• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

SAHİLLERİMİZDE Kİ SİYASİ RANT

26 Temmuz 2014 Cumartesi 01:14

Hiçbir emek sarf etmeden, genellikle toplumun aleyhine, bir kişi ya da zümrenin, siyasi yolla, bazen kanunları da hiçe sayarak, bazen de kanunları, yapılan işe uydurarak, kazanç sağlamasını: siyasi rant olarak  tanımlayabiliriz. 

Siyasi olarak rant elde edebilmek için de, karar organlarını siyasi olarak ele geçirmeniz yani iktidar olmanız gerekir. 

İktidar olabilmeniz için de, seçimler de  o yöre de yaşayan vatandaşlardan, en yüksek oyu almanız gerekmektedir.

Halk genellikle yarınlarını düşünmez. Onlar, gündelik yaşamına yönelik yapılan yatırımlardan, iler ki zamanlar da yöresi için zararlı, çevreyi bozucu etkileri de olsa, mutlu olur ve  projeyi yapanları taktir ederler. Populizm, Türkçe de tam karşılığını bulamadım ama, halkın bu gündelik taleplerini, geleceği yok etmek pahasına, siyasi rant sağlamak isteyenlerce, kullanılan en önemli araçtır.

İncesu dan, Kuş Cennetine kadar sahilde yapılan yol aydınların, çevrecilerin karşı çıkmalarına karşılık, en çok kimlerin beğenisini ve taktirini kazanacaktır?

-Sahilin tam kıyısında evi olanlar. (evleri değerleneceği için)
             
-Sahillere yakın oturup ama yazlıkçılar nedeni ile sahile inemeyen köylüler.( artık rahatça  sahilerde ki yollarda dolaşabilecekler. Şimdiden belediye, halkı otobüsler ile bu ham olarak açılmış yolda gezdirmektedir.)
             
- İnançları gereği denize girmek istemeyenler.
             
- Parası olan müteahit  ya da ranttan beslenenler. Faizcilik haram deyip bu alanlar da oluşacak ranttan yararlanmak isteyenler. Arsa  spekalatörleri.( bu bölge yazlık olmaktan çıktıktan sonra bir kısım yazlıkçılar evlerini ve  arsalarını elden çıkaracaklardır. İktidarı ele geçirecek siyasilerin yapacağı bir imar değişikliği ile, yeni sahiplerine büyük kazançlar sağlanabilir.)
              
Sonuçta, oy uğruna kıyı kenar çizgilerinin ihlal edilmesine göz  yumarak, sahillerin işgaline sebep olan zihniyetler, sahil kenarında ki evleri yıkamadıklarından, gelecekte turizm için altın değerinde ki kumsallarımızı doldurarak, yol yapmaya başlamışlardır. Bu yol, kenti, sahil boyunca Bafra'ya doğru büyütecek, Engiz Ovası'da yerleşim yeri olarak tarihe karışacaktır. Söz konusu sahil ve onun hinterlandında geleceğin planı yapılmadan, sadece yol açmak rantçılara kapıyı aralamak olmuştur.
            
Gelecekte, sahil yolu projesini beğenelerin ve taktir edenlerin çocukları, geçmişte kalacak geniş kumsallı sahillerin fotoğraflarını gördükçe üzülecekler ve sahili yok edenleri lanetle anacaklardır.
 
Oy için Samsun büyükşehir sınırlarında bunlar olurken, genellikle CHP'li belediyelerin yönettiği Ege sahillerinde ise, Sözcü Gazetesi yazarı Rahmi Turan'ın  9 Temmuz 2014 tarihinde yazdığı makalede, gözde turizm merkezi Bodrumda kumsalların şezlonglarla işgal edildiğini, belediyenin  bunlara göz yumduğu, gazete manşetlerine yansıyordu.
            
“Sorunun sebebi olanlar, sorunun çözümü olamazlar” diyor bir düşünür. Unutmayın ki kentini sevenler ve daha iyisini hayal edemeyenler, kentte ki yenilik ve değişimleri, nasıl olursa olsun beğenirler… 

Bu kent daha iyisini hak ediyor. Yollara dökülen, halkın paraları olan milyonlar ile daha iyisi ve daha çok iş yapılabilir.

Gelecek yazımda, sahiller de ki eksik ve yanlış işlere değineceğim. Buluşmak üzere hoşçakalın.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET