• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

ŞİKE YASASINDAN FARKLI MEDET UMANLAR

08 Aralık 2011 Perşembe 19:03


 
Geçen hafta şike yasasıyla alakalı yazımı yazdıktan sonra bir tevafuk, sayın Cumhurbaşkanımız bir daha görüşülmek üzere yasayı Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderdiler. Ne olduysa bundan sonra oldu.
 
Siyasi partiler başta olmak üzere, yazılı ve görsel medya, spor adamı ve bir kısım yorumcular, bu konuda yetkin-etkin veya hiçbir ilgisi olmayan hemen tüm çevreler ahkam kesmeye, kanaat izhar etmeye tevessül ettiler. Geçen yazımda da ifade ettim, ben de kendimi bu konuda-yasamanın gerek ve usulleri dışında ve tecrubelerim haricinde- yetkin olmadığımı ifade ettim. Dolayısıyla kısaca adı; Sporda şiddeti ve şikeyi önleme yasası olarak adlandırılan mezkür yasanın henüz daha mürekkebi kurumadan değiştirilmeye kalkılmasının nedenleri iyi tahlil edilmelidir. Önce şu sorulara cevap aramak durumundayız;
 
1- Bu yasa taslağını kimler ve ne için hazırlamışlardı? O gün ki meclis tutanaklarıyla-ilk yasa çalışması- bugün farklı konuşup, çark edenlerin niçin değişikliğe gitmek istediklerini izah etmeleri gerekmez mi?
 
2- Nisan 2011’den bu tarafa yasanın uygulamasında şikeyle alakalı tutuklamar dışında ne değişti ki böyle acil ve mutlak kararlılık içerisinde bir değişikliğe gitme ihtiyacı hasıl oldu?
 
3- Şayet durum gerçekten tutuklu ve göz altında bulundurulan sporla ilgili şahısların yargılandıkları ceza miktarının tenzili ve hatta kurtarılmasına dair bir gayretse, o zaman bu yasa bir af niteliği taşıyıp, gerekli olan 330’un üzerinde bir oyla geçmesi söz konusu değil mi?
 
4- İkinci değişikliğe destek veren ve bugün de kahramanlar gibi desteğinin arkasında durduğunu söyleyen muhalefetle iktidar partisinin grup başkanvekilleri madem; “tam kadro yasanın arkasındayız..” diye nutuk atıyorlar, en azından anayasal sorun teşkil eden yeterli çoğunluğu vaktiyle niçin sağlayamadılar?
 
5- BDP hariç diğer muhalefet partilerinin bu candan desteği, iktidar partisinde krize dönüştürülebilecek ve bundan nemalanmayı umacak bir iradenin tezahürü değil de nedir?
 
6- Başbakan Yardımcısı sayın Bülent Arınç, Gümrük Bakanı sayın Hayati Yazıcı, Gaziantep Milletvekili sayın Şamil Tayyar ve o gün bile o yasaya evet demeyen onlarca iktidar partisi milletvekilini hangi nedenlerle bu derece ikileme zorlanma gereği hasıl olmuştur?
 
7- Kurumlar arası uyum ve dayanışmanın tezahürü olarak, konuyu basına ve kamuoyuna maletmeden Çankaya ile iktidar arasında yasanın varsa haklı gerekleri ve gerekçeleri konusunda bir diyalog oluşturulamaz mıydı?
 
8- Toplumda sadece bazı insanların affını sağlamayı hedeflediği görüntüsünden ve bu vicdan kanamasından seçmen ve seçilenleri nasıl kurtarmak mümkün olabilecek?
 
Soruları çoğaltmak, olayın farklı boyutlarını irdelemek elbette mümkün. Ancak, Şamil Tayyar’ın dediği gibi bilfarz referanduma gidilse bu yasa asla kabul görmez. Çünkü artık bugün spor , özellikle futbol sıradan bir sportif faaliyet olmaktan çıkmış, her türlü meşru-gayri meşru kazancın vasıtası olma durumuna gelmiştir. Bahis oyunlarından,şikesine, karanlık oda futbolcu transferleri ve vergilendirilmeyen kazançlara kadar tüyü bitmedik yetimin hakkının da üzerinde bulunduğu bir kirli çıkın haline maalesef gelmiş ve getirilmiştir. Onu bu gayyadan kurtarmak isteyenler, kendi elerliye aynı gayyaya itmemeliydiler. Allah’a emanet olunuz.
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET