• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

KADİR’İN KADRİNİ BİLMEK

25 Ağustos 2011 Perşembe 17:36


 
Bu yıl 26-ağustos 2011-cumayı,cumartesine bağlayan gece, Kadir Gecesini idrak etmiş olacağız. Malüm, 26-ağustos 1071 ecdadımızın Malazgirt zaferiyle anadolu’ya da girdikleri tarihtir. Sultan Alparslan ve kahraman ordusunun kendisinden çok ama çok büyük ve mağrur olan Diyojen’in ordusunu hezimete uğrattığı böyle mübarek bir Cuma günüydü.
 
İlahi bir tevafuktur ki, o zafer Cuma günü kazanıldı. Sultan Alparlan ordusuna çok veciz ve şehadete hasret yüklü bir konuşma yaparak orduyu zafere hazırladı ve sonunda da Allah’ın lütfuyla muzaffer oldu. C.Hak öyle bir günün sene-i devriyesinde bizlere, içerisinde kadir gecesinin bulunmadığı bin aydan daha hayırlı bir geceyi idrak ettirmiş olacak. 30-ağustos-1922 tarihinde kazandığımız büyük zaferin sene-i devriyesinde de Ramazan bayramını idrak etmiş olacağız. Yani milli tarihimizin altun sahifeleriyle, dini hayatımızın müstesna gün ve gecelerini bu yıl bir arada idrak edeceğiz. Bu güzellikleri bizlere bahşeden C.Hakk’a sonsuz hamd ve sena ediyor, kadir gecemizle bayramımızı en huzurlu ve hayırlı bir şekilde eda edebilmeyi diliyorum.
 
Hep söylenir ; yaşadığınız her güzelliği,ibadeti,namazı,orucu,haccı, mübarek gün ve geceyi ömrünün son güzellikleriymiş, sanki ona bir daha kavuşamayacakmışsın gibi yaşa. Bilinmez ve görmez misin ki, nice sevdiklerin geçen yıl tattığı bu haz ve güzelliği bu yıl tadamadı. Şu anda o aramızda yok. Belki sen de gelecek yıl aynı nimetleri ve güzellikleri yaşayamayacaksın?!... O zaman şairin; “ Dem bu demdir, dem bu dem..” Yani; “Zaman bu zamandır, zaman içinde bulunduğun zamandır, onu en iyi şekilde değerlendirmeyi bil..” dediği gibi algılamaya çalış.
 
Kadir Gecesinin önemini kavrayabilmek için ondan bir önceki sure olan Alak Suresinin ilk beş ayetine dikkatlice bakmak gerekir. Kur’an-i Kerimdeki tertibe göre Alak 96. sırada, Kadir suresi de 97. sıradadır. Kur’an’ın iniş, yani nuzül sırasına göre ise, birinci sırada Alak, yirmi beşinci sırada da Kadir suresi yer almaktadır. Miladi 610 yılının ramazanında Hira Nur Mağarasında Kur’ani anlamda itikafta (Bakara.187) bulunan Peygamberimiz Hz.Muhammed Mustafa (sav) Efendimize Cibril-i Ekber’in getirdiği ilk vahiy, alak suresinin ilk beş ayetidir.
 
Bu gece kendisine Kur’an’ın ilk ayetleri nazil olmaya başlamış, Cebrail’e; “Ben okuma bilmem ki!..” cevabını veren Efendimize;” Yaradan Rabbinin adıyla oku! O, insanı aşılanmış yumurtadan yarattı. Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.” (Alak,1-5) ayetleri inmeye başlamıştır. Dolayısıyla Kadir gecesi, tebşirat-ı risaletin de yapılmış olduğu, Efendimize peygamberliğin verildiği bir gecedir.
 
Bu ayet-i Kerimelerde üç kelime öne çıkmaktadır. İKRA’ ; Okumak,
 
ALLEME; Bilmek,bildirmek,öğrenmek, KALEM; Yazmak, yazma aleti . Alleme ile İkra’ kelimeleri ikişer defa tekrar ediliyor. Keza, HALAKA;Yaratmak sözü de iki defa tekrar ediliyor. Bu, Yaratanı tanı, tanımak için oku! Okumak için yaz-kalem-ve bilinmesi gerekeni bil!...
 
Kainatta, Allah’ın düzeninden başka hangi sistemde böyle bir kavram, bilmek, okumak, idrak etmek gibi temel değerler öne çıkmıştır?... Bu yüce dine adavet besleyenler de her halde bu evrensel mesajından dolayı onun gücüne karşı koyma zilletine düşmüşlerdir. Onun için şair;
 
“Kitap sızlar, kitap sızlar,
 
Kalem ağlar,kitap sızlar.
 
Son kitabın ilk emrine
 
Düşman oldu kitapsızlar…” diyerek, Kur’an değerlerine karşı çıkanları en ağır bir şekilde yermiştir. Her hal-ü karda “Oku!..” emrinin muhatabı olan bizler, başta Kur’an-i Kerim olmak üzere okuma özürlü bir toplum haline geldiysek, bu ramazanda kendimizi çok ciddi anlamda sorgulamamız gerekmez mi?
Milli şairimiz merhum M.Akif Ersoy, Veteriner hekim olduktan sonra, tam yirmi beş yaşındayken Hafız-ı Kur’an oluyor. Kur’an’ı adeta Fatiha gibi ezbere okuyabiliyor. O gün Kur’an’la daha çok hem hal olduğu halde, toplumun Kur’an’la ilişkisini tasvir ederken;
 
“ Öyle bir kavim ki, Aşık Ömer’i ezberler,
 
Kur’an’a geldi mi sır, sıkılmaz da heceler.” Durumun vehametini biraz daha tasvirde ileri giderek;
 
“ Bu havalidekiler çok yaya kalmışlar dince,
 
Öyle Kur’an okuyorlar ki, sanırsınız Çince…”
 
Bu günün toplumunu görse, cami cemaatinin bile en az %80’inin Kur’an okumayı hiç bilmediği gerçeğini müşahade etseydi, acaba neler yazar, hangi beyitlerle toplumu tanımlardı.
 
C.Hak Kadir Suresinde bizlere şöyle hitap ediyor; “ Şüphesiz biz onu (Kur’an’ı) kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin! Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.” (Kadir Suresi, 1-5)
 
Kadir gecesinin kadrini bilmek isteyenler, Kur’an’ın nazil olmaya başladığı bu geceyi gerçek manada idrak etmek istiyorlarsa Kur’an’ı okumaya, anlamaya ve onun bize emrettiği hayat tarzını içselleştirmeye gayret etmelidir.
 
Bu idrak ve şuur içerisinde yaşayacağınız bir Kadir gecesi geçirmenizi diliyor, kadir gecesiyle ilgili şiirimle sizleri baş başa bırakıyorum;
 
            KADİR GECESİ
 
“Biz indirdik Kur’an’ı o kadir gecesinde,
Sen nereden bilirsin, ne var onun içinde?
O Kadir gecesi ki, hayırlıdır bin aydan,
Melekler ve ruh iner, ok gibi fırlar yaydan.
 
Rablerinin izniyle her şey için inerler,
Tulu-u fecre kadar, esenlikler dilerler…”
Kadir böyle bir gece, kadrini bilmek gerek,
O gece yer yüzüne iner sayısız melek.
 
Hangi ibadeti sen o gece yapıyorsan,
Meleklerden aynısı, edilir sana ihsan.
O gece geldi ferman, o gece indi Kur’an,
“Oku!. Benim ismimle, söyledi Yüce Rahman.
 
Dalga-dalga yayıldı Hira’dan yükselen ses,
Sadece O ve Cibril, ne bir sada ne nefes…
Hira vahyin mihrabı, orası Cebel-i Nur,
Doğdu asr-ı saadet, ordan yayıldı huzur…
 
O gece Nur Dağında ne varsa geldi vecde,
Taşlar,ağaçlar,kuşlar Rahman’a yaptı secde.
Vahye muhatap olmak, Peygamberlik müjdesi,
İlk ayet ve nübüvvet,gece;Kadir Gecesi…
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET