• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

ANA GİBİ YAR OLMAZ

23 Ekim 2011 Pazar 13:14


 
Bütün din ve toplumlarda anne, en çok itibar ve saygıya seza kabul edilmiştir. Her canlının dünyaya gelişi böyle bir ilahi sırrı, annelik güç ve kudretini, merhamet ve sevginin kaynağı, rahm-i mader dediğimiz anne karnının o sıcaklığında bulmuş ve saklamıştır. Kadına karşı ayrımcılık ve acımasız tutumlar sergileyen toplumlarda bile,anne yine de farklı bir itibar ve değere layik görülmüştür.
 
İslam dini ise, Allah’a kulluk ve itaatten sonra anne-babaya itaati emir buyurmuş, hatta onlara “öff!..” bile dememeyi emretmiştir. ( İsra suresi,ayet.23) Şöyle ki;
 
“Rabbin kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öff!”bile deme; onları azarlama,onlara tatlı ve güzel söz söyle.” Devamı olan 24. ayette de; “ Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki; “Rabbim!, tıpkı beni küçükken koruyup-yetiştirdikleri gibi, sen de onlara acı..”
 
İslamın temel kaynağı olan K.Kerim ve Hz. Muhammed (sav) Efendimizin hadis, öğüt, tavsiye ve emirlerinde anne ve babaya saygı, sevgi ve itaat konusunda nasıl davranılması gerektiği hususu defaatle işaret edilmekte, cennetin annelerin ayakları altında olduğu Efendimiz tarafından bizlere hatırlatılmaktadır. “Kime en çok itaat ve sevgi besleyeyim sualine; annene, annene, annene ve sonra da babana..” diye cevap veren Peygamberimiz(sav) Efendimiz, annenin babaya nisbetle daha çok sevgi ve itaate layik olduğunu işaret buyurmuşlardır. Bu elbette babaya itaat ve sevginin yetersiz ve az olması anlamına algılanamaz.
 
Anne ve babaları hayatta olanlar, bilsinler ki, ahiret namına çok büyük bir servete, kıymeti ödenemez bir nimet ve devlete maliktirler. Onlar vasıtasıyla cenneti kazanmanın yolunu arasınlar. Allah Resulü; “Hüma cennetüke ve naruke..” yani; “ Onlar her ikisi senin ya cennetin veya da cehennemindir.” Buyurmuşlardır. Onlar vesilesiyle cenneti kazanmak mümkün olduğu gibi, onların hoşnutsuzluğu neticesi cehennemi kazanmak da mümkündür.
 
Hiçbir gün yoktur ki, anneler yavrularından, yavrular da annelerinden ayrılmış olmasın. Ölüm kervanı tüm sevenleri birbirinden ayırdığı gibi, sebeb-i varlığımız olan annelerimizden de bizleri ayırmaktadır. İnsanlar yaşadıkları sürece sevdiklerinin acılarını da yaşayacak, ta ki, kendi acılarını sevenleri yaşayana kadar… Ancak inanıyorum ki bu acılar arasında anne acısı çok ama çok başkadır. Bizim evimizden de kırk beş yıl üzerine ilk ayrılan, acısını ilk tattığımız biricik anacığım olmuştur. Ondan üç yıl sonra da baba acısını tattık. Bilemiyorum belki de, annem bizi o çok büyük olan acıya alıştırmıştı diye annemin firakında duyduğum o acı ve elemi aynı şiddette hissetmedik. Rabbim her ikisini de, mü’min ve mü’mineler olarak ebediyete göçen tüm anne ve
 
babaları adn cennetlerine koysun. Onlara en büyük rahmetiyle muamele etsin inşallah!..
 
7-Ekim 2011-Cuma günü saat; 09- sularında rahmet-i Rahmana kavuşan başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın muhtereme valideleri Hacı Tenzile hanım annenin, (ki, benim annemle aynı yıl,1924 de ve her ikisi de Rize’de doğmuş) ölümünün başta sayın başbakan olmak üzere evlatları üzerinde bıraktığı o derin acıyı yaşayanlar çok iyi bilir. Sayın başbakanın çok tabii olarak ortaya koyduğu beşeri ve insani hasletleri farklı bir abartı içerisinde görmenin hiçbir anlamı yok. Neticede başbakan da olsa o Tenzile annenin dünyaya getirdiği bir evladıdır. Biri o değerler yumağı anne, diğeri de o değerin idrak ve şuurundaki bir evlat.. Elbette cenaze arabasıyla evinden Fatih Camiine, namazı müteakip de, yine cenaze arabasına binerek Karacaahmet Mezarlığına kadar o araçta gitmesi ve bizzat annesini kendi elleriyle mezara yerleştirmesi onun,hiçbir makamın annelik makamından üstün kılamayacağı evlat olma şuurunun haklı tezahürü, bu da aziz milletimizin haklı gururudur.
 
Bu millet, anne-babasının bırakın cenaze arabasında gitmek, onun için samimi göz yaşları akıtmak, mezarına inip, onu dualarla kabrine yerleştirmek, ardından Kur’an meclislerinde K.Kerim tilavet etmek, yakın bir geçmişte annesinin cenazesine bigane kalıp, namaz dahi kılmayan cumhurbaşkanları gördüğü için bu hali farklı algılamıştır.Ancak bilmek gerekir ki artık bu millet bütün organ ve makamlarıyla kendi asli yapısına, gerçek mayasına dönmektedir ve dönecektir. Bunun başka bir yolu da yok.
 
Sayın Başbakanımızın acısını paylaşmak, insani ve İslami görevimizi yapmak üzere katıldığım cenazedeki o cemaat-i kübradan hasıl olan sevabın bütün geçmişlerimizle,Tenzile validemizin de ruhunu şad, kabrini nur, makamını cennet etmesini diliyor, tüm geride kalanlarına, dost, ahibba, ciran, yaran, komşu,akraba ve sevenlerine sabr-ı cemil niyaz ediyorum.
 
Bir gurbet dönemi anneme yazdığım şiirimi tüm annelere ithafen sizlerle paylaşmak istiyorum;
 
                                                                       A N N E M !
 
Gülersem sevinir, sevindiğime,
Ağlarsam üzülür döğündüğüme,
Başarsam şahidim öğündüğüne,
Vefa, dostluk sende, sendedir anne.
 
Yemez, yedirirsin büyüsün diye,
Ayakta sabahlar uyusun diye,
Rabbe yalvarırsın korusun diye,
Sen her şeyden daha tatlısın anne.
Nasıl unuturum ben annem seni,
 
Dokuz ay bağrında taşıdın beni.
Bağışla hakkını helal et emi,
Canımdan azizisin sen bana anne.
Örgülemiş seni merhamet,şefkat.
 
O sevgin olmazsa zehirdir hayat.
Ayrılık ateşi kalbimde kat-kat,
Dua et yüzünü göreyim anne..
Anne hasretiyle her gün yananlar,
 
Nerdesin,nerdesin ah o zamanlar!?..
Başımı dizine koyduğum anlar..
Nasip mi dizine yüz sürmek anne ?!... 
Ulaşır mı sana bu acı feryat?.
 
Seninle tatlıdır yaşanan hayat..
Gözüm arar seni inan her saat,
Uzat ellerini öpeyim anne…
Sensiz ışığı yok ayın-güneşin,
 
Ne çoluk-çocuğun, ne de kardeşin.
Sevgide dengin yok, bulunmaz eşin,
“Cenneti ayağın…” öpeyim anne…
İlk ninnin beşikte uyuttu beni,
 
Terk ederken ruhum mücrim bedeni,
Son iman telkini dinlesem seni,
Acına dayanmak ne mümkün anne?!..
Acına dayanmak ne mümkün anne?!...
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET