• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

STRATEJİK ÇUKUR!..

14 Ağustos 2014 Perşembe 12:11

Sıfırdan sıfıra!

Hep birlikte ülkece yaşıyoruz.

Komşularla Sıfır Sorun” dan, “sıfır komşu” seviyesine nihayet(!) ulaştık.

Komşularla Sıfır Sorun mottosuAtatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” şiarının da doğal bir gereği olan bu yaklaşım hepimizin hoşuna gitmişti. Gel zaman git zaman, komşular düşman oluverdi. Nedenleri belli; İran, Irak, Suriye, Yunanistan, Ermenistan…

Hepsi ile ayrı ayrı sorunlarımız var. Hatta yavru vatan, komşumuz KKTC ile bile sorunlar yaşadık. Sorunları çözelim derken sorun bataklığına saplandık sanki. Bazen sorunları çözmemekte biz sorun çözme yöntemidir. Elbette ki sorunlar olmasın ama bazen sorunları çözmek daha vahim sonuçlar doğuruyor ise iyi değerlendirmek ve zamana yaymak gerek.

Ülkeler sorunlar ile yaşayabilir. Dünyada bu yöntemi pratikte uygulayan ülkeler mevcut. Irak ve Suriye ilişkilerimiz de sanki; “komşu olmayınca sorun da olmaz(!)” şeklinde ilerliyor.

Bu da bir “yöntem (!)” olsa gerek.

Görünen o ki, artık küreselleşen dünyada, dinden de, ırktan da öteye, menfaat ön plana çıkmakta. Hal böyle olunca istikrarlı bir dış politikayla, kalıcı bir iç ve dış siyasetle yapılacak çok işimiz var.

Bunun için de çok güzel stratejiler belirlemeliyiz.” demek yetmiyor tabi ki. Dış politikada stratejinin güzeli olmaz.

Stratejinin uzun vadeli hedefler doğrultusunda, gelişmelere göre esneyebilen, disiplinli bir şekilde uygulanan ülke iç siyasetinin de kabul ettiği, disiplinli bir strateji ülkeyi bir hedefe götürür.

Atatürk bu konuda; “Dış politika, iç teşkilât ve iç politikaya dayandırılmak mecburiyetindedir, yani iç teşkilâtın tahammül edemeyeceği genişlikte olmamalıdır. Yoksa hayali dış politikalar peşinde dolaşanlar, dayanak noktalarını kaybederler" demiştir.

Bu görüşte gösteriyor ki; iç siyasetten destek almadan yapılan dış siyaset ülkeyi sorunlara sürükler. Dış siyasette ve komşular ile ilişkilerde; edilgen, pasif, bekle-gör anlayışı elbette ki yanlıştır. Aktif, uluslararası sorunlara müdahil olan, etkin, saygın ve yönlendirici bir dış politika bizlere yakışandır.

Bu yakışanı yapabilmek için de; teorisi olan ama pratikte yamanması gereken, çöpe gitmiş sayfaları olan doktrinleri toptan gözden geçirmek gerek.

Bu ülke, bu milletTürk ve İslam coğrafyalarının ihtiyacı asla “kişilerin hayal dünyasını içeren başarısız teoriler” değildir. Son dönem dış politikamıza da baktığımızda görünen maalesef “stratejik derinlik değil”, “stratejik çukur” dur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET