• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

KIYI GÖRÜNMÜYOR ARTIK…

13 Haziran 2012 Çarşamba 14:37

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) “Karasu Kıyı Alanı Kıyı Daralması  Raporu” hazırlamış.Rapor,  ülkemizde enerji , kentleşme, çevre gibi konular üzerine uygulanan politikalar ve yaşanan sorunları kapsıyor.Sorunların tespiti ile çözüm önerileri, bir meslek örgütü yaklaşımı ile kamuoyu ile tartışmaya açılıyor.

Benzer çalışmayı , yine TMMOB İl Koordinasyon sekreteryası  tarafından Kasım 2008 ‘de  Samsun’da düzenlenen ”Kent Sempozyumu” nda  izledik.Prof. Dr. Ömer YÜKSEK (KTÜ Müh. Fak. İnşaat  Müh. Bölümü) tarafından hazırlanan “Samsun’un Batı Kıyılarındaki Erozyonların İncelenmesi”  başlıklı sunumu, yapılan yanlışların nelere mal olduğunu  gösteriyordu bizlere.

Hem TMMOB’nin raporundan  hem de Prof. Dr. YÜKSEK’in bildirisinden anlıyoruz ki; yaşamı kolaylaştırma adına yapılan yatırımlar eğer, yanlış planlanıyorsa, yanlış yer seçimi yapılıyorsa geriye dönüşü olası olmayan hasarlara da neden olabiliyorlarmış.

Prof. Dr. YÜKSEK; Kızılırmak Deltasında yaşanan değişimleri inceleyerek, çözüm önerilerini de sunuyor bildirisinde. Kıyılardan aynı miktarda malzeme ayrılıp, aynı miktarda malzeme geldiği sürece erozyon veya herhangi bir yığılma olmaz.Fakat herhangi bir sebepten dolayı gelen malzemenin azalması erozyona yol açar. Yani , deltanın erimesine neden olur, diyor.

Bilindiği gibi; Kızılırmak Deltasındaki bu erozyonu önlemek için kıyıda mahmuzlar inşa edildi.O bölgede erozyonu önleyen mahmuzlar, daha sonra doğuya doğru erozyonun yayılmasına neden oldu.

Kızılırmak Deltasının erimesinin nedeni, Kızılırmak üzerinde yapılmış olan Altınkaya, Derbent, Hirfanlı, Kesikköprü, Kapukaya, Çubuk 1 ve 2  HES’leridir.Barajlar , yenilenebilir enerji kaynağı olan su ile elektrik üretimini sağlamakta, yaşamı kolaylaştırmaktadır.Ancak , Kızılırmak’ın getirdiği katı malzemenin de azalmasına neden olduklarından Kızılırmak Deltası erimesini sürdürmektedir.

Yapılan tespitlere göre; Kızılırmak’ın taşıdığı yıllık katı madde miktarı barajların yapımından önce 1960 yılında 23.1 Milyon Ton iken, bu rakam Hirfanlı Barajının devreye girmesiyle birlikte 18 Milyon Ton’a düşmüş.Katı malzeme miktarı zamanla hızlı bir azalma göstermiş, Altınkaya (1987) ve Derbent (1991) barajlarında su tutulmaya başlandığında 0.46 Milyon Ton’a gerilemiştir.Eriyen deltanın kıyı erozyonunu durdurmak için yapılan yeni mahmuzlar da kendi bölgesini korumuş;  ancak, bu defa da erozyonun doğuya ilerlemesine neden olmuştur.Ondokuzmayıs İlçesi Dereköy Beldesi kıyısında yapılan balıkçı barınağı ise Dereköy ve Taflan Beldelerinde  kıyı dengesinin bozulmasını hızlandırmıştır.Balıkçı barınağı sözüm ona bölge insanının yaşamının kolaylaştırılması için yapılmıştı. Fakat , geri dönülmez kıyı faciası ile karşı karşıya kalınmıştır.Facianın durdurulması için tekrar yeni mahmuzlar yapıldıysa da , erozyon doğuya doğru ilerlemesini sürdürmüş ve MEB,PTT,Sağlık Kampı  ile Maliye Kampı sahillerinin tamamen yok olmasına neden olmuştur.

Kıyı erozyonu ; burada da durmamış, yeni mahmuzlar yapıldıkça doğu istikametindeki kilometrelerce sahili yutmuştur.Özetle; yenilenebilir enerji kaynağı olan Kızılırmak’ın üzerine,  suyundan elektrik enerjisi elde etmek için barajlar yapılmış, katı malzemeleri tutan barajlar Kızılırmak Deltası’nın erimesine sebep olmuştur. Dereköy  balıkçı barınağı balıkçılığın gelişmesi için yapılmış olsa bile yanlış planlandığından kıyı dengesinin bozulmasına yol açmıştır.

Bu gelişmelerden ders alınmamış olmalı ki; benzer yanlış Tekkeköy sahillerinde tekrarlanmış.Yıllardır getirdikleri alüvyon malzeme ile Tekkeköy’ün sahilini oluşturan iki derenin önünü , sözüm ona tersane yapıyoruz diyerek   bir mendirekle kapatmışlar. Derenin birinin  getirdiği malzeme, bin metrelik dalgakıranın içini  daha şimdiden doldurmuş.

Sonuç olarak ; fayda beklediğimiz baraj veya tersane gibi yatırımlar, eğer yanlış planlanıyorsa, yanlış yer seçimi yapılıyorsa doğaya zarar veren yapılara dönüşebilmektedir.

O halde, hangi yatırımı yaparsak yapalım, akşam karar verip sabah uygulamaya koyan mantıksızlık yerine iyi düşünülerek planlanan ,oluşabilecek  olası zararların giderileceği önlemlerin daha işin başında alınması yeterli olacaktır.Bunun için de bilime ve bilim insanlarına biraz kulak vermemiz gerekmektedir.

Doğa ile oynamak tehlikelidir.Doğa; ondan aldıklarınızı, bir gün gelir sizden geri alır.Bu ülkenin kıt kaynakları ile yapılan yatırımların yarattığı olumsuzlukları yine bizim vergilerimizle gidermeye çalışmak, akıntıya kürek çekmeye benzer…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET