• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

15 HAZİRAN DARBE GİRİŞİMİ 1960 DARBESİNE AYNEN BENZİYOR

17 Temmuz 2016 Pazar 16:56

Bu günlerde insan nedir hayvan nedir ben de karıştırmaya başladım.


Şurası bilinmelidir ki;


Türk Milletinin yüzde 10'un altındaki marjinal (sol-sağ) görüşlere sahip kişiler dışında tamamı ittifak halinde vatanını, milletini, bayrağını sever, Türk silahlı kuvvetlerini evladı gibi sevip saygı duyar.


Peki neden kaynaklanıyor bu TSK'ya olan sevgi ve saygı ?


Çünkü bu teşkilata vatanı, milleti ve DEVLETİ koruma görevi verilmiştir de onun için.


Millet olmazsa Devlet olmaz, Devlet olmazsa Millet esaretten kurtulamaz.


Kaç bin seneden bu yana Avrupa ve Asya'da sayısız Türk Devleti kurulmuş olmasının yegane sebebi budur. Kurulmuş olan sayısız Türk Devleti sebebi iledir ki Türk Milleti varlığını devam ettirebilmiş, müşerref olduğu İslam dini ile de bu varlığını anlamlandırıp perçinlemiştir.


Bu nedenle BAYRAK ne ise EZAN'da odur bu millet nezdinde.


Asker ya da bir başkası tarafından yapılan olan her darbe, görüntüde hükümete yapılmış gibi gözükse de ASLINDA DEVLETE karşı yapılmış bir isyan hareketidir.


İşte bu noktada DEVLETE SAHİP ÇIKMAK İÇİN BAYRAK ve EZAN birleşmenin ve karşı durmanın birleştirici unsurudur.


Bazıları “neden ezan ?” diye soruyorlar. 


Devlete karşı yapılan bu menfur hareket karşısında ezanlar okunmayacak da ne zaman okunacak ? 


Efendim darbe böyle olur mu ? deniyor. 


Doğrudur. Ne 12 Eylüle, ne de 28 şubata benzemiyor. Ama 1960 darbesine aynen benziyor işte.


Tamamına yakını alt rütbelerden oluşan bir avuç (40 kişi) subayın yaptığı 1960 darbesi TSK’nın büyük bir kısmının sessiz kalıp sonradan destek vermesi sonucunda “başarılı” oldu.


56 yıl önceki vatandaşlarımız devlet karşısında daha munis ve daha anti siyaset yapılı olduğu için hiç kimse sokağa çıkamamış ve tek yayın organı TRT ele geçirilince yurt çapında iletişim diye bir şey de kalmamıştı.


Darbeciler birlikte hareket (darbe) ettikleri kendi silah arkadaşlarını tasfiye etmekle işe başladılar işe. 


“Başarılı” olan darbeciler 27 mayıs 1960 tarihinin adına “devrim” deyip insanlara bayram olarak kutlattı 1980 yılına kadar.
Mevcut genel kurmay başkanı ve kuvvet komutanlarına hakaret ve işkence ettiler.


TSK subay-astsubay kadrosunun neredeyse yarısını resen emekli ettiler..


Yargıda görevli hakim ve savcıların yarısını resen emekli ettiler..


Darbeciler “daimi senatör” icadıyla parlamentoda 1980’e kadar varlıklarını sürdürdüler. Başbakan Adnan Menderes’e yapılan insanlık dışı muameleyi bilmeyenler açıp öğrensinler. 


Türkiye’nin dört bir tarafından toplanıp kamplara doldurulan insanların kimler olduğunu da okuyup öğrensinler. 12 eylülden sonra sağçı-solcu ayırt etmeden herkese (yazmaktan utanıyorum) işkencenin her çeşidini yapanlar da emir komuta içindeki askerlerdi.


Evet darbeler aynen böyle bir şeydir işte.


Başarılı olursa vatandaşı insandan bile saymayan,


Başarısız olunca da Talat AYDEMİR gibi idam sehpasına çıkarılan bir zihniyettir. 


“Yav darbe böyle mi olur ?” demeye devam edin bakalım.


………….


Saymakla bitmez olaylardan birkaç örnek vererek sözümüzü noktalayalım.


-Şimdi gözünüzün önüne her türlü hakaret ve işkenceye maruz kalmış bir başbakan Adnan MENDERES’i getirin.


-Yine gözünüzün önüne darbeci subaylar tarafından dövülüp tekmelenen ve hakaret edilen dönemin genel kurmay başkanı Rüştü ERDELHUN’u getirin.


-Ve günümüze gelirsek; 


Boğaz köprüsünü 500 civarında asker ve tanklarla kapatan askerlerin tepki için köprüye yürümek isteyen halka ateş açtığını, bir çok insanın öldüğünü, aralarında bir baba ve 16 yaşında oğlunun da bulunduğunu, bu halkın açılan ateşe ve ölümlere rağmen askerlerin üstüne yürümeye devam ettiğini, daha sonra gelen polislerin de desteğiyle askerlerin teslim olmak zorunda bırakıldığını, teslim olan askerlerin bir kaçını halktan bazılarının tekmelediğini, dövdüğünü gözlerinizin önüne getirin.
ŞİMDİ söyleyin bakalım 


Bunlardan hangisi hayvan, hangisi İnsan ?


Tasvip ettiğim sanılmasın, asla.


Gencecik 20 yaşındaki er'lerin insan olarak görüldüğü kadar bu aziz milletin de insan olarak görülmesi icap eder..


Ama “YETER” noktasına gelip de sokağa dökülen kalabalıklardan hele de tahrik edildiğinde centilmenlik beklenemez.
Bu millet TSK’YI el üstünde tutuyor ve tutmaya devam edecektir.


Ancak 


TSK’nın itibarsızlaşmasının suçlusu asla vatandaş veya siyasi partiler değildir. 


Darbe geleneği ve Darbeci ruhlu kendi mensuplarıdır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET