• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

İDAM GERİ GELMELİ VE HEMEN!

26 Mart 2016 Cumartesi 15:22

Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Yürütme organı olan Hükümetimizin yaşanan son terör olaylarının maksadına ulaşamaması için alması gereken acil tedbirleri, ilgili taraflar ve aziz kamu oyuyla, geçmişte uzun yıllar parlamentoda Milletvekilliği görevini deruhte etmenin sorumluluğu çerçevesinde acil bir vicdan borcu olarak paylaşmak istiyorum.


1- Başta ABD olmak üzere bir çok batı ve İslam ülkesinde olduğu gibi, acilen idam cezası, yasalarda yapılacak değişikliklerle yeniden ve süratle uygulanabilir hale getirilmelidir. Bunu “ama!” sız ve “ Fakat!” sız her partinin kabulü, aksi takdirde terör olaylarının bizzat yanında olması gerçeği kamu oyuna anlatılmalıdır.


2- Bu konuda batı ve AB “ne der?” sualini düşünmek bile abestir. Daha dün, AB liderleri, Türkiye Başbakanı ve Bakanlarının Brüksel’deki toplantı mekanında, her gün ülkemizde bomba patlatıp onlarca masum insanın şehadetine sebep olan katil PKK terör örgütünü koruyup, kollamak, çadır kurup gösteri yapmalarına zemin hazırlamak, Başbakanımızın haklı tepkisini muhtevi açıklamasından rencide olduklarını ifadeyle, “Krallarının onurundan!..” bahseden bu onursuz ve haysiyetsiz toplum sözcülerinin eleştirilerini bile kale almamak esas olmalıdır.


3- Ülkelerinde meydana gelen en küçük terör olaylarının faillerini bile anında infaz eden bu ülkelerin insan hakları açısından bize bahsedebileceği hiçbir şey yoktur. Bu gün sosyal medyada da yer aldığı gibi göçmen, zavallı, aç bi ilaç, ülkelerine sığınan Müslüman yaşlı kadınların üzerine küçük abdestini bozacak kadar aşağılık ve gittikleri maç için İspanya’da sokak ortasında yine o yoksul insanlara para atıp eğlenen, yerlerde süründüren, takla attıran, tel örgülerle Hitlervari en ağır zulüm ve işkenceleri reva gören bu medeniyyet ve insanlık yoksunu toplumun bu konularda bize hiç ama hiç ders vermeye kalkmaları akıllarından bile geçmemelidir.


4- Kaldı ki biz, doğru ve hak bildiğimiz şeyi yapmak, ayetteki ifadesiyle “… ve la yehafune levmete laim..; Levmedicilerin, alaya alıcı veya bu konuda eleştirenlerin eleştirilerine asla iltifat etmeden, önemsemeden…”(Maide,54) yapılması gerekeni yaparlar emrine de uygun hareket etmiş oluruz.


5- Allah aşkına ! Tüm ilgili ve yetkililerden soruyorum; Daha dün Çanakkale Şehitlerini anma programını dahi kana bulamak isteyen dört adet bomba yüklü araç Diyarbakır’da yakalanmış. Muhtemeldir ki bu araçları sevk ve idare eden bir çok ilgili insan da der dest edilmiştir. Bu adamlar araçlarında çikolata, marketlere gıda veya her hangi meşru bir şeyin nakliyesini yapmıyor, yüzlerce insanın canını alacak alçak suikastlerin son kertesinde yakayı ele veren kimselerdi. Bu adamlar veya kadınlara ne tür muamele yapıldı veya yapılıyor? Hangi cezaevinde kaç gün sonra çıkmanın, kaçmanın veya bir yasal boşluktan yararlanmanın fırsatını kolluyorlar? 


6- Teklifim madem bunlar canlı bomba olup ölmeyi göze almışlar ve son anda da yakayı ele vermişler. Onları bu güzel arzularından mahrum etmeye hakkınız var mı? Hepsini doldurun o bomba yüklü araçlara, başkalarına ve çevreye zarar vermemek için tenha bir yere götürün ve arzuladıkları ebedi cehenneme kavuşmaları için pimi siz çekin. Böylece diğerlerine de ders olsun.


7- İlahiyatçı ve İslam Hukuku eğitimi almış bir kardeşiniz olarak söylüyorum. “ Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki (bu hükme uyarak) korunursunuz.” (Bakara,179) hükmünü hayatın ve yaşanan bunca olayların bir gerçeği olarak görmek durumunda değil miyiz? Kaldı ki, belki Kur’an ve ilahi menşeli dinlerden neşet ettiğine bakmaksızın bu gün hem ABD, hem bazı batı ülkeleri ve İslam toplumlarında bu ceza uygulanmakta olduğu gibi, düne kadar ülkemizde de uygulanmaktaydı. Bu açıklamamdan, “şeriatin bir hükmünü geri getirme özlemi” çıkartma heveslilerine derim ki, başta İstiklal Mahkemeleri olmak üzere bu ülkede haklı haksız binlerce insan darağacında sallandırılmadı mı? Hatta zaman zaman Sayın Cumhurbaşkanımıza; “ Senin de akıbetin Menderes gibi olacak!..” tehdidini savuran çağdaş yobazların idam sehpasına çıkarılan iki bakan ve bir başbakan gerçeğini de mi göz ardı edeceksiniz?.


8- Öldüren, cana kıyan, insanların kanını haksız yere akıtan, ırza tasaddi eden ve bu uğurda cinayetler işleyen, baği, yol kesen, toplumun huzurunu silahlı güçleriyle tehdid eden ne kadar katil varsa haklarındaki hüküm bellidir. Meclise ve hükümetimize düşen görev bir an önce gereğini yerine getirmek olmalıdır.


9- Dünyanın hiçbir ülkesinde kanlı ve cani terör örgütlerini arakasına alarak ve bunu da hiç çekinmeden milletin meclisi veya başka zeminlerde telaffuz eden her hangi bir siyasi parti ve mensuplarına siyaset yapma hakkı verilmez. Ya siyaset ya cinayet!? Siyaset yapıyorlarsa cinayet şebekelerine en az diğer partiler kadar uzak durmalıdırlar. Cinayetlerin yanında yer almak istiyorlarsa da bedelini ödemelidirler.


10- Şu anda hukuk nezdinde suça alenen teşvik, yardım ve milleti sokaklarda teröre, kan akıtmaya davet eden HDP’in ilgili vekillerinin derhal dokunulmazlıkları kaldırılıp, hak ettikleri en ağır ceza kendilerine verilmelidir.


11- Dünyanın hiçbir ülkesinde terörün partisi olmaz. Teröre açıkça destek veren gazete, yazar, çizer ve vatan hainleri yasalarla asla korunmaz ve korunamaz. 


12- Dağda, şehirde nereden, ne zaman, kime, kimlere, hangi kurum, iş yeri ve kalabalıklara suikastta bulunacağı belli olmayan bu vatan hainlerini, Mecliste kınamaya bile yaklaşamayan hainlerin orada bir gün tutulması, 18-Mart Çanakkale Şehitleriyle tüm aziz şühedamızın ruhunu muazzep eder. Binaenaleyh hiç zaman kaybetmeden Yüce Parlamento tarafından gereği yapılmalı, Anayasanın 83. Maddesinde önerilen değişiklikle 506 adet olduğu ifade edilen dosya defaten parlamentoya çekilmeli, terör ve katliam suçları öncelikli olmak üzere bütün dosyalar ve failleri hukuk çerçevesine bir an önce hesap vermelidirler.


13- Bugün Taksim’de yaşanan olay gibi, yeni Taksim’lerin yaşanmasını istemiyorsak acilen, kısaca özetlediğim gerçekler çerçevesinde hareket edilmelidir.


14- Ben sadece vicdani ve insani sorumluluğumun gereği olarak düşüncelerimi kamu oyu ve yetkililerle paylaşmak istedim. Karar onlarındır. Yarın yanlış kararlarımızdan dolayı İlahi mahkemede muaheze edilmekten korkanlara bir hatırlatmadır. Bu günkiler dahil, tüm şehitlerimize Allah’tan sonsuz rahmetler dilerken,


15- Şu Kandil’deki Karayılanlar, akrepler, çiyanlar, cemiller, bayıklar ne zaman askerimizin attığı o milimetrik hesaplamalı toplarının, mermilerinin hedefine alınacak? Gazetecilerin ulaştığı, röportaj yapabildiği bu millet düşmanlarını ne zaman yok edilecek?!.. Selam ve dua..

Doğru Söze Ne Denir

Ertan ZÜMRÜT
13 Nisan 2016 Çarşamba 09:29

Sayın vekilim elinize yüreğinize sağlık, Bu cennet vatanın bir karış toprağından dahi beslenip de şükrünü yapmayanlara dile getirdiğiniz mükafatları vermekte gecikmemek lazım. Saygılarımla

1 Beğendim
0 Beğenmedim
 
Yanıtla
TÜM YORUMLARI GÖRÜNTÜLE

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET