• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

SURİYE’DE YAŞANANLAR

09 Ağustos 2011 Salı 19:39



Yakın bir geçmişe kadar vilayetimiz olan Suriye, esas itibarıyla bizden bir parça, candan özge bir candır. Biz Suriye’yi Hz. Muhammed (sav) Efendimizin devr-i sababetlerinde katıldığı ticaret kervanlarından beri duyar, sever,bağrımıza basarız. Şam’ı, nam-ı diğer Dımaşk’ı, büyük bir aşk ve muhabbetle orada yatan Bilal-i Habeşiler, yüzlerce sahabi, binlerce evliya ve yüzbinlerce Allah dostundan dolayı severiz.

Bu milletin Suriye’de dünü ve dünleri var… Bugünü, bugüne ait ve bizleri yarınlara taşıyacak silinmez, tarihe hak edilmiş hatıraları var. Esasen mü’minler olarak bir vücudun azaları gibi değil miyiz? Allah Rasulü (sav) öyle buyurmuyor mu? O azalardan birisi rahatsızlık duyarsa diğeri onu nasıl hissetmez? Gözünüz sancı çekse, dişiniz ağırsa, bacağınız, kolunuz, hulasa diğer azalarınız o sancıyı nasıl duymaz?!.. Biz onun içindir ki, Suriye, Somali, Sudan, Filistin, Irak, Afganistan, Çeçenistan, Bosna, Kosova, Kafkasya ve balkanlarda yaşanan her dramda oradaki insanla ağladık, onların ızdırap ve elemleriyle yattık, o ızdırap ve kahırla kalktık.

Hep şunu demedik mi ; Allahım!.. Niçin Müslümanlar arası daima fitne kazanı kaynatılıyor ?!.. Niçin Müslüman olmayanlar da, Müslümanlar da hep Müslüman kanı akıtmaya sevdalı hale getirilmiş?..

Bosna’nın ağıtını biz yakacağız, Yemen’in hicran türkülerini biz söyleyip, biz ağlayacağız!.. Filistin’in yasını biz tutup, gerektiğinde dillerde pelesenk olan “van minut!..” ü biz söylemeye mecbur olacağız! Elbette bunlar ve fazlası bizim İslami, imani ve insani borcumuzdur. Bundan hiç birimiz zerre kadar yüksünmeyiz bile.. Ama sormamız gereken şu değil mi ? Niçin hep değirmen bize düğün ellere düşüyor… Hani malüm hikayedir; Bizim uyanık Temel, biraz saf olan kardeşi Dursun’a der ki ; Ula Dursun biliyusun yarın bizum deremen nobetumuz var. Hem de mahallede Fadime’nun duğuni var. Birumuz duğune, birumuz da deremene gidelum. Elbet bunlarun ikisi de aynı değıldur. Kura atalum. İstersan sen deremene git ben duğune gideyim, istersen ben duğune gideyim sen deremene git!.. Dursun biraz düşünür ve Nasi, nasi?.. Bu nasıl kuradur hep duğun sana deremn bana düşeyi…

Şimdi dikkat edilirse tüm bu senaryolarda hep değirmen nöbeti bize, özellikle İslam alemine, düğün dernek de onlara silah satma yarışında olan batılı gayr-i Müslim güç ve ülkelere düşüyor. Bunu söylerken İslam dışı toplumlara karşı bir adavet ve kin tahrik amacı gütmüyorum Ama, üstadı tabiriyle maktaından keserek ortaya koyduğumuz fotoğraf tamı tamına bu gerçeği ortaya koyuyor.

Arap baharı diye adlandırılan Afrika ve Ortadoğu ülkeleri serüveninde batının tutarlı, samimi en küçük bir yaklaşımını gördünüz, duydunuz mu ? Bundan birkaç sene evvel ABD Dış işleri Bakanı Konzalese Rays, Ortadoğudaki tüm ülkelerin haritalarının yeniden çizileceğini söylememiş miydi?
Böyle hesaplanıp-çizilmeye çalışılan haritada Suriye’nin pozisyonu nedir? Somali’ye hangi misyon biçilmiş, Cezayir ve Tunus’un geleceğine dair hangi hesaplar yapılmaktadır?... Yemen yeniden mi bölünmek isteniyor?! Sudan’ı ikiye bölerken hangi hesaplar düşünülmüştür? Bütün bu ülkeleri bölme, çıkarma ve parçalama metoduyle sömürmek isteyen batılı güç odakları niçin Kıbrıs’ın iki ayrı devlet olarak varlığını kabule yanaşmamaktadırlar?!.. Türkiye’yi, PKK terörünü açıkca destekleyip ikiye bölmek isteyenler, İmralı’daki eşkıya başı ve Kandil’deki uzantısına bizim haklı ve hak ettikleri müdahalemize engel olmaya çalışmaktadırlar?

Suriye olayları “Tavşana kaç, tazıya tut” diyen, tıpkı vaktiyle Saddam’ı Kuveyt’e saldırtan ABD ve batı tezgahının çok çirkin, sahtekarlık dolu bir kopyasıdır. Ortadoğuda gittikçe güç ve itibar kazanan Türkiye’nin itibarsızlaştırılması için hazırlanan bir tezgahtan başka bir şey değildir. Beşşar Esad ve ailesi bu iş için en az Saddam kadar müsait bir figürandır.

Türkiye akl-ı selim ve çok kuşatıcı bir iradeyle işin üstesinden gelmeye çalışmalıdır. Allah hem ülkemizin, hem de tüm İslam aleminin yar ve yardımcısı olsun. Bu konu zannederim, özü itibarıyla Sayın Başbakan’ın dediği kadar iç meselemiz olduğu gibi, aysberkin görünmeyen yüzünü hissedip, uluslar arası güzel bir hesapla çözümüne katkı sağlanacak öneme haizdir. Allah yanlış yaptırmasın.. 

Kalın sağlıcakla, Allah’a emanet olunuz…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET