• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

AYDIN MENDERES’İ RAHMETLE ANARKEN

25 Aralık 2011 Pazar 12:59


 
66-yaşında, yani genç denebilecek bir yaşta aramızdan ebediyete uful eden merhum Aydın Menderes’e C.Haktan sonsuz rahmetler niyaz ediyorum.
 
O bir fikir, gönül, siyaset ve bilge bir devlet adamıydı. Aynı çatı altında, aynı partiden 1995, 24 Aralık tarihine parlamentoya girmiştik. O Refah Partisi İstanbul, ben de Samsun milletvekiliydim. Daha önce ismen ve kısmen de fikri yapısı, babasının dehası vesilesiyle tanıdığım Aydın ağabeyimizi çok yakından tanıma fırsatımız oldu.
 
Konuşurken adeta bir yerlerden ilham alırcasına ufka dalan, ufku seyreden ve sözcüklerini oradan tane-tane seçen müstesna bir tarzı vardı. Ben ona imrendiğimi, nasıl böyle yağdan kıl çeker gibi hassas cümleleri seçerek dikkatle konuşabildiğini sorar, o da bana; siz hocalar çok önceden düşündüklerinizi takır-takır kürsülerde dile getirmeye alışkın olduğunuz için belki de bizim konuşmalarımızı garipseyerek izliyorsunuz, demişti.
 
Güzel insan, daha milletvekilliğinin ilk aylarında, Antalya’ya bir seminere giderken yolda Afyon-Sandıklı şehir geçişinde geçirdiği trafik kazası sonucu ağır bir felç geçirdi. Yurt içi ve yurt dışında aylarca tedavi gördü. Sabır ve metanet timsali muhtereme eşleri Ümran Hanımefendi, gece-gündüz biliyoruz yanından ve hizmetinden bir dakika olsun ayrılmadı. Onu bu asil ve soylu davranışından dolayı kutluyor, kendilerine hizmetlerinin mükafatını Hz.Allah’ın dareynde lütfetmesini diliyor, sabırlar temenni ediyorum. Elbette Aydın Menderes denirken akla muhtemeldir onun tuttuğu notlar, hatıra kayıtları geleceğin siyasetçi ve devlet adamlarına çok önemli belge niteliğinde bilgiler sunacaktır.
 
Yazıyı buraya kadar onun cenaze namazını henüz kılmadan cumartesi sabah saat; 08.00 sularında yazdım. Biraz sonra Haci Bayram Camiinde kılınacak cenaze namazından sonraki duygularımı da sizlerle paylaşacağım.
 
Fransa'da neler oluyor ?
 
Ancak burada üç-dört gündür ülke gündeminin haklı olarak en başına oturtulan, Fransa Ulusal Meclisinin çıkardığı “Türkiye’de Ermenilere karşı soy kırımı yapılmamıştır demek suçtur.” Yasasının kabul edilmesi, aksine davrananlara bir yıl hapis ve 45.000-euro maddi ceza getirilmesi, benzer yasaları çıkaran ülkelerle birlikte Fransa’nın düştüğü derekeyi göstermesi bakımından tarihi bir ibret vesikasıdır. Bir değil, kırk civarında delinin kuyuya attığı bu ağır ve altından kalkılamaz taşı, bütün bir Fransız milleti bir araya gelse elbette çıkaramaz. Bu bir milletin cinneti ve intiharıdır. Sarkozi, Fransız milletinin yüzüne ebediyen silemeyecekleri bir kara leke çalmıştır. Bunu hiçbir temizleme ve dezenfekte maddesinin aklaması-paklaması da mümkün değildir.
 
Ancak, gerçek anlamda dost ve düşmanları sorgulama ve algılama bakımından biz ve bizi yönetenler için yeni bir mihenk taşı olmuştur. Önemlidir, anlamlıdır. 
Elbette bu tür kararlar Türkiye’ye hiçbir şey kaybettirmez ve kaybettirmeyecektir de. Hatta içte tesanüt ve kardeşliğin tesisine bu tür davranışlar olumlu katkılar sağlar ve sağlamaktadır. Dostu-düşmanı yeniden tanıma fırsatı kazandırması bakımından önemlidir. İnananlar için Kur’ani hakikatlere bir kere daha ; “Amenna inandık, iman ettik ki Rabbimizin sözü haktır ve onda en küçük bir şek ve şüphe yoktur” teslimiyeti gerektiren bir vaka tezahür ediyor.
 
Şimdi fransızlara sormak gerekmez mi, siz o soy kırımı iddia edilen tarihlerde Anadolu topraklarına hangi haltı yemeye gelmiştiniz? Ne işiniz vardı ta o topraklardan Antep’e, Maraş’a, tümüyle güney bölmemizde? Ne arıyordunuz Allah aşkına ne arıyordunuz?!.. Siz müstevli, işgalci, bu topraklarda bin yıldır beraber yaşadığımız ve millet-i sadıka olarak adlandırılan ermeni vatandaşları yaşadıkları topraklara ve o ülkeyi yönetenler karşı tahrik edip- silahlandırmadınız mı? Siz ihanetin bayraktarı olmadınız mı? Siz Cezayir’de, Ruanda’da milyonları katletmediniz mi? Hala günümüzde bile bir kısım ülkelerin işgaline direkt veya en direkt destek veren, hala sömürgeci zihniyetten kurtulmamış bir güruhsunuz.
 
577 kişilik parlamentoda kırk civarında vekilin böyle bir yasayı kabul etmesi çok anlamlı değil mi? Demek ki senin parlamenton dahi iddialarının asılsızlığını, nasıl bir siyasi mevta olduğunu ortaya koyuyor. Şimdi benim vatandaşıma soruyorum; Böyle bir devlet başkanından Türkiye’nin Avrupa Birliğine katılmasına destek vermeyi beklemek kadar gülünç bir şey olabilir mi?. İyi ki de destek vermiyor. Ancak hükümetimizin tutumunu takdir ediyor, kararlılıkla işin üzerine gitmelerini bekliyoruz. İnanıyorum, akabinde çok güzel şeyler olacak…
 
…..v e M e n d e r e s ;
 
Evet, Aydın Menderes’in cenaze namazı için Haci Bayram Camiinde binlerce Müslüman bir araya gelmişti. Olağanüstü bir güvenlik tedbiri alınmıştı caminin çevresinde. Erken gittim ve tevafuk, cenazeyi hastane morgundan camiye taşıyan konvoya iltihak ettim. Kısmen yağmur ve kar yağışı ve soğuğa rağmen, millet hem merhum babası Adnan Menderes’e, hem de oğlu merhum Aydın Menderes’e duyduğu sevginin tezahürünü samimi dua ve alakasıyla gösteriyordu.
 
Cenaze namazını Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Prof Dr. Mehmet Görmez Beyefendi kıldırdı. Helallik aldı ve çok güzel kısa bir dua da yaptı. İnşallah yarın (Pazar günü) İstanbul Fatih Camiinde kılınacak öğle namazını müteakip, cenaze namazı İstanbul cenahında da eda edildikten sonra babasının yanına defnedilecek.
 
Rabbim kabrini nur, mekanını da cennet eylesin. Tüm sevenlerine ve yakınlarına sabırlar lütfeylesin.. Allah’a emanet olunuz…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET