• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

540 İSYANI

09 Aralık 2014 Salı 15:25

Çocuklarım bir çiçek, bense güneş

Bakan bey bu bir çiçek ormanı 

Onlar burada ne su, ne ilaç

Onlar yalnızca sarmaşık olurlar

Boğum boğum!

Çimenlerimize basma ihtimaleri var. Yemyeşil, umut dolu, hayata gülüş gülüş sarılan çimenlerimize basma ihtimallerinden bahsediyorum. Güneşlerini alıp, ay ışığında yönlerini ne kadar bulurlarsa, o kadar emsinler eğitimi, o kadar bilsinler bilgiyi, o kadarcık öğrensinler öğretimin içinde var olan herşeyi diyebilirlermiş.

Gül bahçesini gülü koklamamış bir bahçıvan nasıl gürül gürül seslendirebilir? Sarmaşıklara işgal ettirmek istiyorlar, her bir fidanıma ayrı ilgi göstermem gereken meyve bahçemi. Kökünden kurutacaklar, hayata koca koca ağaçların gölgesinde başlayıp, koca koca ağaçların yaprak aralarından sızan güneşi emerek tutunmuşlarımı. 

Bu isyanın adı 540!!!


540 saatlik sertifika programıyla özel eğitim öğretmeni yetiştirebileceğini sanan zihniyete -bir dakika dinler misin?- demek istiyoruz; bütün özel eğitim öğretmen adayları olarak.  4 yıl, 8 dönemlik bilgi birikimimizi, sancılarımızı,edindiğimiz tecrübeleri, korkularımızı, kaygılarımızı, 4 yıl, 8 dönemlik uzmanlaşmamızı, çürüttüğümüz dirseklerimizi 540 saatçiğe sığdırabiliyordunuz madem, neden bizim 4 yılımızı çaldınız?  


540 saatte Sınıf Öğretmenliği öğretmen adaylarına Özel Eğitim'e dair neleri demiyorum neyi verebileceğinizi sanıyorsunuz? Engel gruplarını tanıtmakla bu iş bitebiliyorsa yolda gördüğümüz simitçiye, ayakkabı boyacısına, işportacıyada anlatalım; ahlak kurallarının hepsini çöpe atan sertifikanızı onlara da verelim;varsın onlar da özel eğitimci olsun. Hem sınıf öğretmenliği mezunlarından daha fazla karakter tanımışlardır. Farklı olana dair iyimser tutumları da daha yoğundur. 

 4+4+4 ü getirmeden önce yapmış olduğunuz eksik hesapların faturasını özel eğitim ailesine ödetmeye hakkınız yok. Bunu hiç bir kitap,hiç bir din, hiç bir anlayış, hiç bir akım, hiç bir ahlak kanunu kabul etmez. Çünkü özel eğitim öğrencisini sınıf öğretmenine teslim etmek biraz ağır olacağı için özür dilerim ama ameliyatlık hastayı kasaba emanet etmek gibidir. Kasapta kesmeyi bilir lakin dikmekten anlamaz.  Bir yılda sadece normal çocuklara empati yapmayı öğretemediğimiz için ortalama 770 engelli çocuğun okulu bıraktığını biliyoruz. Bir de onları hissedemeyen öğretmenlere emanet ederseniz bu sayı kaçlara ulaşır orasını düşünmek dahi ürpertici.

Geleceğe dair ektiği umutlarına asit dökmeyi planladığınız çocuklarımızın bir de velileri var. Çocuklarını umutlarıyla kucaklayan, pazar paralarından, bakkal masraflarından, giyim kuşamlarından normal çocuğun velisinden daha fazla arttırarak, ayakları üstünde durabilen bir evlat görme mücadelesi veren veliler. Çünkü özel eğitimin kaynakları çocuklarımın engellerini önlerine serercesine az, çocuklarımı ağlatmak istercesine pahalı. 

Şimdi siz umudundan en büyük payı özel eğitim öğretmenine ayırmış olan bu velinin hakkını nasıl ödeyeceğinizi planlıyor musunuz? Sanırım Hak'ın adalet anlayışı.  540 düşüncenizin yanını boş ver uzağından bile geçmiyor.

İşin bir de 4 yılını vermiş biz boyutu ve evlatlarının başarısını görmek isteyen ailelerimiz boyutu var da onu bir kenara koyup, kaynaştırma sınıflarında dahi engelli öğrenciye tahammül edemeyen sınıf öğretmenlerinin hakkını ne yapacaksınız bunu sormak istiyorum. Anlayamadıkları bir bireye ne öğretebilecekler? Aldığımız bunca eğitiimin sonunda bizlere reva görülen bu mudur? Bizleri neden bu mecburiyete sürüklediniz sorularını sormayacaklar mı? Ayın 15inden 15ine o hakkı öderiz, o soruları cevaplarız diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Ayın 15i her ay onların vicdanına batışacak. Sizler de bu tepkiden payınızı ama doğrudan ama dolaylı yoldan alacaksınız.

 540 saatlik sertifikayla ilgili kesin bir bilgi ve belge olmadığını bizler de biliyoruz. Fakat fısıltı gazetesiyle yayılan dedikodular nabzımızı ölçmeye çalışıyor gibi. Bütün tepkilerimiz bu düşüncenizin hayata geçirilmesini engellemek içindir. Toplumumuzda, eğitim sistemimizde, branş uzmanlığı hususunda bir farkındalık oluşturmaktır esas amacımız. Yarın bir gün alanınıza sahip çıksaydınız sözünü sizlere zırh yapma şansını tanımamak için elimizden geleni demokrasi ışığında sonuna kadar kullanacağız. 

Hiç bir çocuğumuzun bir damla göz yaşının 540 parçaya bölünmesine seyirci kalacağımızı düşünmeyiniz.  Alanıma dokunma. Özel eğitim uzmanlık gerektirir. Özel çocuğu özel yetiştirilmiş öğretmeninden ayırma.  Benim çocuğumun öğretimden önce eğitime her çocuktan daha çok ihtiyacı var. Eğitim uzman personellerle verilir. 

Balığın ağaca tırmanmasını isteyecek kişilerce değil. Benim çocuğum önce kendi başına fizyolojik ihtiyaçlarını gidermeyi, sonra matematiği, önce tramvaya Cumhuriyet Meydanından binip Türkiş de inmeyi sonra sosyal bilgileri, önce bağımsız yaşamayı sonra fen bilimlerini öğrenecek. Bunları ona biz özel eğitim öğretmenleri verebiliriz.Alan dışı atamalarla alanımızı gasp etme mecburiyetinde bırakılanlar değil. 


Yok gene de fikriniz değişmezse 540'ın içine farkındalık eğitimi serpiştirin. Vicdanı olan her kursiyer kursu tamamlamadan evine dönecektir. 


Sultan Süleyman'ın olmayan bir dünya için hayata 1-0  dezavantajlı başlayanların hakkını yemeyin. Öğrencim derken içinizden bir öğrencim daha gelemeyecek bir alana dokunmayın.

Günü kurtaralım derken nice çocuğu günsüz bırakmayın.

Sözlerimi Ebussuud Efendinin meşhur dizesiyle noktalıyorum.

 Yarın Hakk’ın dîvânına varınca Süleyman’dan hakkın alır karınca


(Seyhülislâm Ebussuud Efendi)




YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET