• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

EVE LAZIM OLAN CAMİYE HARAMDIR

17 Şubat 2014 Pazartesi 12:28

Atakum da Anadolu Tarım Meslek Lisesi'ni yıkıp, yerine protokol camisi yapma kararı alan, Büyükşehir Belediyesinin okulu yıkmak için çalışmalara başlatmış olduğunu öğrendim.

Adı Protokol camisi olarak anılan caminin yapılması ile ilgili kararın bir fizibilite çalışmasından çok, padişahın ya da iktidar sahibinin gönlünün isteğinin yerine getirilmesi gibi bir bir durum olduğunu, aşağıda açıkladığım nedenlerce, gördüm.

Büyük Cami örneğinde olduğu gibi, bu caminin de sahilde olması, kent trafiği açısından olumsuz bir etkisi olacaktır. Maalesef müslümanlığın en güzel ritüeli olan namaz ve onun ifa edildiği, ibadet eden insanların hiçbir ayrıma tabi tutulmadan yan yana saf tuttuğu, bu ibadethanenin adının Protokol olarak anılması da, ayrımcılığı desteklediği için hoş ve şık olmamıştır.

Kıt kaynakları olan, yoksulluk ve işsizlik sorunlarını çözmemiş ülkemizde, ömrü daha bitmemiş bir binanın yıkılarak, yerine cami yapmak ısraftır dolaysıyla günahtır.

Sadece bayramlar da ve şehit cenazelerinde dolabilecek bu çaptaki bir caminin yapılması ne derece doğrudur.

Gerçekten ihtiyaç varsa, Samsun'un tepelerinde bir yere, Çamlıca da olduğu gibi, her yerden görünecek, bir cami yapmak, belki de bu camiyi sadece ihtiyaç değil de, Samsun'un bir islam kenti görüntüsü vermesini de sağlamak ise amaç, bu yüksek yerde yapılacak cami daha uygun olacaktır.

Eskiden ulaşım sorun olduğu için, camilerin, yerleşim yerlerinin ortasına yapmak uygundu. Şimdiler de herkesin aracı olduğu gibi, minibüslerle de insanların camiye ulaşımı sağlanabilir.

İslamın ilk yılların da, şimdiki gibi görkemli camiler yokmuş. 'Avrupada ki   kilise ve katedrallerdeki büyüklük ve görkem, acaba islama da mı yansıdı?' diye sormadan edemiyor insan.  

Bu konu uzmanlarınca tartışılacak ayrı bir konudur. Geçmişte ki bir hatıramı, bu işler de plansızlığın olduğunun belgesi olarak, paylaşmayı uygun gördüm.

Nüfusuna kayıtlı olduğum, merkez Yukarı Aksu köyünden, Aşağı Aksu tarafından, şehre dönerken, Kayadibi mahallesinde karşılaştığımız, temiz yüzlü bir gençten bir nedenle yardımını istedik. O da yardımcı oldu. Tam giderken, temiz giyimli temiz yüzlü bu genci, köyden birine benzetemediğimden, kimlerden olduğunu sordum. Köyün imamı imiş.

Bunun üzerine gelip geçerken aklıma gelen soruyu sordum. Çok az hane olan bu mahalle de mevcut koca caminin cemaatinin kaç kişi olduğunu sordum. Caminin en az 250 kişilik olduğunu, bayramlarda cemaatin arttığını ama hiçbir zaman dolmadığını, diğer zamanlar da 3-5 kişi ile namaz kıldıklarını söyledi.

Kendisinin de diyanetin maaşlı elamanı olduğunu belirtti. Bu durum için, 'İsraf değil mi, günah olmuyor mu hocam?' dediğimde, cami olduğu için, imam olması gerektiğini ifade etti.

Kendisine teşekkür ettik ve oradan ayrıldık. Bu olay beni çocukluğuma döndürdü. Eskiden bir tek Yukarı Aksu köyünde tahta eski bir cami vardı. Aşağı Aksu ve Karagöl mahallerin de yaşayanlar, sadece cuma günleri, temiz elbiseleri ile camiye gelir, her mahalleden dostlar, birbiri ile görüşür, hal hatır sorarlardı. Karagöl mahallesine de kocaman bir cami yapıldığını biliyordum.

Caminin böyle bir sosyal görevi de üstlenmiş olduğunu şimdi daha iyi anlıyordum. Tarımda makinalaşma bu kadar olmadığından, o yıllar da, insanlar tarlada çalışır camiye gidecek vakit bulamaz, tarla da namaz kılarlardı. Abdest alan büyüklerime desti ile su döktüğümü hatırlıyorum. Bu satırların yazarı, kendi köyünde ki caminin yenilenmesine de katkı da bulunmuş biridir. Bunu şunun için söylüyorum. Cami yoksa ve bir ihtiyaç ise yapılmasından yanayım. (Aleviler için cem evi) Dün gibi hatırlıyorum, bizim köyün camisi yapıldıktan sonra, köyümüze, yürüme mesafesi 10 dakika olan, hane sayısı oldukça az olan Karagöl mahallesine de 250 kişilik cami yaptıracaklarını, bunun yapımı için de yardım istediklerin de, yukarı da açıkladığım  nedenlerle, Karagöl'ün camiye ihtiyacı olmadığını, mahalleler arasında ki ilişkilerin daha da kopacağını söylemiştim.

Söz konusu yeri, Karayolları Tesisleri Kampı ve Veteriner Araştırma arazisi ile bir bütün olarak değerlendirmek, projelendirmek, en uygun bir çözüm olur. Bu bölge ile ilgili projemi önceki yazımda açıklamıştım. İlave olarak belki Atakum'a ismini veren Atamızın da muhteşem bir heykeli burada yapılarak, Atakum ilçemizde, Atasının heykeline kavuşmuş olur. Bu yöre ile ilgili çok daha faklı projeler geliştirilebilir. Yoksa, yöre de tek yeşil alan olarak kalan bu bölge parça parça yok edilecek, Samsun ve Atakum a yazık edilecektir.

Seçimlerin yapılacağı, belki de yönetimlerin değişeceği Samsunumuz da, tartışmalı olan bu alana alelacele cami inşaatını başlatmak, bu kente ihanet en azından karşı çıkan duyarlı ve bilinçli halkına karşı da saygısızlık olacaktır.

Geçmiş te deneyimlerinden ders alan atalarımız: 'EVE LAZIM OLAN CAMİYE HARAMDIR' demişler.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET