• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

İNTERNET YASAĞI

03 Mart 2014 Pazartesi 01:43

İnternet yasakları ile ailelerimizin, resmi denetimli okulların, eğitimi ve geleneksel ahlakımızın, yeterli olmadığı düşünülerek, internet kullanan her yaştan insanların, ailelerimizin, 'ahlaka uymayan, devlet güvenliğini tehlikeye düşürecek, paylaşımlardan korunacağı amaçlanmıştır' denilmiştir.

Facebook'ta açılan 4000'e yakın üyesi olan 'SAMSUN PLATFORMU'nda paylaştığım düşüncelerime, yasakların yürürlüğe girmediği dönemlerde, olumlu ya da olumsuz bir tepki  verilmediğini gördükçe, köyün delisi olmaktan başka bir anlamımız olmadığını düşünmeye başladım.

Platform da yorum yapan, düşüncelerini paylaşan 4 ya da 5 kişi..

Yani 1000'de 1'e tekabül ediyor. Platformun siyasi bir kimliği olmadığını da hesap edersek bu oranın daha da az olduğunu düşünebiliriz. Yasaklardan sonra, belki de herkese açık alanlarda, toplumun büyük bir çoğunluğu, fikirlerini hiç paylaşmayacaklardır.

Toplumu sessizliğe mecbur etmenin sonuçları ileri de çok daha vahim olabilir.

Son olarak kentsel dönüşüm ile ilgili düşüncelerimi paylaştığım da platformda ki izlenmelere baktığım da, geçmiş anılar ile ilgili konular da insanların daha çok ilgili olduğunu kendi gelecekleri ile ilgilenmediklerini tespit ettim.

Halbuki geçmiş, geçmişte kalmıştır. Anıları tazelemek, belki eskiden yaşanmış mutlu anıları hatırlamak için güzel bir durum olabilir. Ama geçmişi değiştirmek mümkün değildir. Geçmişten ancak ders alınabilir.

Gelecek ise; hem kendimizin, hem de çocuklarımızın, torunlarımızın, genel de ise tüm halkımızın mutluluğu için, bugünden planlanması gerekli bir düş dünyamızdır. Geleceğimiz ile alınacak kararlar da söz sahibi olmamız ya da sözümüzün olması gerektiğinde yapılacak yanlışlar da, şahıs olarak, sivil insiyatif olarak tepki vermemiz, adımıza iş yapanları, denetlemek mümkün olacağı gibi toplum zararına iş yapmalarına, yaptırmalarına mani olacaktır.

Bu davranış  bir demokrasi kuralıdır. Demokrasiye işlerlik kazandırmak, geliştirmek, birey ve toplum özgürlüğünü ve haklarını korumak için, toplumun tüm kesimlerinin, yönetenlere karşı gösteri ve protesto hakkı ile söz ve düşünce hürriyeti, anayasal güvence ile teminat altına alınmıştır.


Madde 34. - Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına  sahiptir.
                         
Aynı şekil de,  düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti de yine Anayasanın 26. maddesi ile güvenceye alınmıştır.

Madde 26:  
VIII. Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti

Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.

DÜŞLERİMİZ HER  ZAMAN GÜZELLİĞE, İYİLİĞE VE MUTLU OLMAYA YÖNELİKTİR. DÜŞLERİMİZİ KARABASANA  DÖNÜŞTÜRECEK OLANLARA SÖZÜMÜZÜ ESİRGEMEZ İSEK, ONLAR ARAMIZDAN YOK OLUP GİDECEKLERDİR.
 
HAKLARINA SAHİP ÇIKMAYANLAR, KAYBETTİKLERİNDE ŞİKAYET ETME HAKLARI DAHİ OLMAYACAKTIR.


YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET