• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

BİZİMDE PSİKOLOJİMİZ BOZULDU

19 Haziran 2012 Salı 23:07

Samsun'da basının cinayet, taciz, tecavüz ve trafik kazası gibi haberleri üçüncü sayfadan yayınlamama kararının ardından uzman psikolog Saime Çağlı ve Samsun Emniyet Müdür Yardımcısı Hakan Yılmaz, Öğretmenevinde basın mensuplarıyla biraraya geldi.

Toplantıda 19 Mayıs Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İsmail Temiz ve Basın İlan Kurumu Samsun Şube Müdürü Mustafa Bayraktar'da katıldı.
 
Yapılan toplantıya gazetelerin yanı sıra internet medyasının temsilcileride katıldı. Konu malumdu, Samsunda yaşanan asayiş olayları şehrin kimliğine zarar veriyor. İşin emniyet ayağı ile ilgili Müdür Yardımcısı Yılmaz, psikolojik kısmı ile ilgili de uzman Çağlı, gazetecilere bilgiler verdi.
 
Toplantıda, özellikle çocuklara yönelik cinsel istismar haberlerinin toplumu olumsuz etkilediğini belirten Emniyet Müdür Yardımcısı Yılmaz, "Mağdurun basında isminin geçmesi, fotoğraflarının yer alması özellikle çocukları incitiyor. Günümüzde internet haberciliği de yaygın istediğiniz zaman aynı haberi okuyabiliyorsunuz. Olay bitti diye bir şey yok. Mağdur çocuk hayatı boyunca internet sitesinden olayı görecek. Her türlü mağdur oldukları açık" dedi.
 
Kadına yönelik şiddet konularında da özel birimler oluşturduklarını ekledi. Uzman psikolog Saime Çağlı'da konunun sosyolojik kısmını bizlere değerlendirdi. Basın mensuplarıda olayların olma nedenleri ve bu haberlerin önüne geçilmesi noktasında neler yapılabilirle ilgili görüş ve önerilerini sundu. 
 
Bu konuda yanı asayiş haberlerinin Samsun'a verdiği zararla ilgili daha öncede söylediğim gibi 'Geç kalındı ancak olumlu bir adımlar' atılmaya başlandı. Fakat burada asıl dikkat edilmesi gereken konu, gazeteci arkadaşlarımızında söylediği gibi, bu tür haberlerin yaygın basın organlarında, yayınlanmaması.

Gazeteciye haberi yayınlama diyemezsiniz belki ama, yaygın basın yetkilileri ile temasa geçilerek 'Samsun halkı bu tür haberlerden aşırı rahatsız. Şehrimiz, dışarda ki insanlar tarafından da sapıkların, tecavüzcülerin şehri olarak anılıyor. Bu haberler size servis edilmiş olsa bile rica ediyoruz yayınlamayın' denilebilir. Oradaki gazetecilerinde Samsun'a bakışı ile ilgili bir ayar yapılabilir.
 
Bu tür olaylarda verilen bilgiye göre diğer illere göre artış söz konusu değil. Ancak adınız çıkacağına canınız çıksın derler atalarımız.. Ne yazık ki Samsun için de durum bu. Yayınlamaya ar ettiğimiz o kadar çok haber ve olay varki. Artık sağduyu sahibi bizlerinde psikolojisi bozulmaya başladı. O yüzden Öğretmenevinde yapılan toplantıya bir de psikolog geldi. Toplumu analiz ederken, bizlerinde ruh hali orada masaya döküldü. Kimi arkadaşlar bu işleri yapanlarda 'Din eksikliği' aradı kimi başka sebepler. 
 
Şuan ki nesil ise yapılan her türlü olumlu adımı, her türlü iyi niyetli girişimi, her türlü tezi çürütüyor zaten. 
 
Gençlik elden gitmiş haberimiz yok. Gençliği geçelim ya evladı yaşındaki çocuklara ilişenlere ne demeli. Sudan sebeplerle insan öldürenlere, kadın kız mevzusu yüzünden, para, mal, miras paylaşımı yüzünden birbirini katledenlere.. Ne demeli arkadaş. 
 
Akıl sağlığı yerinde olan bir insan bunları yapmaz. Vicdan sahibi insan bunları yapmaz. İnanan, insan ise önce Allah'tan korkar. Ama bunların hiçbiri ne yazık ki yok. 
 
Asabiyiz, asıyoruz, kesiyoruz. Ruh hastasımıyız, yoksa sapıkmı? Baktığınızda normal biri olarak görünen birçok insanı belki de bu tür haberlerin içerisinde buluyorsunuz. Yayınlamamak ise çözüm değil. Bu şehir sapıkların, tecavüzcülerin, katillerin şehri değil. Ağaç yaşken eğilmeli, eğememişseniz sızlanmanın da bir anlamı kalmıyor işte. El birliğiyle bu şehri kurtarmak gerekmektedir. 
 
Gazetelerin bu haberleri yayınlamaması olayların olmadığı anlamına gelmez. Peki ne yapmalı, biran önce bu konuda acilen önlemler alınmalı. Okullarda, evlerde ciddi bir eğitim seferberliği başlatılmalı. Bilinçli insanlar, dialog kurabilen insanlar yetiştirilmelidir. Öfkesine, nefsine yenilen değil, öfkesini kontrol edebilen, nefsini köreltebilen bireyler yetiştirilmelidir. Annelere, babalara, çocuklara, sokaktaki insana kadar kendilerine televizyon dizilerinde durmadan insan öldüren, durmadan insan kaçıran, kirli işlere bulaşanları değil, başka rol modeller seçebileceklerini de göstermeliyiz. 
 
Şimdi mi yapılmılıdır bu, evet.. Şimdi ve yarından tezi yok bu işe devlet bütün şehirlerde el atmalıdır. En azından gelecek nesilleri bir ihtimal kurtarmış oluruz..
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET