• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

MARKA ŞEHİR OLABİLMEK!

28 Ocak 2014 Salı 16:43

Bir yerel gazetemiz de kentlerin markalaşması konusunda,  düzenlen panele çok az kimsenin katıldığından bahisle,kentte  söz sahibi olan insanlarının ilgi göstermediğinden şikayet ediliyordu.

Şikayet edenlerin genel tavrı, konun sahibi bu konuda iş yapacak insanlar biziz, sizin de katılarak katkı koymanızı istedik, görevimizi yaptık, katılmadığınız için sonradan konu hakkında konuşma hakkınız kalmamıştır” sözleri çerçevesindedir(ben öyle algıladım).

Kimse konusunda uzman olan ve davet edilen bu insanların bu toplantıya niçin gelmemişlerdir? (bazıları,” toplantı günü Pazar olduğu için Pazar pidesini, toplantıya tercih etmişlerdir” diye fikir beyan etmiştir…)  Bu toplantıya katılımlarını sağlamak için ne yapmalıyız?  Konu , geniş bir toplantıda değerlendirilecek kadar önemlidir diye, cümleler kurmamıştır.


Neden,  bu toplantıya davet edilen, yetkili ve de etkili bu insanlar, gelmemişlerdir? Günün pazar olması bence neden değildir. En temel neden demokratik ve katılımcı bir yönetim anlayışımızın olmamasıdır. Aslın da bizler, Türkiye de demokrasicilik ve katılımcılık oyunu oynuyoruz sadece.

Bu ülkenin meclisinde görevli bir milletvekili Tülay Bakır “Yasalar da 'sadece elimi kaldırıp indiriyorum' diyerek,  bir  gerçeği göz önüne seriyordu. Yine gazetelere yansıyan bir haber de, hakim ve savcıların paylaşım sitesi, adalet org. da yapılan yeni anayasa konulu ankette 215 hakim, savcı 'büyüklerimiz bilir, biz ne bilelim' demişlerdir. Bu sözler sisteme bir eleştiri ise,  burada anlattıklarımı doğruluyor. Eğer  sözlerinde samimi  iseler, çok daha vahim bir durum var demektir.

Kentimiz de, son yıllardaki hızlı imarlaşma oluşurken, yetkililer marka şehir olmak adına ne yaptılar. Aslında adını “marka şehir” olarak adlandırdığımız kent, yaşanabilir, her  türlü sosyal, kültürel ve spor aktivitelerinin isteyince yapılabildiği, doğayla barışık, tarihsel ve kültürel değerlerinin ortaya çıkarılıp müzelerinde sergilendiği, yerdir. 

Bugüne kadar yapılanlara bir göz atmak lazım… Samsun da kişi başı yeşil alan miktarı ne kadardır? Gençlerin ve halk sağlığı için orta yaşlıların, spor alanları ne kadardır? Tiyatro koltuk sayısı ne kadardır ve tiyatrolara destek var mıdır? Trafik standartları nasıldır? Sağlık hizmetleri nasıldır? Eğitim standartları yeterlimidir? Toplumun örgütlülüğü nasıldır? Örgütler üzerinden yönetenleri denetlemek mümkün müdür?

SEÇİMLERİN YAKIN ZAMAN DA YAPILACAĞINI DÜŞÜNÜRSEK,”MARKA ŞEHİR YARATMAK” HEDEFİNİN KULAĞA ÇOK HOŞ GELDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM. ONUN İÇİN BELEDİYELERE ADAY OLACAK KİŞİLERİN BU MİNVAL ÜZERİNDEN, PROJE ÜRETMELERİNİN, PROJELERİNDE MARKA OLABİLMENİN İÇİNİ DOLDURMALARININ GEREKLİ OLDUĞU AŞİKARDIR. YOKSA İLKADIM YA DA ATAKUM'A TEPEDEN BAKTIĞIMIZ DA, ALLAHIN VERDİĞİ DOĞAL GÜZELLİK DIŞINDA, BETON YIĞINLARINI GÖRMEYE DEVAM EDERİZ… MARKALAŞMA SADECE İMAR DEĞİLDİR. KENT'E KİMLİĞİNİ OLUŞTURACAK RUHTA VERİLMELİDİR.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET