• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

SHERATON SAMSUN OTELİ

25 Kasım 2013 Pazartesi 01:47

Şehrimiz de, fener mevkiinde yapılan otel ile ilgili kamuoyunda uzun süredir, bir tartışma devam etmektedir.

Samsun'un en yüksek binası olma özelliğinde olan, bu yapının tepesine Türk bayrağı asılmış, çatısı sonlandırılmıştır. Bina bu noktaya gelmiş olmasına rağmen, mahkeme kararı  çıkmış, yapının inşaatı durdurulmuştur.

Bu tartışmaların kime ne yararı, ya da zararı olmuştur, kent için bu bina ne ifade etmektedir? Bu soruların yanıtlarını aramak, bu konuda fikir yürütmek kentin geleceğine de rehber  olabilir..

Kamu yararına çalışan mimarlar odasının bu konudaki hassasiyetleri mahkemeye taşımış olmasını taktirle  karşılayabiliriz ama süreci yürütme de, halkta yarattığı olumsuz algılama nedeni ile de, başarısız olmuştur..

Süreci halka iyi anlatamamıştır. Halk, bu yasal mücadeleyi, neredeyse bitmiş en az 500 kişinin çalışacağı bir iş yerinin, açılmasını engelleyici ve sermaye düşmanlığı olarak, algılamış ya da iletişim araçlarının ve iktidar da olan projeden yana olanların çabası ile öyle algılatılmıştır.

Bu projenin bataklık üzerinde yapılmasın karşı çıkmak insani olduğu kadar, eğer bataklıkta bu yükseklikte bir betonarme bina yapma tekniği yok ise, mühendislik ve mimarlık etiğidir..

Sonuna kadar mücadele devam etmelidir.. Bazı tartışmalar kafa karıştırdığı için, haklılığın üzerini örtmektedir.. Örneğin, binanın kentin silüetini bozacağı söylendi. Samsunda öyle bir çarpık kentleşmeye müsaade edildi ki, kentin silüeti filan kalmadı.. 

Toroman  tepe ile eski stadyum karşısında ki binaların yükseklikleri o yöreyi bir beton yığınına dönüştürmüş. Hasköy tepesin de yüksek binalar hızla yükselmekte, neredeyse Kutlukent seyir platformunun bulunduğu tepeyi, Ankara gelişinde göremeyecek bir durum yaratılmıştır.

Yakın da askeriyenin bulunduğu Karasamsun, Toraman tepe, Zeytinlik sırtları yüksek binalarla doldurulursa Samsun da silüet milüet kalmayacak..

Onun için şehri imarlaştırırken, nasıl bir Samsun silüeti hayalini de gerçekleştirmeyi planlamalıyız..

Bence Samsun'un kent içinden tepelerini, gelişen Samsun'un ileri de kent ormanları olacak, seyir tepeleri olacak tepelerinden de Samsun'u görebileceğimiz bir silüet planlanmalıdır.. Lütfen Samsun'a imar izni vermeden Samsunun bütün görünen tepelerinin zirvesinden Samsun'a bir bakın.

Sheraton Samsun Oteli, eger zemin müsaade ediyorsa yapıldığı yer bence Samsun'un değerine değer katacak bir proje olabilirdi..

Piazza AVM'yi düşününce kentin havasını ve de kentin silüetini olumsuz etkileyecek bir durumu yok.. Sıradan bir vatandaş bile bu otelin yapılmasından  gurur duyuyor. Ancak, iyi bir proje olabilirdi derken, kastetdiğim şudur: Kentler de bazı binalar vardır. O kentin simgesi gibidirler. Orjinaldir, tektir ve o kentle anılırlar..

İşte bu kadar güzel bir yeri verirken, ben yetkili olsaydım; proje sahiplerinden, dünyaca ünlü mimarlara bir yarışma projesi yaptırarak, Samsun halkının ve uzmanlardan oluşacak bir jürünin seçeceği, Samsun'un tarihine uygun, bir bina yapılması için ısrarcı olurdum..

Halkın onayı olan bir projeye de, onay vermiyorsanız argümanlarınız çok sağlam olmalıdır. Şu an da yapılan bina sadece yüksek (Samsun için) ama diğer Sheratonlar'ın kötü bir kopyası.

Burada asıl üzerinde durulması gereken konu, mahkemelik olan bir inşaatın, bir hukuk devletinde nasıl devam ettirildiğidir. Bu noktaya gelmeden, mahkeme inşaatı durdurması gerekiyordu. Durdurmasa bile sonucu kestirilemeyen bir inşaatın devam etmesi, ne anlama gelir. Bu hukuka bir meydan okumadır. Bir bakıma da bu kararı bu kadar uzatan mahkemenin de yargılama anlayışına etken olan nedenlerin öğrenilmesi, hukuki dayanaklar yeterli değil ise, bir daha, bu gibi durumlarla karşılaşılmaması için, yasal düzenlemelerin yapılması amacı ile, konunun meclise taşınması gerekmektedir.

Hukukun bu şekilde işlemesinden rahatsız isek; özellikle bugünler de yargı mensuplarına yapılan eleştirileri göz önünde bulundurursak, Adalet Bakanlığı ve hükümete çok iş düşmektedir.

Kentimiz için kimlik yaratmaya çalışmak, bu kentin tarihini bilmemektir. Atatürk'ün ve kurtuluşun, Cumhuriyetin ilk adımı, ilk kıvılcımın parladığı, Karadeniz şehri olma özelliği; Samsun'un, Samsun ve Türkiye halkının kalbine yazılmış, değiştirilemez kimliktir.

Bizlerin görevi bu kimliğe uygun olarak Samsun'u geliştirmek, güzelleştirmek ve de dünyanın sayılı kentleri arasına sokmaktır. Bu güç Samsun halkın da var. Samsun'u yüceltmek demek, ATATÜRK'ü,  kurduğu Cumhuriyeti ve ilkelerini yüceltmektir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET