• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

19 MAYIS TARTIŞMALARI

21 Ocak 2012 Cumartesi 16:08


19-Mayıs 1919, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının, milli mücadele ateşini Anadolu’da tutuşturmak üzere tarihi bir çok belge ve karineye göre görevlendirildiği, bugüne kadar öğretilen resmi tarihin iddia ve beyanlarına göre İstanbul’u gizlice terk edip Samsun’a çıktığı önemli bir tarihin miladı olarak tanıyor ve idrak ediyoruz.

Bu millet için ve hatta dünya tarihi için önemlidir diyorum. Çünkü bir millet adeta küllerinden yeniden doğuyor. Anadolu bin yıldır taşıdığı cevherini, kalbinde koruduğu imanını, hürriyet ve bağımsızlık aşkını önüne düşebilecek aynı değerleri paylaşan her liderle yapabilecek noktadaydı.
  
Nitekim M.Kemal Paşa da aynı değerler üzerinden yürüyerek Samsun,Havza, Amasya, Erzurum ve Sivas’ta milletin manevi dinamiklerini öne çıkararak işe başlamış, dini liderleri, müftü ve kanaat önderlerini ziyaret ederek, birinci meclis dahil onları hep toplumun önünde tutmuştur. Nitekim TBMM’nin 23-Nisan 1920 Cuma günü Hacı Bayram Camiinde okunan Kur’an ve Buhari hadisleri hatimleriyle açılması da bunun en sarih delilidir.
 
Dolayısıyla 19-Mayıs-1919 bizi 23-Nisanlara, Türkiye Büyük Millet Meclisine, 29-Ekim 1923 Cumhuriyetin Kuruluşuna, bu yolda yaşanan sayısız muharebe, yüz binlerle şehid, zaferlerle taçlanmış onca gazaya sahne olmuştur. Toplumların dini kutsalları, mübarek gün ve geceleri olduğu ve olabileceği gibi, milli, tarihi gün ve geceleri de olabilir, olmalıdır da...
 
 
 
Cumhuriyet dönemi idrak edilen milli günlerimizin bir çoğu, olaylardan hayli zaman sonra kutlanmaya, hatta bayram olarak nitelenmeye başlanmış, zaman içinde farklı kutlama ve algılamalar zuhur etmiştir. Bazen da demokrasi ve insanlık adına belki döğünüp yas tutmamız gereken günleri bile, resmi tatilli ala-i vala ile kutlanan bayramlara çevirmişiz. Mesela bir başbakan ve iki bakanın idam edildiği, sayısız insanın öldüğü veya öldürüldüğü, demokrasi ve insan haklarının rafa kaldırılıp, taliplilerinin ayaklar altında çiğnendiği 27-Mayıs-1960 - Gece baskıncılarını, darbecilerini de bayram diye bu millete alkışlatmış, yıllarca resmi geçitlerle onların lehine nutuklar attırmışız ve utanmadan bunun da adına bayram demişiz!?...
 
Toplum olarak her şeyi eğlence tadında yorumlamaya mütemayil de bir yapımız var maalesef. Oysa ki, olayların gerçek yüzünü tefekkür etmek, onlardan günümüz ve geleceğimiz adına olumlu paylar çıkarmak varken biz neredeyse cenazeleri bile (En son Merhum Rauf Denktaş’ın cenazesinde ki alkış sefaletinde görüldüğü gibi ) eğlence, farklı yorumlama gafletine düşmüşüz.
 
Milli Eğitim Bakanı Sayın Prof.Dr.Ömer Dinçer; “19-Mayıs kutlamalarının eskisi gibi Anadolu’nun tüm köy,k ent, kasaba ,ilçe ve illerinde açık havada, soğuk-sıcak, yağmur-çamur demeden kutlanması yerine, belli yerlerde sembolik olarak statlarda kutlanacağı, ancak tüm okullarda 19-Mayıs şuurlanmasına katkı sağlayacak, özellikle gençlik ve spor bayramı olarak nitelendirilmesi nedeniyle, gençliğin sorunlarının ele alındığı, sportif aktiviteye yönelen ve başarı sağlayan gençlerin ödüllendirileceği bir bayrama dönüşmesi için var olan genelgeyi daha gerçekçi olarak uygulamaya koyacağını…”mealen ifade etmesi, söylemesi üzerine, adeta yer-yerinden oynadı.

Başta CHP olmak üzere bir-çok irili-ufaklı parti neredeyse rejim elden gidiyor çığlıkları atmaya, eski dönemler olsa bu çığırtkanlıktan da bir tarihi meçhul post modern darbe devşirmeye ulaşabilirdi.
 
Dostlar, elbette bayramlar coşkunun, sevginin, birlik-beraberlik ve kardeşliğin pekiştiği, insanların daha çok kaynaştığı önemli günlerdir. Ancak 19-Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı olarak, birkaç isim değişikliğinden sonra kutlanmaya başlanıyor olması, onu eğlence, askerin ve polisin, okul öğrencilerinin resmi yürüyüş, bir kısım jimnastik hareketleri, sıcak havalarda kız ve erkek çocuklarının bayılmaları, soğuk havalarda, hele-hele aylar süren o prova dönemlerinde, mart ve nisan aylarındaki gerçek manada üşüme ve üşütmeleri de işin cabası. Ben öğrenciliğimden hatırlıyorum, bu meşakkatlerinden dolayı bir-çok öğrenci fırsat oluşturursa önceden, çok kere de bayram yerinden kaçardı.
 
Oysa bugün çocuklarımız, kız ve erkek delikanlılarımız çeşitli faktörlerin de etkisiyle daha bilinçli, yarınlarını düşünme ve sorgulama konusunda daha şuurlu. Onlara bu bayram süresince, bir manada eğitim ve öğretim yılının da son günlerinin yaşandığı o günlerde gelecekleri ve yarınları üzerinde bir şeyler vermek, çeşitli bilimsel ve akademik toplantılarla onlara, şehit kanlarıyla tevarüs ettikleri bu vatan sevgisini aşılama hususunda daha bir çaba gösterilse kötü mü olur?!..
 
Nitekim ben, daha önce de bir yazımda temas ettiğim gibi, Devlet Bakanı, Başbakan Yardımcısı olarak, Gençlik ve Spordan da sorumlu olan Sayın Mehmet Ali Şahin Bey’in bakanlığı döneminde, 2006 yılında ilki Samsun’da başlatılmak üzere bir hafta süreli 19-Mayıs Haftası etkinliklerinin kültürel faaliyetler, gençliğin sorunlarının çözümüne dönük olmak üzere bir dizi proğram yapılması konusunda teklifte bulunmuş, hatta sayın Başbakanımıza da durum arz edilerek, Bakanlar Kurulunun o hafta Samsun’da yapılması, bilahere de milli mücadele kervanının yürüdüğü illere Amasya, Sivas, Erzurum v.s. şeklinde devam etmesini Samsun Milletvekili olarak talep etmiştim. Konu epeyce müzakere edilmişti.
 
Şimdi aynı talebimi bir milletvekili olarak değil sade bir Samsun’lu vatandaş olarak, bu sefer Samsun’un evladı ve Gençlik vee Spor Bakanı olan Sayın Suat Kılıç’tan talep etmekteyim. Şayet spora, süper lig sorunlarına ayırmak durumunda olduğu zamanın küçük bir kısmını 19 Mayıs Gençlik sorunlarının tartışılıp-çözüm üretilebilecek proğramlarıyla, çalışan, okuyan, işsiz- mesleksiz, hatta teröre bulaşmış veya bu boşluk nedeniyle bulaştırılmış gençliğin sorunları çok iyi analiz edilirse, inanıyorum ki, çok güzel uygulanabilir projeler ortaya çıkacaktır.
 
CHP’ye tavsiyem; Milli Eğitim bakanının 19-Mayıs Bayramlarıyla ilgili genelgesinden ne size iktidar, ne de kaos beklediğiniz ortam doğar. Öyleyse oturun uygulamayı görün ondan sonra da kendinize yol haritası çizin. Kalın sağlıcakla…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET