• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

SARHOŞ KADIN, AYIK ERKEKLER!

09 Mayıs 2013 Perşembe 19:01

Yer, bilinen adıyla Çiftlik caddesi, saat 22.15 suları.. Namık Kemal Lisesi önünde düzgün giyimli orta yaşlarda bir kadın, elinde cep telefonu ile bir yerleri aramaya çalışıyor.  Dikkat çeken ayrıntı, kadının alkollü olması. Belli ki cep telefonu ile aradığı kişiden yardım istiyor. 

 
Etrafında kalabalık bir grup, pusuya yatmış bekliyor, kadının peşinde ise aynı dakikalarda yine orta yaşlarda düzgün giyimli bir şahıs var. Bu şahıs da cep telefonuyla konuşuyormuş gibi davranıp, bir yandan da bu kadını süzüyor ve takip ediyor. 
 
Yer Çiftlik caddesi, yani araç bakımından da insan bakımından da şehrin en işlek bölgesi.. 
 
Alkollü kadının hiç de 'hayat kadını' gibi bir duruşu yok. Gayet mütevazi giyimli. Belki bir derdi vardı alkol aldı, belki de başka bir nedenden dolayı sarhoş oldu. Bu bizi bağlamaz. 
 
Ayrıca 'hayat kadını' olsa bile, isteğinin dışında birşeyi yapmaya zorlamak kanunen suçtur. Yani hayat kadınıda herkes gibi Türkiye Cumhuriyeti kanunları tarafından korunmaktadır. Dönelim konumuza;
 
Birileri belki 'O saatte alkollü alkollü ne işi var kardeşim sokakta' diyebilir. Bu ifadeyi kullananların da, kişi hak ve özgürlüklerini hiçe saydıklarını söyleyebilirim. Yani bu ifade, olası bir tecavüzü meşru gösterme anlayışının ürünüdür. Ki, konuya böyle yaklaşacaklarında, kendi hak ve özgürlüklerinin aynı şekilde gasp edilmesi durumunda ne gibi bir tavır takınacaklarını zaten biliyoruz. 
 
Şunu söylemek isterim ki, bu şehirde sırf alkollü olduğu için bir kadının peşine 15'e yakın erkek takılıyor, ve bu erkekler bir kadını taciz ediyorsa, burada durmak lazımdır. Hele hele bu kadının peşine yaşları 20'yi bulmayan gençlerin takılıp, altlarında ki arabaya bindirme eylemini düşünmeleri, yada bu girişime niyetlenmeleri de hiç de masum görülebilecek bir davranış değildir. Bura da 'Ne oldu bizim insanlığımıza' çığırtkanlığı da yapacak değilim, zira insanlığımıza neler olduğu apaçık ortada. 
 
Dün gece az kalsın kendini 'erkek' sanan o 15 kişi, bu şehire büyük bir utanç yaşatacaktı. Beyni iki bacağı arasında olan o dangozlar az kalsın şehrin göbeği dediğimiz Çiftlik caddesinde bir kadına sarhoş diye tecavüz edecekti. Beyinlerinde oluşturdukları düşüncelerle bir bakıma bu eylemi de zaten yaptılar. 
 
Utanç ve şok halinde olup bitenleri izledim. Namık Kemal Lisesi önünden, Öğretmenevi'nin bulunduğu noktaya kadar kadını takip eden güruhun safrettikleri sözleri de kısmen kulaklarımla işittim. Kadının arkasından giden ve sözlü tacizlerde bulunan kişilerin planlarını sesli düşündükleri için ben dahil caddede bulunan bazı vatandaşlarda gayet net bir biçimde duydu.
 
Arabası olan beş kişilik genç grub 'Arabaya atalım la'
 
Kadının peşindeki iki adam 'Eve götürelim'
 
Tüm bunlar olup biterken, hepsi de birbirinden habersiz aynı şeyleri düşünüyordu. Çünki hepsi de sözüm ona avlarına kilitlenmişti. Cep telefonu ile konuşuyormuş gibi yapan şahsiyet yakın markaja devam ediyor, gençler kadını takip ediyor, bu kadroya katılan koskoca iki adamda ellerini ovuşturarak kadınla ilgili planlar yapıyordu.
 
Sarhoş olduğu için 'hayat kadını' sanılan kadın ise (Hayat kadını olsa bile yapılan eylem doğru değildir) korkudan panik halinde biran önce evine ulaşmaya çalışıyordu.
 
Tamamen tesadüfen karşılaştığım bu olayı sonuna kadar takip ettim. Orta yaşlarda olan iki adamın 'Eve götürelim' sözünü duyduktan sonra bu zat-ı muhteremlere 'Azıcık insan olun be' diyerek çıkıştım. Etrafta görevli bir polis memuru olsa, durumu şikayet edecektim ancak yoktu. Bu iki kişi, benim sert çıkışım sonrası ortalardan kayboldu. Cep telefonu ile konuşuyormuş gibi davranın şahıs ise kadını takip etmeye devam etti. Arabası olan gençlerde, takibi bırakarak kadını uzun süre süzdü. 
 
Cep telefonu ile konuşuyormuş gibi yapan zatı, simaen tanıyorum. Bu adam evine girmeye çalışan kadının sendelemesini fırsat bilerek birden kadını kolundan tuttu. Aklı sıra yardım ediyormuş gibi davrandı. Kadın köşeye sıkışmış vaziyette kolunu tutan adamdan kurtulmaya çalışıyordu ki, bu duruma da müdahale ederek kadına adamı tanıyıp tanımadığını sordum. 
 
Adam hemen söze girerek 'Ben kendisini tanıyorum' dedi. Bende adama 'Sana sormadım kadına sordum' dedim. Kadın başını sağa sola sallayarak adamı tanımadığını söyledi. Bu adama kadının kolunu bırakmasını söyledim, bunun üzerine kadın panikle evine yönelerek kapısını açıp içeriye girdi. Adam ise oradan uzaklaştı.
 
İşte dün gece bu şehirde, şehrin göbeğinde yaşanan olayın utanç verici hikayesi. Beyni iki bacağı arasında olan bu adamlar, bu şehrin kimliğine zarar veriyor. Bu adamlardan, bu gençlerden ve bu insanlardan malesef ki şehrimizde çokca var. Gazetelere işte hergün bu tip insanlar manşet oluyor. 
 
Gazetecilere 'Bu haberleri yaparak şehrin kimliğine zarar veriyorsunuz' diyen insanlara şunu sormak istiyorum, bu eylemleri yapanların hiç mi suçu yok. Az kalsın dün gece bu şehir adına utanç verici bir olay yaşanacaktı. Belki de bu olayı birebir görüntüleyerek haber yapacaktık. Bu insanları Allah ıslah etsin demekle de olmuyor. İnsanlığını kaybetmemiş olanlarda böylesi durumlarda sessiz. Ne olacak sonu, ne olacak bu gidişat. İnanın cevabı yok.

Çiftlik caddesinde devriye gezen Emniyet yetkililerimiz kadar, hala insan kalabilen vatandaşlarımıza da böylesi durumlarda çok iş düşüyor. Duyarlı olup, aynı taciz ve zorbalığın kendi akrabamıza veya bir yakınımıza yapıldığını düşünerek hareket etmeliyiz. O dangozlara 'empati' yapmayı anlatacak değiliz elbette.

Onların beyinleri yok, onların beyinleri iki bacaklarının arasında, o yüzden bu yazıyı okuyan okurlarımız ...... o zatı muhteremlere boşlukları doldurarak  güzel bir isim bulacaktır. 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET