• 3,602 TL

  • 3,784 TL

  • 143,58 TL

  • 88.531

ncekiler Sonrakiler

FETO’NUN EKONOMİK AYAĞI:  TUSKON, SİYASET VE BÜROKRASİ

22 Ağustos 2016 Pazartesi 00:23

Bu cemaatin en büyük olmazsa olmazı para/sermaye gücüdür. Bu kadar para bürokratlar ve yerel/genel siyasiler olmadan elde edilemez, bir araya toplanamaz. 


İlk önce iş adamları olmakla birlikte bu devasa sermaye kimlerle birlikte elde edilmiştir. Paralelin dışındaki paralı elli ortakları kimler ola acaba...


Önce esnaf toplantıları diye başladılar. Şehrin en zenginlerini, eli açık olan iş adamlarını toplamaya başladılar. 10-15 kişi oldu mu hemen gurubu böldüler, gurupları çoğalttıkça çoğalttılar. Her gurubun imamı, gurupların şehir imamına, oda cemaatin şehir imamına bağlı idi. Hepsi önce himmetlerle cennete gitmeyi arzuluyorlardı. “Metafizik Gerilim”ler yaşayarak manen uçuyorlardı. Hem kazandıklarından hayru hasenat işliyorlar, hem de zamanın en önemli "manen görevli alim"in talebeleri arasında yer alıyorlardı. Hele bir de Pensilvanya’ya gittiler mi “Metafizik Gerilim” zirve yapıyordu. İyi de daha cennete gitmek için çok zaman vardı. Dünyada da yapılacak çok hizmet vardı. Bu hizmetler için para lazımdı. Bir tek himmetle bu işler olmuyordu. Sonra şehirlerde iş adamları ile dernekler kurdular. Başka yöntemler geliştirdiler. Himmet, burs, kurban (günahları boynuna) ve benzeri paralarla sermayeler oluşturdular. Bir baharatçıya gittiler dediler ki sana yılda 500 000 liralık mal sattıracağız ama 100 000 lirasını alırız dediler. Mobilyacıya, turizmciye, inşaatçıya her alana girdiler. Kendileri ile çalışmayanların emniyet ve yargıdaki güçleriyle tepelerine bindiler. Devletin yaptığı irili ufaklı mal/hizmet alımı ve ihalelere el koydular. Onlarla çalışmayanların kellelerini aldılar. Çabuk zengin olmak isteyenler de kervana katıldı. Müthiş bir “Saadet Zinciri” oluşturdular. Ölmeden cenneti kazandılar. TUSKON toplantısında başkanın Cumhurbaşkanına kafa tutuşunu unutanlar yenilmeye mahkum olur. 


300 milyar gibi bir paraya hükmettikleri konuşuluyor. Böyle büyük bir sermayeyi nasıl ve kimlerle topladılar, nerelerde nasıl kullandılar ve nerelere yönlendirdiler. Bu büyük para kaynağıyla hedefleri nelerdi. Resmi kaydı olmayan, hesabı sorulmayan, hesabı verilmeyen büyük yekünlü kayıt dışı bir para söz konusu olan. Ticaret alemi, iş dünyasında kulaktan kulağa söylenen, konuşanlarca/duyanlarca bilinen, imar işleri, resmi kurumların özellikle hastane ve diğer il müdürlüklerince doğrudan temin ve ihaleler yoluyla devlete alınan mal ve hizmet alımlarını incelemek gerekir. 


İktidar, kalkışmayı yapan FETO ile alakalı askeri ve sivil bürokraside, iş dünyasında gerekli ayıklamayı yapmaktadır. Samsunda FETO örgütü üyesi bir avukatın hesabından 800 milyon para çıkmıştır. Şimdi soruyorum, bu kadar paranın, siyasi/bürokrasi destek olmadan toplanması (bu olayda ve diğer tüm ülkedeki toplanan paralarda) mümkün müdür? 


Bir şehirde tutuklanan 20-25 civarındaki iş adamlarının, o şehirdeki siyasilerle bağlantısı olmadan, bu kadar büyük yekünlü paraları toplaması mümkün müdür? Şehir/Üniversite hastanesi doğrudan alımlarında siyasiler olmadan mal ve hizmet alımı mümkün müdür? Bunların mal alımında yüzde 10-20 komisyonsuz iş yapılmadığını duymayan bilmeyen var mıdır? Diğer bütün il müdürlükleri farklı değildir. Yakalanan iş adamları arasında FETO’nun ildeki kasası iş adamları ile ortaklıklar yapan milletvekili, belediye başkanı, il/ilçe başkanı varsa(!) tespit edilmeden yapılan bütün cezalandırmalar güdük kalacak ve ADALET TECELLİ etmeyecektir. Bu siyasilerin/bürokratların görev almadan önceki mal varlıkları ile sonraki mal varlıkları tespit edilmeden (gizli ortaklıkların da tespiti zor olmasa gerektir) ADALET TECELLİ etmeyecektir. Bu tür yüzdelikçi siyasi/idari tasarruflar devam ettiği müddetçe FETO gitse de yeni bir sürü ÇETO var olmaya devam edecektir. Bakanlıklarda şube müdürlerinden başlayarak genel müdürlüklere kadar ve daha da üstlere çıkan yüzde 10-20 komisyonu bilmeyen, duymayan var mıdır? Bu uygulamada yüzde vermeyen dürüst insanların devletle iş yapamadığını, tercih edilmediklerini bilmeyen var mıdır? Bu paralarla beslenen basının suskunluğunu ve satılmışlığını (!) bilmeyen var mıdır? Dini cemaat, dernek/vakıfların STK'ların da bu yüzdelerden beslendiği söylentileri eğer doğru ise va esefa! hepimize geçmiş olsun. Bu hayır ehli gözükenlerin böyle bir durumu var ise derhal bu paralardan ve beslenmelerden uzaklaşmaları gerekir. Seküler devlette bunlar caizdir, yöneticilerin humus öşür hakları vardır gibi şeytanın fetvaları başınızda patlasın. yok eğer devam edecekseniz "İslam" ile hiç bir bağınız ve ahlakınız olmadığını, yeni bir din kurduğunuzu beyan ediniz. Allah Hz. Muhammed'e böyle bir din göndermemiştir. İslamın ve müslümanların böyle pis sermayelere ihtiyacı da yoktur. 


Yolsuzluk/Şeffaflık Yasası çıkarılmadan bunların düzelmesi düzeltilmesi çok zordur. Efendim bu yasa çıkınca il/ilçe başkanı il/ilçe yönetimine adam bulamayız. Bunun için gelen siyaset edenlerin Allah belasını versin, veriyor ve verecek de zaten. Bu yasayla düzgün dürüst insanların hem siyaset yapmaları ve hem de devletle alış-veriş yapmalarının yolu açılacaktır. 


Ahlaki öğretilerle bunların düzeltilmesi mümkün olsa idi, Allah bu tür adi suçlara ciddi cezalar koymazdı.


TÜM SAMİMİ DÜRÜST İNSANLAR VE KURUMLAR SÖZÜMÜN DIŞINDADIR. SELAMLAR

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI