• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

KARADENİZ DALGALANDI

21 Şubat 2013 Perşembe 17:53

Karadeniz dalgayı kaldırır. Karadenizli  dalgayı  kaldırmaz. Hele  değer verdiği, uğrunda  ölümü göze aldığı, öldüğü  değerlerle oynanmasını hiç kaldıramaz.Vatan, millet, bayrak  denince  tüm Karadeniz'in  birlik olduğunu  bilmeyen  mi var?
 
“Milliyetçilği ayaklar altına aldık” dendi mi..  Karadeniz'li hemen  ayak kontrolu yapmak ister. Ayaklar  kime ait ? Ayakkabılar kaç numara ? Dar mı ? Emanet mi ? Yoksa ayakkabıları  giyen emanetçi mi?     
     
Karadeniz'li  her  işte bir ince ayrıntı arar. Hafızasını yoklar. Geçmişi aklına  gelir. "Düvel-i Muazzama' da" Türk  Milletini ayaklar altına almak istemişti. Onların ayakları topuklarını nerelerine vura vura hızlandılar, hızlı hızlı gittiler. Beyinleriyle ayaklarını kumanda edemeyenlerin başlarına 1923 öncesinde neler  geldi? Neler  oldu? 
 
Nereye gittiklerini kitaplar yazıyor, tarih yazıyor. Tarihini okumayanlar, bilmeyenler, sevmeyenler bile ayaklarıyla beyinlerini birleştirip Türk Milletinin emrinde, hizmetinde kullanmak zorunda  olduklarını öğrenirler. Sadece lafla değil, icraatlarıyla da  gösterirler.

Ayaklar altına  almakta  önemli  olan basılan yer, basan kişi ve niyettir. Dikkat etmek gerekir. “Cennet  anaların ayakları altındadır.” Bu söze  ve analara kızana  rastladınız mı?

Neredeyse günün her saatinde Türk’e, Türklüğe hakaret eden, kutsal  değerlerine saygı duymayanları halkımız  tanıyor. Mecliste yaptıkları yemine bile ne derece  sadık oldukları halkımız tarafından biliniyor. Halkın acı ve tatlı gününde bu güne kadar bir kerecik dahi yanında olmayan, alçakça ve alçakların kurşunlarıyla  sakat kalan, şehit olanlar için bir kere bile yasında bulunmayan, taziye mesajı yayınlamayanların Sinop’ta, Samsun’da veya  Karadenizde ne işleri vardı?
 
Onların yerini ve gönüllerinden  geçenleri Karadenizliler de, Türkiye halkı da çok iyi bilmektedir.
Onların hak ettikleri cevap taşla, sopayla, şiddetle  verilmemeliydi. Karadenizlilerin konukseverliğine yakışmadı. Şiddete  şiddetle karşılık  çözüm  yolu mu ? 
 
 Onları  boş  salonlarda  sandalyelerle  baş başa bırakmak yetmez miydi?”-Hangi yüzle geldiniz?” sorusunu sorup, aynalarla  baş başa bırakılsalardı nasıl olurdu?

Karadenizlilerin  uyumadığını, halkın uyumadığını göstermenin başka yolları yok mu? Beyinler makarnadan mı  köreldi? Yoksa kömür dumanına mı maruz kalıp, ağır uykuya daldı?

Milliyetçiliği ayaklar altına almak isteyenler bilsinler ki; Karadenizde  başka oyunlara  yer yoktur. Bir asır  önce Mehmet Akif, yazdı ”Hangi çılgın, bana zincir vuracakmış, şaşarım.” 
 
Bu  ulusun çocukları her zaman gururla söylüyor. Sağır sultanlar bile duydu. Demek ki duymayanlar var. İbretlik ders almak isteyenler var. Dilerim, acılar olmadan, kol kola, gönül gönüle birliktelik sağlanır. Sadece analar değil; babalar da, çocuklar da ağlamaz.

Nazım’ın dediği gibi;  "Bu memleket bizim"  Karadenizlinin  kıvrak zekasıyla  ilgililere  gerekli cevabı şiddetle değil, sandıkta  gösterelim. Onları ve destekçilerini toprağa değil, sandığa  gömelim.

Gün birlik zamanıdır. Gelin canlar  bir olalım. Karadeniz o zaman durulur.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET