• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

SİZE KODAMAN DİYEBİLİR MİYİM?

24 Haziran 2016 Cuma 14:49

Türk Dil Kurumunun en yalın ifadesiyle; “Para veya makam sahibi” olarak tanımlanan kimseye verilen isimdir “Kodaman”…

 

Paralı yahut makam sahibi kişiler, her daim bir rekabet ve çekişme içinde olmuşlardır. Bu bazen ticari bir rekabet olarak karşımıza çıkarken bazen de itibar kavgasına bürünmüştür haliyle. Tablo bu olunca da, her daim bir karşı propaganda ve tez çürütme çabaları üretilmiştir taraflarca. Sen bana, ben sana…

 

Efendim bu kısa girişten sonra konuyu “Gazete(ci)lere” bağlamak istiyorum. Birkaç zamandan bu yana, Samsun Yerel Basının da tek gündem, “Hangi gazete kimindir, kim kimin arkasında, kim kime ne vermiş?..” şeklindedir. Bir bakıyorsunuz bütün gazeteler söz birliği yapmışçasına aynı anda bir kurumu markaja almışken, bir de bakıyorsunuz aynı gazete(ci)ler bir birine saldırmaya başlamış. Biri çıkıp “Şu gazete X Belediye Başkanınındır” derken, bir öteki çıkıp onun arkasındakine saldırıyor.

 

Öyle ki; Bu işe Belediyelerin Basın Danışmanları bile müdahil olmuş durumda. Kapalı kulisler, gizli görüşmeler… Sonra da ayan beyan manşete taşınan perde arkası haberleri…

 

Şunu belirtmek gerekir ki; Gazeteler de kamu yararına hizmet eden birer ticari müesseselerdir ve elbette ki böyle bir işletmenin sahibi olmak için de güçlü olmak gerekir. Makam veya Para tartışmasız bir güç olduğu için, işletme sahiplerinin bu ikisinden birine sahip olmaları da kaçınılmaz bir gerçektir.

 

Fakat sorun şu ki; yazının da başında belirttiğim gibi konu “Üzüm yemekten geçip bağcı’ya gelince” meselenin özü değişiyor. Kantarın topuzunun tam ortada durması gerektiğini düşünüyorum.

 

Öyle bir Samsun olsa ki; Ne Gazete(ci)ler sahibi olduğu kimseden güç alarak haber yapsa, ne de ötekiler sırf sahibinden ötürü saldırsa. En büyük sahip “Halk” değil midir oysa?

 

Kimseye nutuk atmak, işini öğretmek gibi bir niyetimiz elbette ki olmayacaktır. Bu yazıdan kastımız naçizane kendi görüşümüzü paylaşıp, görmek istediğimiz manzarayı izan sofranıza sunmaktır. Elbette ki gerisi sizlerin bileceğidir.

 

Konu ne olursa olsun herkesin karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde işini yapması ve gerekirse bir birini eleştirmesi daha tabii olacaktır. Diğer şekliyse can sıkar…



Bu arada; hiç kimsenin veya hiçbir kurumun “Vurun Kahpeye” misali, mimlendirilerek linç saldırılarına alınmasını elbette ki hem insani hem vicdani hem de ahlaki değerlere sığdıramam. Kişi o’dur ki; Her kurumun yahut her kişinin iyi yönlerini de kötü yönlerini de gündeme taşıyıp eşit bir şekilde eleştirebilmelidir. Diğer türlüsü “Art niyet’e” girer ki, bu da yoldan sapmak olur.

 

Samsun Belediyelerinin çoğunluğunun yerel basınla yumak haline gelmesi, elbette ki olmaması gereken bir durumdur. Herkes çizgisini korumalıdır ki; Basın’da her türlü eleştirebilmeli ve halka bilgiyi doğru şekliyle verebilmeli.

 

Bunlar şüphesiz şahsi temennilerim. Fakat ne kadarı gerçekleşir bilinmez. Çarpışanların her biri güçlüyken ve her biri bir ötekinden öç almaya çalışırken konu nereye gider kestirilmez. Bilinen tek gerçek var ki, Kodamanların savaşında ezilen hep halk olur.
 

Sahi; Size Kodaman diyebilir miyim?

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET