• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

TURİSTİK SAMSUN

21 Haziran 2014 Cumartesi 14:34

Turizm mevsimine girdiğimiz şu günlerde, Samsun'u turizm kenti yapmak adına, katledilen kumsallar ile ilgili tartışmalar, bizi bu konuda tekrar düşünmeye yöneltti.
                
Gezmek için gittiğiniz bir kent'den dönüşte, kenti tanımak ya da yaşamak adına, bazı şeylerin eksik kaldığı duygusu hissederseniz, o kenti sevmişsinizdir.

Sevgilisinden ayrılan biri, ayrıldığı andan itibaren, tekrar ne zaman göreceğinin hesabını yapar. Sevilen kentler de sevgili gibidir, sizi kendisine bağlar. Samsun'u böyle sevilen bir kent yapma arzusunun her yönetici de olduğunu düşünürüm. Ama, yöneticilerin, turistlerin sevgilisi olacak, kentine layık olan özeni gösterme becerisinde ve cesaretinde olması her zaman mümkün olmuyor.

Bunun bilimsel, sosyal, siyasal, farklı kültür anlayışı, rant kavgası  v.s çok çeşitli  genel sebepleri olabileceği gibi, daha da çok, kentin dinamiklerine, sivil toplum örgütleri görüşlerine, işin uzmanlarına, bilimin temel alındığı teknik değerlere önem vermeyen, kenti yasaların tanıdığı geniş yetki ve mevcut siyasi ortamın verdiği güçle, kendini tek yetkili gören bir anlayışla, yönetme  biçimidir.

Sözü olan çoğunluğun, hayır dediği bir projeye, yetkisine güvenerek, egosunu tatmin etmek için, evet diyen, yönetici hata yapar, yaşadığı kente zarar verir.

Yok edilen kumsallarla ilgili çok şey söylendi. Her şey bittikten sonra, Sayın Başkan da anlamış olacak ki, sonunda doğru bir söz etmiş. Sahilin kısmen  yok olmasında etkisi olan Balıkçı Barınağı'nın da ilerde kaldırılabileceğini belirtmiş.

Keşke uygun yere yapılmayan, balıkçı barınağı önceden kaldırılabilmiş, uygun yerlere, uygun mesafeler de bilimsel verilere dayanarak, yerine başka balıkçı barınağı da olabilecek, küçük limanlar yapılabilmiş olsaydı.

O zaman sahil yolunu yapma ihtiyacı hissedilmez, sayın başkanın da dediği gibi denizden ulaşım imkanı sağlanmış olurdu. Sahil, sadece yürüyüş yolu ve motorsuz araçların girebileceği, özel olarak güzelleştirilmiş, halkın faydalanabileceği, alanlar olarak, Samsun'a has, başka şehirlere benzemeyen, eşi bulunmaz, turistik bir görünüme kavuşturulmuş olurdu.
                   
Protokol camisinin yapımı için, meclis onayı alınmış. Belirtilen bir çok sebep dışında, nedeni olacağı, sadece, trafik yoğunluğu bile caminin belirtilen alana yapılmaması için yeterli şarttır. 

Yine yukarda anlattığım mantıkla bu cami yapılacaktır. Tabi ki güzel bir bina ya da cami maketinde bile insan gözüne hoş gelebilir. Ama onu bir yere konuşlandırdığınız da, kent dinamiklerine uyumu, istenilen faydayı almak için, çok önemlidir.

Evine bir eşya alırken bile, koyacağı yere, uygunluğu konusunda, bir karara varır,  insan.
                 
Kentlerimizin geleceğini planlamadan, uzun yılları kapsayacak master planlarını yapmadan, gelişi güzel, her gelen yöneticinin, her türlü bilimsellikten uzak, keyfi yatırımlarından sonra kentlerimiz trafik başta, her türlü alt yapı ve modernleşme sorunları ile yaşanmaz hale getiriliyor, sonra da  aynı yatırımı defalarca yaparak, halkımızın zenginleşmesine harcanacak paralar, maalesef bilinçsiz, düzensiz, olmadı yeni baştan dedirten, ölü yatırımlara harcanarak, ülkemiz bundan büyük zarar görmektedir.

Bir şirketi zarara uğratanlara hesap sorulabiliyor ama  bir kenti, ülkeyi zarara uğratanlara hesap sorulamıyor.

Bu bir demokrasiyi iyi kuramama ya da işletememe ayıbıdır.

Not: Gelecek yazımda Samsun'un turizm master planının, en genel hatları ile nasıl olması konusunda ki düşüncelerimi yazacağım.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET