden sakınmamak lazımdır. Bunlar medeni teşekküllerdir. “ dedi ve dinin politikaya alet edilmesi mevzuuna da girerek şöyle devam etti: “ Başvekil ve Dâhiliye Vekili ile yaptığım bir konuşma sırasında dinin siyasete alet edilmeyeceğini söylemişlerdi. Sizde dini hissiyatın siyasete alet edilmesine müsaade etmeyin. 
                   

Türkler kendi iç meselelerini kendi tedbirleri ile halletmeye alışıktırlar. Bunu reyleri ile bir daha göstereceklerdir. 
                  

Sağ olun, var olun aziz Samsunlular. Allahaısmarladık. Allah hepinizi muvaffak etsin.” 

                    
D.P’nin dini politikanın tam içine soktuğuna dair Samsun’da Paşa’ya çeşitli hadiseler anlatıldı ve C.H.P’nin dinsizler partisi olduğuna dair çıkarılan çeşitli rivayetler intikal ettirildi. Anlaşılan İnönü partisinin dinsiz olmadığını çok sıkı tuttuğu prensibine rağmen “ Allah muvaffık etsin “ cümlesi ile izah lüzumunu hissetti. 
                   

Konuşmasını müteakip İnönü meydan mitingine geldiği açık jiple halkın tezahüratı arasında misafir bulunduğu eve döndü ve yemeğe müteakip partililerin arzusu üzerine hüviyet varakalarını imzalayan İnönü kısa bir istirahata müteakip Samsun’dan uçakla Ankara’ya döndü.     

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET