• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

SEÇİMDEN SONRA C.H.P

16 Ağustos 2014 Cumartesi 14:54

Seçimin hemen ertesinde, E.Ü.Tarhan'ın; Seçim başarısızlığını, adayına kefilim diyen sayın Kılıçdaroğlu'na yükleyerek, istifa etmesini istemesini, doğrudur ya da yanlıştır diye yorumlamakla, CHP'de olanların doğru tahlili yapılamayacağı gibi, doğru bir sonuca da götürmez.

Sayın E.Ü.Tarhan ve arkadaşları, seçimin hemen ardından, sayın Kılıçdaroğu'nun istifasını istemeleri de, ortamı fırsat bilip, öne çıkarak, partiyi ele geçirmek için bir atak olarak algılanmıştır. 

Bu olayın arkasında sayın Deniz Baykal'ın olduğu söylenmektedir. Öyle ise; bu arkadaşların,  sayıca az olmalarına rağmen, koca bir ordunun önüne yem olarak atılmalarına sebep olunmuştur.

Halbuki CHP'de ki sorun, genel başkanlık sorunu değil. Sorun, CHP'nin siyasi anlayışın da, parti proğramın da, parti tüzüğünde, eskimiş adam kayırmacı yönetimlerin de, lider sultası anlayışında, bürokratik hiyerarşisin de gibi konularda dır.


Sayın Tarhan, partinin sorunlarını içinde yaşayarak, içselleştirmiş, tıkanıklığı görmüş, çözümleri kafasında tasarlamış biri olarak bence istifa yerine kurultay yapılmasını istemeli ve de kafasında ki CHP'yi kurultay da anlatarak, aday olmalıydı.

Buna karşılık, sayın Kılıçdaroğlu cephesinde de onca tecrübeye rağmen komik şeyler olmuştur. Sayın Kılıçdaroğlu, maalesef yukarı da saydığım CHP'nin hastalığını teyit edercesine, istifaya davet eden arkadaşları için “Bu arkadaşları partiye ben almıştım. Hata yapmışım. CHP'li bile değiller” demiştir.

Yurttaş olmaya önem veren ve de asla biat etmeyen biri olarak, bu sözlerden bir CHP'li olarak, çok üzüldüm.

Bu duruma göre CHP'de bir yerlere gelenler mutlaka daha öndekilerin izni ile oluyor ve saksı gibi görev yapmaları bekleniyor anlaşılan. Şimdi soruyorum CHP'de böyle kaç tane saksı var?  
Sayın Kılıçdaroğlu'nun seçimden önce söylediği bir sözün kaynağının da, seçmenlerinin lidere kayıtsız şartsız itaat etme zorunluluğu anlayışı olduğunu öğrenmiş oldum.

'Tıpış tıpış oy vereceksiniz' demişti. CHP seçmeni çobanı kaval çaldığında bir araya gelecek insanlar değildir. Sadece bunlarla kalmadılar. Sayın kılıçdaroğlu, “Bulsunlar delege sayısını, kurultayı yapalım” dediler.

Bu seçtiği delegesine güvenen, politikalarına değil de, adamına oy verenler sayesinde seçileceğinden emin olan, bir anlayışın tezahürüdür. Ama zannediyorum, Kılıçdaroğlu akıl hocalarından kendini kurtarmış olmalı ki, delege sayısı telafuz etmeden, bugün  kurultayın yapılacağını söylemiş. Bana göre de seçimin sonucu belli olduktan sonra, sayın Kılıçdaroğlunun yapacağı ilk iş, kurultayı toplama kararı olmalıydı ve parti politikaları gözden geçirilirken  kendi de güven tazelemeyi hedeflemeli idi.

Bütün bunlar olurken, isyan edenlere karşılık, partide ki geleceklerini güvence altına almak için düne kadar kader birliği ettiği arkadaşlarını, nerede ise darağacına gönderecek kadar eleştirenleri de ibretle ve utançla izliyorum.
               

Bu yazıyı yazıp yazmamak konusunda çok tereddüt ettim. Ancak içimde hissettiklerimi de paylaşmasam, bizi yönettiklerini zannedenler yaptıkları hataların, bizler tarafından hiç anlaşılmadığını düşünecek, bir sürü partilimiz var. Parti hiç kimsenin değildir. Parti, memuru ile, seçilmişleri ile, üyeleri ile, gönül verenleri ile  vardır.

Kurumsal kimliği bütün kimliklerin üzerindedir. Bu partiyi ATATÜRK kurmuştur. Bir sürü değerli insan gelip geçmiştir.

CHP SOSYAL DEMOKRAT BİR PARTİDİR. BU YÜZDEN ELEŞTİRİLMEZ HİÇ BİR MEVKİ YA DA MAKAM YOKTUR. İŞTE BU YÜZDEN BİR AYAKKABI EMEKÇİSİNİN YETİŞTİRDİĞİ EMİNE ÜLKER TARHAN'IN, ÜLKENİN EN DEĞERLİ BİLİM İNSANI OLMASINDAN SONRA SİYASET YOLU İLE KENDİSİNDEN ÇOK ÜLKESİNE HİZMET ETMEK İÇİN ÇIKTIĞI YOLDA, YOK EDİLMESİNE BU ÜLKENİN NAMUSLU İNSANLARI RAZI OLMAZ.  

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET