• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

NE YAPMALI?

26 Mayıs 2012 Cumartesi 14:32

Samsunda yaşanan taciz, tecavüz ve şiddet içerikli haberlerin yerel gazetelerin 3. sayfasında yayınlanmaması ile ilgili alınan yada uygulanmak istenen kararı geç kalınmış olumlu bir adım olarak değerlendirebiliriz. 
 
Ancak burada sıkıntı şudur; yerel basın bu tür haberleri ne kadar görmezden gelirse gelsin, yaygın basın ne yazık ki büyük puntolarla bu haberleri sayfalarına giriyor. Gerek internet gerekse gazete sayfalarında Samsun'da meydana gelen bu haberler ya manşetten yada iç sayfalardan dikkat çekecek şekilde veriliyor.
 
Yıllardır yerel gazetelerde bu tür haberleri 'Çok okunuyor' diyerek büyük başlıklarla okuyucularına sundu. Ve bu konuda SAMSEV eski Başkanı Sadi Subaşı'da yıllar önce bu durumun kente verdiği zararı ve yaygın basının bu haberleri geniş bir şekilde vermesinden dert yanmıştı. 
 
Yerel gazeteler bu haberleri tamamen yayınlamama kararı almış olsa bile, yaygın basında mutlaka karşınıza çıkacaktır. Çünkü gazete, işini yapmaktadır. Yerel gazetelerde bu olaylara haber gözüyle bakmakta yeri geldiğinde bazı olayları da otomatikman sansürlemekte ve yayınlamamaktadır.
 
Şehir kimliğinin zarar görmemesi, insanların ahlaki yönden okudukları bu haberlerle dejenere olmaması ve en önemlisi şehrimizin bu tür haberlerle anılan bir yer haline gelmemesi canı gönülden desteklediğimiz bir olaydır.
 
Fakat, bu konuda geç kalınmıştır.. Samsun'un adı ne yazık ki bu haberlerle anılmakta ve şehir dışında yaşayan hemşehrilerimizde bu nedenle çok sıkıntılar çekmektedir. Burada öncelikle yapılması gereken yaygın basının Samsun'a olan bakışını değiştirmektir. Olumsuz baktıklarını iddia etmiyorum ancak, Samsunda yaşanan taciz ve tecavüz haberleri, anında yaygın gazetelerin internet sayfalarında manşet haber olarak yayınlanmaktadır. Ve o haberlerin altına yapılan okuyucu yorumlarıda inanın Samsun'umuzun ne şekilde anıldığını da gözler önüne sermektedir.
 
Elbette ki bu tür olaylar ülkenin her yerinde yaşanıyor. Ama Samsun için durum farklı. Eskiler 'Adın çıkacağına canın çıksın' demişler ya, durum aynen öyle..
 
Bu olaylara karışan insanlara gelince, hepimize 'manyaklaşıyormuyuz' sorusunu sorduran ve adeta kafayı yedirten, insanlığımızdan utandıran o insanlar.. Allah ıslah etsin onları..  
Bu konuda Mersin de öğrenim gören Pınar Akbulut adlı okuyucumuzun da bizlere göndermiş olduğu e-maili sizlere aktarıyorum. Yorum sizin..
 
Merhabalar Haydar Hocam,
Nasılsınız umarım iyisinizdir. Ben Samsunluyum ve Samsunlu olmaktan gurur duyuyorum. Sizi rahatsız etmemin sebebi bu saatte master tezimin başında haberleri okuyayım derken habere göz atmamdı.
 
Yıllardır malesef ki takip ediyorum ve son zamanlarda nerdeyse hergün Samsundan bir tecavüz taciz haberi yayınlıyorlar. Ben Samsunluyum deyince şu an öğrenci olduğum şehir Mersinde bile bana kötü gözle bakmaya başladılar. Ben yüksek lisansını bitirme derecesine gelmiş bir öğrenci olarak, ne yapayım diye düşünürken sizin yazınızi gördüm İnternette. Sizce bu durum hakkında ne yapabiliriz, basın yayın hakkı diye sessiz mi kalacağız, inanın ki ben şuan nerdeyse ağlama durumuna geldim. Tezimi bıraktım 1 saattir internette araştırma yapıyorum ne yapabilrim diye.Lütfen bana yol gösterin tek başıma bile olsa bu olayın altına girmeye hazırım. Sizden ümitle cevap bekliyor olacağım. Atamın her okuduğumda beni gözyaşlarına boğan bir sözünü okuyarak yatacağım bu gecede, o haberlere inat.
"Ben Samsun’ u ve Samsun halkını gördüğüm zaman memlekete ve millete ait bütün tasavvurlarımın, kararlarımın her halde yerine getirilebilir olduğuna bir defa daha kuvvetle inanmıştım. Samsunluların hal ve davranışlarında gördüğüm, gözlerinde okuduğum vatanseverlik, fedakârlık, ümit ve tasavvurlarını müspet bir inanca götürmeye yeterli olmuştu."
20 Eylül 1924
Mustafa Kemal ATATÜRK
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET