• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

SAMSUN SANA N'OLUYOR?

05 Aralık 2015 Cumartesi 19:00

Karadeniz’in incisi Samsun gözlerden düşmedesin! Bunu bil istiyorum. Her ne dem baksam, ya uyuşturucu, ya cinayet! Bu mudur yani? Oysa ki, ülkemizin bir Karadeniz’i kalmıştır yaşanabilecek diyorduk. Yanıldık mı?


Ben, Samsun’un da bir evladı olarak bu yazımı ülkenin en güneyinden, yıllardır ikamet ettiğim yerden yazıyorum. Aslında hiçbir şey sizin düşündüğünüz kadar kolay, hiçbir şey sizin hesap etmediğiniz kadar basit değil, bunu iyi biliniz!

 

Siz, Güney ve Güneydoğu’da ki savaşın, sadece etnik bir çatışmadan mı çıktığını düşünüyorsunuz? Ya da her şey sizlerin hafife aldığı kadar basit mi?



Söyleyin değerli Samsunlu hemşehrilerim; Kaç yıl oldu sokaklarınızda tanklar yürümeyeli? Kaç zamandır pazar yerlerinde başınızın üstünden kurşun geçmiyor, ne kadar oldu ölüm korkusuyla yaşamayı bırakalı?

 

Sanırım siz bunları hiç yaşamadınız! O halde Samsun halkı olarak yaşamamak için de gayret etmelisiniz. Gerek kısa süreli gelişlerimde, gerek takip ettiğim medya organlarında mübalağasız her gün uyuşturucu ekip biçenlerin haberini alıyorum. Hiç ummadığım kadar fazla, hiç ummadığım kadar pervasızca yapılan bu rezilliğin, Samsun halkı için ciddi bir tehlike olarak durduğunu bugünden belirtmek isterim. Bugün ülkenin güneyinde yaşananların temeli, 30 yıl önce atılmış olmasaydı; Belki de bugün hala güneydoğu’da yaşanan kardeş kavgasının önüne çok daha rahat geçilebilirdi. Bu topraklar uyuşturucu ile uyuşturulmuş, beyni ve benliği esir alınmış, tüm kötülükler beynine kodlanmış ve sahaya sürülmüş insanların varlığıyla karışmaya başlamıştır. İnsanlara kötülükleri ve yanlış düşünceleri tam 30 yıldır öylesine empoze etmişler ki, bugün bu yüzden kardeş katliamlarının önüne geçilememektedir. Etnik kimlik direnişi bu bölgede her daim kötülüğe kılıf olarak kullanılmış, kötülük her ne zaman kıskaca alınmışsa, her defasında “Kürtler, haklar” diyerek sıyırmıştır yakayı. Kaç Kürt gördünüz, kaç Kürt tanırsınız bilmem, ama ben bir Türk evladı olarak hiçbir zaman ülkesini yıkmaya çalışan bir Kürt görmedim. Arkadaşlık yaptığım bu uzun yıllarda da hiçbir Kürt kardeşimin zararını görmedim. Sen ne kadar müslümansan o da o kadar!



Bundan sebep, demem o ki; Uyuşturucu bir toplumun gençlerini hedef alır sadece. Önce alıştırılır ve müptelası edilir. Uyuştucuya endeksli bir beyin ise, her türlü kötülüğü yapmaya meyillidir!



Şimdi bütün bu gerçekler çarşaf gibi önümüzdeyken, Samsunun ne derdi var ki uyuşturucuyla uğraşıyor, anlamış değilim? Kardeş kavgası mı istiyorsunuz? Bir birini vuran kardeşler mi? Bomba sesleri mi? Suikastler mi? Saldırılar mı? Ne?



Zira bu saydıklarımın hepsi var zaten ülkemizin ciğerinde, yetmez mi? Siz bu işlerin bu kadar kolay olduğunu mu sanıyorsunuz? Bir şeyleri anlamak için, mutlaka yaşamak gerekmediğini düşünüyorum! O halde başta Samsun halkı olarak toplumca uyuşturucuya karşı dik bir duruş sergilemeniz gerekiyor. İçeni de, ekeni de, satanı da ihbar edip, görmezden gelmediğiniz takdirde toplumunuz temiz kalmış toplumlar olarak hayatını devam ettirecektir. Hemen her gün basına yansıdığı kadarıyla bile olayı ele alacak olursak,  maalesef Samsun’da tahmin ettiğimizden de çok uyuşturucu yetiştirildiğini yahut satıldığını anlayabiliriz. Hiç birimizin evladının yarına dair garantisinin olmadığı bir durumda, hiç birimiz “başımıza gelmezmiş” gibi davranamayız. Uyuşturucu illetinin toplumlara Terörist, Suikastçi, Canlı Bomba Elemanları yetiştirdiği gerçeği, bize toplum olarak uymamız gereken ödevi açıkça anlatıyor zaten.



Başta Samsun halkı ve Sivil Toplum Kuruluşları olmak üzere, Yerel yazılı ve görsel basının da desteklediği “Uyuşturucuyla Uyuşma” etkinlikleri tertip edilmeli, yürüyüşleri yapılmalıdır. Emniyet birimlerimizin, Cumhuriyet Savcılığımızın, Valiliğimizin ve Belediyemizin eş güdümlü ortak istihbarat / ortak operasyon girişimleriyle, uyuşturucu yetiştiriciliğinin köküne balta vurulmalıdır. Bunun yanı sıra Yeşilay, İl ve İlçe belediyelerinin aktif uyuşturucu kullanan bireylerin, sosyal etkinlik çalışmalarıyla topluma kazandırılması için ivedi girişimlerde bulunması gerekmektedir. Cinayet işlemenin ne denli berbat bir hal olduğunu, insan olanın insan öldürmeyeceğini belirterek bu konuya da atıf da bulunmak istiyorum. Zira hiçbir sağlıklı beyin, hiçbir temiz ruh bırakın insan öldürmeyi, aklından bile geçirmeyi tasarlayamaz.

Karadeniz her daim asil bir toplum olarak, ülkenin gönüllü askeri olarak güven vermiştir toplumumuza. Atatürk’ün mirası bu kadim kentin bir an evvel uyuşmadan silkelenmesi için, en kısa sürede gerekenlerin hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Birileri durumdan ders çıkaracaksa eğer, önce ülkenin doğusuna bakmalı. O zaman kardeş kavgasının, geri kalmışlığın, can korkusunun ne olduğunu anlayabilirler.

Yazımın başında da söylediğim gibi; Çünkü sizlerin hayal bile edemedikleri, bizlerin burada yaşadıklarıdır.

Kentinize ve gencinize sahip çıkın! Şehrinizi uyuşanlardan ve uyuşturanlardan koruyun…

Zira; kopan parmak yapışmıyor!

Sevgiyle…

İyi Düşün

Mehmet
05 Aralık 2015 Cumartesi 21:35

Uyuşturucu ve cinayet konusunda aynen katılıyorum. Bu Samsun nerdeyse her gün silahlı saldırı ve uyuşturucu haberleri ile gündemde. Lakin, HDP'ye bahsettiğin bölgeden az oy çıkmıyor. Malum partinin de gücünü nerden aldığını tüm Dünya biliyor. Atatürk Kurtuluş savaşı mücadelesinde Samsun-Amasya'ya Amasya'dan da Erzincan'a geçerken kimler Atatürk ve arkadaşlarına pusu atmaya kalkmış kimler kimlerle işbirliği yapmış Kurtuluş savaşı mücadelesinde kimler arkadan vurmaya çalışmış Tarihi incele.......

2 Beğendim
3 Beğenmedim
 
Yanıtla
TÜM YORUMLARI GÖRÜNTÜLE

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET