• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

BİN YIL DEVAM EDEN 28 ŞUBAT !

29 Şubat 2012 Çarşamba 14:04

Bundan tam onbeş yıl evvel bir darbe yapıldı. Adına post modern bir darbe dediler. Darbecilerin bir kısmı hayatta, bir kısmı ise öbür alemde. Tıpkı 12-Eylül 1980 darbecileri gibi. Hani bir şarkı sözü var ya; “Gitmek mi zor, kalmak mı zor?”
 
Yüzlerce, hatta binlerce masum gencin kanının akmasını, darbe iktidarının sermayesi olarak gören general ve apoletsiz sivil darbeci çeteler, 12-eylülde hangi sonucu kendileri adına devşirmişlerse, 28- şubatta daha fazlasını bu kansız olduğu iddia edilen hareketle gerçekleştirdiler. Ekonomik, sosyal, ahlaki ve dini tahribatı son raddeye kadar gerçekleştiren bu insanların madur olanlarından da, zulmedenlerinden de hem hayatta hem de gerçek alemde olanlar var. Mesela merhum liderimiz, 54.Hükümetin Başbakanı, rahmet ve minnetle anmayı bir insanlık görevi olarak telakki ettiğim ve dün de ölümünün birinci sene-i devriyesini hüzünle idrak ettiğimiz muhterem hocamız Prof Dr. Necmeddin Erbakan ile darbecilerden ilk ebediyete göçen Güven Erkaya Paşa mutlaka o gerçek alemde karşı-karşıya gelecekler. O hesap gününün ahlaki ve dini duyarlılığını idrak etmeyen ve düşünemeyenler için ne kötü bir akıbet…
 
Başbakanlıkta, misafiri olduğu ev sahibinden sadece inat ve murat olsun diye içki ve alkol talep eden ve bunu temin ettiren o zihniyet, öbür alemde henüz hesap vermeye başlamadan bakınız ne büyük bir adalet ki, geri kalanları bu dünyada hesap vermeye başladılar. Ey Rabbim ! Sen ne büyük bir adalet sahibi, sen ne büyük bir hakkı tevdi edensin!..Öyle bir gerçek ki, hayatta olanlar, yani kalanlar da hesap veriyor, gidenler de…
 
Hz. Osman (r.a) a ait olduğu ifade edilen; “Bir devlet, bir yönetim ve sistem, küfürle ayakta kalabilir, ancak zulümle asla…” Evet, zulmedenler, bugün sayın Başbakanın grup toplantısındaki konuşmalarında ifade ettikleri gibi; 28-şubat sürecinde başındaki örtüsü, PKK’nın bombasından daha tehlikeli olarak gösterilip, okullardan kanlı göz yaşlarıyla atılan masum yavrularımızın, kızlarımızın ahı, o insanlara iki cihanda da yetecek kıratta bir vebal değil mi? Binlerce, hatta on binlerce insanımız, dürüst, namuslu bürokrat,iş adamı, akademisyen v.s. fişlenip, haksız yargılamalara, infazlara maruz bırakılmadı mı?
 
Bir yıllık hükümetiyle adeta ülkeyi düştüğü ekonomik girdaptan kurtarıp, faizli borçlanmayı ortadan kaldırıp, denk bütçe projesini hayata geçirmek isteyen merhum Başbakanımız ve onun hükümetine bu fırsatı vermeyenler, sürecin tabii sonucu olarak, onlarca bankayı hortumlatıp, bir çok bankanın yönetimine de kendi emekli paşalarını yerleştirmediler mi?
 
O dönem malüm iktidar partisinin bir milletvekili olarak yüce parlamentoda görev yapmaktaydım. Allah nasip ederse yakın bir tarihte yayınlamayı düşündüğüm siyasi hatıralarımda bu olaylara çok geniş yer vereceğim. Ancak şu kadarını ifade edeyim ki, bu darbe 27-Mayıs ihtilali dahil, yıkım ve manevi tahribatı itibarıyla en büyük darbe olmuştur. Onun içindir ki Hz. Allah, bu milletin yüzüne bakmış, bütün kötü hesap ve senaryolarına rağmen,bu oldukça büyük şerden, o ölçekte bir hayır murad etmiş, hem o kayıpları telafi edecek, hem de müsebbiplerinden hesap soracak bir iktidarı, yıktıkları iktidarın enkazından çıkararak önlerine koymuştur. Bu çok ama çok büyük Adil-i Mutlak olanın bu millete bir ihsan ve ikramıdır.
 
Darbecilere alkış tutanlar, başkalarının idbarında ikbal arayanlar, Refah Partisinin kapanma sürecinde avuç ovuşturup, iktidar bekleyenlerin, o süreçte hükümet olabilmek veya başka oluşumlara destek verenlerin ( 55. Mesut Yılmaz Hükümetine CHP’nin dışarıdan desteği) ve bu desteği başta sekiz yıllık kesintisiz eğitim ve İmam_Hatiplerin kapatılması olmak üzere darbecilerin dayattıkları yasaları çıkarma gayreti içerisinde olanların, bugün Adalet ve Kalkınma Partisini, darbenin ürünü olmakla suçlama garabetini hayretle izliyorum. Allah aşkına tüm darbelerden nemalanan, acaba bize de bir koltuk çıkar mı diye
 
umutlananların ve hele siyaset tarihine kepazelik olarak geçen paşaların önünde el-pençe duranların bugün siyasal ahlak dersi vermeye kalkışmalarını ciddiye alan var mı?
 
Muhteşem paşamız 28-şubatın bin yıl devam edeceği kehanetinde bulunmuştu. Filhakika doğru demiş. 1997’nin 28- şubatı, 2000 yılında, yeni bir bin yıla girilmiş olması itibarıyla üzerinden bin yıl geçmiş oldu. Dolayısıyla muhteşem paşamız iki binli yıllara kadar devam edeceğini söylemiş oluyordu. Bin yıl devam eden bu darbenin, bin yılın hemen başında hesap vermeye mecbur hale gelmesi ise hiç hesaplarında yoktu.
 
Süreci özetlemek için kaleme aldığım şiirimle sizlere veda etmek istiyorum. Kalın sağlıcakla…
 
 
 
Yirmi sekiz şubatta post modern oldu darbe,
Milletim yenik düştü, bu ekonomik harbe…
Fransız masonları yağdırıyor emirler,
Tankları yürütüyor, ülkemde Çevik Bir’ler…
 
“Bu nasıl adil düzen, faiz yok, sömürü yok,
Olur mu böyle bir şey, paryaların karnı tok!?..
Vurgun, soygun ve talan, çarklar bize dönecek,
Milletin iktidarı, parlamadan sönecek!..

Sakallı ve cübbeli, başbakanlıkta iftar,
Değil Başbakanlığı, ülkeyi ederiz dar.
Taksim yetmedi bir de Çankaya’ya da cami,
Arayın kendinize, bulur musunuz hami?!..
 
Kudüs için mitingler, hac da kara yolundan,
Haberiniz yok sizin, bu ülkenin solundan!..
Türbanlıya özgürlük, serbest kurban derisi,
Vaz geçin bu sevdadan, iyi olmaz gerisi.”
 
Medya, CHP, asker, işbirlikçi el-ele…
Bir irtica sendromu, arşa verdi velvele…
Müslim Gündüz, Kalkancı ve Fadime Şahin’ler,
Akıl ve iz’an almaz ve daha neler-neler!...
 
Ortağımız firarda, yıktırıldı iktidar,
Milletin kendisine , ettiler ülkeyi dar.
Kapattırıldı Refah, yasaklandı Erbakan,
Bu nasıl demokrasi, Sen koru bizi Rahman!..

BİN YIL DEVAM EDEN 28 ŞUBAT

necati yusufoğlu
08 Şubat 2014 Cumartesi 21:17

En büyük darbeyi siz AKP LİLER RAHMETLİ NECMETTİN ERBAKANA yapmadınız mı? Halâ darbecileri suçlayıp duruyorsunuz . Buna HAKKINIZ VARMI? Muhteşem paşalar bin yıl devem eder dedi ama bir ay bile sürmedi değil ?mi Ama sizin yaptığınız dünya durdukça sürecek bir ihanet darbesiydi. Etme bulma dünyası. Görelim mevlam neyler neylerse güzel eyler değilmi?

3 Beğendim
4 Beğenmedim
 
Yanıtla

saticilarin onde gideni

imparator
22 Aralık 2013 Pazar 00:50

musa uzunkaya sen saticilarin onde gideni degilmisin hocamizi sattin akp ye kactin akp den kovuldun cunku satmaya baslamistin sayin basbakanimiz isi anladi seni usulunce kovdu yillardir mecliste idin nereye bir civi caktin samsun ve ilcelerinde gosterirmisin saygilar

2 Beğendim
4 Beğenmedim
 
Yanıtla
TÜM YORUMLARI GÖRÜNTÜLE

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET