• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

ÇILDIRMAK ÜZERE OLAN TÜRKLER..! (3)

09 Temmuz 2016 Cumartesi 01:34

Türkiye’nin Suriye politikası en başından bu yana eleştirilen konuların başında gelmiştir. Dönemin Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esed ile yakın diyalogları ve ailecek görüşebilirlik derecesinde samimi tavırları, yerini keskin bir dönüş ile grup toplantılarında ki sert mesajlarına bırakınca, bütün eleştiri oklarının hedefi olmasına sebep oldu. 

 

Suriye iç savaşının başlamasıyla birlikte, kabulüne başlanan mültecilerin varlığı, ilk dönemlerde Türkiye Halkları için sorun teşkil etmese de, mültecilerin sayıca fazlalaşması ve rahat tavır takınmaları, toplumun geniş bir kesimini içten içe rahatsız etmeye başladı. Hemen akabinde kent içine girişlerine ve konaklamalarına da izin verilince, tepkiler artık dudaklardan dökülmeye, kulaklarla işitilmeye başladı. Artık kimse tepkisini gizlemiyordu ve sesler yavaş yavaş yükselmeğe başlıyordu. Özellikle ülkenin güney’inde sayıca fazla olmaları ve birkaç asayiş olaylarına bulaşmış olmaları, içten içe sosyal medya da yanan bir ateşi her geçen gün biraz daha körüklüyordu. Bu konuda gelinen son nokta ise ortada. Aşırı “Reisciler” ve aşırı dinciler hariç, toplumun geri kalan kesimi bu konuya aşırı tepki gösteriyor. Zira tüm meslek ve iş kolları bu konudan ciddi bir zarar görmeğe başlamışken, artık tepkileri dindirecek kimseler de pek görünmüyordu artık. Konu belliydi; Bu kadar yüzsüzlük olmaz!

 

Islahiye’de ki Bayrak indirme ve Polis memurlarını rehin alma olayları, Eylem yapmak için  bomba hazırlarken bombanın patlamasıyla can veren Suriyeliler tam da gündemi değiştirecek derken, asıl gündemi değiştiren Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadeleri oldu.

 

“İsteyen Suriyeli kardeşlerimize, Türk Vatandaşlığı yolu açılacak..!” 

 

Ak Parti’ye en yakın isimler de dahil, kimse böyle bir karar beklemiyordu. Bu ifade hızlı bir şekilde partili – partisiz herkesimin tepkisini almaya, tüm etnik kökenler içerisinde garip bir “Milliyetçilik” duygularının kabarmasına vesile oldu. Dahası gerek Kürt, gerek Arap, her kesimin ortak bir Milliyetçilik tavır sergilemesine de; Bizzat şahit olmam, olayın ciddiyetini anlamama biraz daha yardımcı oluyordu.

 

Vatandaşlık için kimse makul bahaneler üretemiyor, ancak verilmemesi için çokça sebepler sayılıyordu. Son 1 yıl içerisinde yapılan terör eylemlerinde kimliği belirlenenlerin bir kısmının Suriyeli olması, balığı baştan kokutmaya yetmişti bile. Ak Parti’ye gönül verenlerin, bu tepkiler karşısında savunmasız durması en fazla 2 gün kadar sürdü. Cumhurbaşkanı’nın ifadesinin üzerinden 2 gün geçmişti ki; hangi kaynaktan servis edildiği belli olmayan bir plan teorisi ortaya atıldı.

 

Öne sürülen teoriye göre; Yeniden şekillenen Dünya haritasında herkes pozisyonunu almaya çalışıyordu. Amerika’nın Suriye’ye müdahale edeceği, ülkeyi eyaletlere bölerek bir bölümünü Esed rejimi, bir bölümünü IŞID için tahsis edeceği ve ülkenin Kuzey’ine de Kürdistan Devleti kuracağı iddia ediliyordu. Yine bu iddia çerçevesinde; Türkiye’nin de, ülkemizin Güney’inde kurulacak olacak Kürdistan hamlesinin önüne geçmek için pozisyon aldığı, Suriyeli mültecilere Türk Vatandaşlığı vererek daha sonra ülkelerine geri göndereceği, sonrasında ise Suriye halkının kendi rızaları ile referanduma giderek ülkelerinde kendilerine düşen bölgeyi Türkiye’ye bağlanması için oylama yapacağını söylüyorlardı. Hatta bunu ortaya atılmış bir söylemden ziyade, ekmek musaf derecesinde savunuyorlardı. Haliyle bu teori, tüm partililerin eline bir savunma kozu olarak geçmişti ve düne kadar can ciğer olan kardeşler, bugün Suriyeliler için tartışmaya başlamışlardı. Verilsin, verilmesin…

 

Ancak ben bizatihi bu konunun böyle olmadığını ısrarla savunuyor ve öne sürülenin sadece ve sadece bir ses kesme teorisi olduğunu düşünüyorum.

 

Çünkü; Gerçekten böyle bir plan olsaydı, hiçbir şekilde olayın iç yüzü kamuoyu ile paylaşılmaz ve konunun iç yüzü detaylandırılmazdı. Şayet böyle bir savunma planı var da, bizler şu an bunu konuşup tartışıyorsak, o halde bunu cephe aldığımız ABD’de biliyor olmalıydı. Attığımız her adımdan haberdar olan Birleşik Devletler’in, biz bu konuları burada konuşuyor iken sağır olup duymayacağına ihtimal var mıydı? Ve yine şayet plan gerçekten böyle olsaydı, Devletimizin tepesindekiler Amerika’nın bunu öğreneceğini bile bile olayın gerçek yüzünü bizlerle paylaşırlar mıydı? Bu yüzden Ak Parti gönüldaşları bunu savunadursun, bu olayın gerçekte böyle olmadığını milletçe çok kısa bir zamanda görmüş olacağımızı belirtmek istiyorum.

 

Zira bu fikrimi desteklemek adına; Birkaç yıl önce Gezi Parkı eylemleri esnasında günlerce süren olaylar ve yaşanan o kadar sıkıntıya rağmen, ülkenin neredeyse tamamı meseleyi birkaç ağaçtan ibaret sanıyorken, olayın perde arkası ve olayın arkasındaki aktörler, eylemler sonlandırıldıktan günler sonra açıklandı. Bu mücadele esnasında bile Sayın Erdoğan’ın ağzından bir tek kelime “Amaç” açıklaması duymayan bir millet, Suriye politikasında sergilenen mücadelede nasıl ilk duyduklarına inanırlar, anlamış değilim.

 

Kimse Başkanlık sistemini tartışmıyor artık. PKK ile güneydoğu’da gelinen son nokta nedir birkaç gündür bilmiyoruz. Temmuz ayı’na girmiş olmakla birlikte hangi meslek koluna ne kadar zam yapıldı bunlardan da haberdar değiliz. Zira gündem şu an Suriyelilere Vatandaşlık mevzusu.

 

Ben, bir şey bildiğimi iddia etmemekle birlikte, olayın gerçek yüzünün öne sürülen teori gibi olmadığını iddia ediyorum. Kaldı ki öyle olsa bile, önümüzde olası bir Başkanlık Sistemi için oylama varken, Sayın Cumhurbaşkanının da bile bile tepki çekmek istemeyeceğini düşünüyorum. 

 

Kaldı ki; Devlet Vatandaşlığı el altından vermek istese, birçoğumuzun da haberi olmayacakken, böyle bir şeyi Dünya’ya servis etmesi pek akla sığdırılabilir bir şey değil.

 

Demem o ki; Kimse kulislerden servis edilen tamamen saçma ve anlamsız o senaryo’ya inanıp da gerçekleri öğrenmekten geri kalmasın. Ecdadının kanıyla aldığı bu topraklara sahip olan bizlerin, ülkesindeki savaştan kaçarak gelenlere vatandaşlık vermesi, üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken bir meseledir.

 

Vatan, üzerinde asla hata yapılamayacak bir konudur ve vatan üzerinden tartışma açılması bile son derece tehlikelidir… 


(Yarın ÇILDIRMAK ÜZERE OLAN TÜRKLER..! (4) Başlığıyla “Vatandaşlık” konusunda diğer siyasi partilerin pozisyonu ne olmalı ve bu tartışmadan hangi kararla kazançlı çıkarlar? Konuyu değerlendiren köşe yazımızı yine bu köşeden okuyabilirsiniz)

 

 

ÇILDIRMAK ÜZERE OLAN TÜRKLER..! (1)

 

ÇILDIRMAK ÜZERE OLAN TÜRKLER..! (2)

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET