• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

GÜNÜMÜZ HASTALIĞI: YALAKALIK

19 Eylül 2014 Cuma 13:36

Öncelikle insan omurgalı olmalı bu hayatta…

Şöyle kendine bir bakmalı sonra akşam yatağına girdiğinde “Acaba bu ben miyim?” diyebilmeli,

Sonra gözlerini kapatıp “Evet, bu benim, benim kimliğim, şahsiyetim ve benim için değerli olan her şey için bugün çaba harcadım ve onları korumakta, kollamakta başarılı oldum” diyebilmeli.

Diyorsa sıkıntı yaratacak herhangi bir durum yok, yatıp uyuyabilir huzur içinde.
Ama ya diyemiyorsa;
Ya bugün belim ne kadar ağırmış diyorsa, 
Gözlerini kapattığında yaptıkları aklına geliyorsa,
Kimisinin hakkına tecavüz ettiyse, 
Söz verip yerine getirmediyse, 
Hak etmediği halde bazılarına övgüler düzdüyse, 
Yapmaması gereken şeyleri sırf “göze geçmek” için doğru olmadığını bile bile yaptıysa,

Ya da hayatında ki acabaları göz ardı edip makam, mevki için sosyal bir statü kazanmak için ona göre yapılması imkânsız gibi görünen çirkin şeyleri yaptıysa,
O zaman uyumalı mı o insan? 

Veya huzurlu uyuyabilir mi?
Eğer bu kişi her şeye rağmen uyuyorsa o zaman bu sanatı iyi yapıyor demektir. Yani “Yalakalık” onun için kötü bir şey değil, onun için günlük hayatın bir parçasıdır. 
Yapılan, ona bir sanatmış gibi gelir.
Yalakalık diğer bir deyişle dalkavukluk günümüzde çok kullanılan ama kimsenin kendine yakıştırmadığı, yapsa dahi kendince kabullenilmeyen bir davranış türüdür. İnsanlar yaptıkları bu davranışı gayet normal karşılarlar. Çünkü onlara yaptıkları doğru gelir. 

ABD’de ki Brown Üniversitesinde yapılan bir araştırma geçenlerde Neuroscience dergisinde yayınlandı. Yapılan araştırmanın sonuçları çok çarpıcı, araştırmaya göre insanlar doğuştan yalaka doğuyorlarmış, Bazı insanlar yalakalık geniyle doğuyor yani araştırmaya göre. Beynin bir yanı söyleneni yaptırıyor, diğer yanı tecrübelere dayalı hareket ettiriyor. Darp32 adlı geni taşıyanlar sadece söylenenleri yapmaya endeksli, sadece beynin bu kısmını kullanıyorlarmış.

Araştırmalara konu olan “Yalakalık” öyle basite indirgenecek bir kavramda değil aslında. O gözü sürekli aç olan “Mide” organına iki lokma daha fazla girsin diye öne arkaya eğilip, sağa sola yalpalanmamalı adam. Dikkat ettiyseniz cümlenin sonu “ADAM” la bitti,yani adam olan zaten bunu yapmamalı. Gerçek adam  “Alkışsız”,”Pohpohsuz” yaşamayı bilmeli. İnsan “ADAM” olmalı yani. 


Bahsettiğimiz “ADAM” profilini günlük hayatta bulmak o kadar çok zorlaştı ki, eğer kişi herhangi birisinden bir çıkarı olduğunu düşünüyorsa bu kişilere karşı bu sanatı hiç çekinmeden kullanıyorlar. Lakin kişilik erozyonu yaşadıklarının farkında değiller. Kendi çıkarları için insanlara kazık atmada üstlerine yok. 

Artık o kadar bencilleşmiş ki, insanlar iki kuruş daha fazla kazanmak için her şeyi göze alabilir hale gelmişler. Bu da onların çok kişi tanımasına rağmen yalnızlaşmasına sebep oluyor. Böylece hayat onlar için çekilmez hale gelebiliyor. Aileleriyle bir araya gelememek veya bir şey konuşup, paylaşamamak, kendini küçük görmek, yalakalık yaptığı kişilerin onları bir müddet sonra tanımayınca yaşadığı psikolojik travma gibi “Yalakalık Hastalığının” yan etkileri vardır. Bunları aşmaları kolay değildir. 

ilacını bulan köşeyi döner

eminnn uzun
19 Eylül 2014 Cuma 14:20

çok beğendim özetlemişin evet günümüzün hastalığını ama bunun tedavisi içinde uğraşmalı insan hele ilacını keşfeden varya köşeyi döner kısa sürede okadar çok ihtiytacı olan varki o ilaca çünkü kabullenmiyo yaptığı yalakalığı en azından onu anlarsa sayılar azalır belki

5 Beğendim
0 Beğenmedim
 
Yanıtla
TÜM YORUMLARI GÖRÜNTÜLE

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET