• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

YENİ YASAMA YILIMIZ HAYIRLI OLSUN

01 Ekim 2011 Cumartesi 13:59


 
Bugün 1-Ekim 20011-Cumartesi. Türkiye Büyük Millet Meclisi 24.Dönem ve 1. yasama yılına, resmi programları ve Sayın Cumhurbaşkanımızın açış konuşmalarıyla başlamış olacak. Gerek 24. dönem ve gerekse bu yasama yılının bütün uygulamalarıyla hayırlar getirmesini C.Haktan niyaz ediyoruz.
 
Dünyanın yıllardır sorunlarla boğuşan önemli bir bölgesinde bulunan ülkemizin, küresel aktörlerin sürekli oluşturduğu, ürettiği sorunların daha da içinden çıkılmaz hal aldığı bir iklimde en büyük sorumluluk kendi coğrafyasında ülkemize düşmektedir. Bu husus, durumdan vazife çıkarmak değil bilakis, kaderin kendisine tarih içerisinde biçtiği misyonu ifa etmekten ibarettir. Sorumluluk taşıyan büyük devlet olmanın muktezasıdır bu aynı zamanda. Biz tarih içerisinde buna benzer çok güzel örnekler sergilemiş bir milletiz.
 
Ne yazık ki, “ Şeytan taşlamaktan salavata vakit ayıramaz” bir sıkıntıyla bizi yıllardır yüz yüze getirmek isteyen o küresel aktörler hiçbir zaman emperyalist emellerinden,”böl, parçala ve yönet” felsefelerinden asla vaz geçmediler ve geçmeyecekler. Onun içindir ki, coğrafyamızda 20. y.yılın başında cetvelle çizilen hududlar, parçalanan devletler, birbiriyle sürekli kavgalı hale sokulan ülkeler hep sorun yumağı oldular. Yetmedi, 1948 yılında bütün eylemleri ve haksızlıkları BM güvencesinde ve ABD garantörlüğünde başta Filistin olmak üzere bölgesine ve adeta tüm dünyaya kan kusturmayı varlık sebebi sayan İsrail Devleti, bu işin tuzu-biberi olmuştur. Kurulduğu günden beri ne içinde bulunduğumuz coğrafya, ne de dünya huzur yüzü görmedi.
 
İşlediği tüm cinayetleri, ortaya attığı tüm haksız talepleri İsrail’in taşeronu olarak yapan dünkü ASALA, bugün bölücü terör örgütü olarak karşımıza çıkan, sözde kürt vatandaşlarımızın haklarını savunduğunu iddia eden PKK ve onun uzantıları olan yıkıcı odaklar, hep İsrail ve onun menfaatlerini gözeten uluslar arası güçlerin, ülkemizin adaleti tesis edebilecek yegane uluslar arası aktör olma rolünü çalma gayretinden başka bir şey değildir. Türkiye bölgesinde, orta doğuda, Kafkaslarda, balkanlarda,Avrupa ve hatta dünyanın tüm ülkelerinde özellikle de “Arap Baharı” diye adlandırılan Kuzey Afrikadan başlayıp adeta tüm halkı Müslüman arap coğrafyasında hüsn-ü kabul gören bir konuma gelmeye başladığı süreçte, terörü tırmandırmasının bir başka izahı yapılabilir mi? Türkiye doğu ve güneydoğudaki kendi kardeşine, onların aldatılıp dağa çıkarılan çocuklarına bunu anlatmayı becerebilmelidir. Dahası büyük ihtimal bugün TBMM’ye gelip yemin edecek ve yeni yasama yılında parlamento faaliyetlerine katkı sağlayacak BDP’ye bunu anlatabilmelidir. “Siz ayıdan yana mısınız, yoksa kendi milletinizin çıkarlarından yana mısınız?”
 
Allah aşkına bu kavganın kazananı kim? Bu kirli, on yıllara yayılan savaşın gerçek kazançlısı kim? Dağda ölen, şehirde eşkıyalık yapıp sağa-sola kurşun sıkan, yollara,dağlara mayın döşeyen, en işlek caddelerde kan kusan,vahşet saçan bu çocuklar kimin çocukları ve kim adına dağlarda eşkıyalık yapıyorlar?

Otuz yılı bulan bu zaman diliminde kullandıkları silah ve mühimmat ile, diğer löjistik desteği sağlayan güçler kimdir? İyi niyetle kürdün partisi diye adlandırdıkları ve sürekli bu terör örgütüne arka çıkan partilere (kapatılanları dahil) destek veren inançlı kürt vatandaşlarımız, din ve iman kardeşlerimiz bunları Allah için düşündü mü sandık başına giderken veya en azından şimdi; “Biz acaba nerede yanlış yaptık ve hala yapmaya devam ediyoruz?” Artık silahlar kürt –türk, kadın-erkek, bebek-yaşlı demeksızın herkese tevcih edildiğine göre bunun arkasında çok ama çok başka nedenler var deyip aklını başına ne zaman alacak bugün parlamentoya gelip yemin edecek olan zevat? Ne zaman terör ve terörist başının talimatlarını değil, milletinin iradesini ön plana çıkarıp akl-ı selimle hareket edecekler?
 
Onun için diyorum ki, bu yasama yılı başta yeni anayasa çalışmaları olmak üzere, çok önemli ve hayırlı hizmetlerin tarihe not düşülebileceği olağan üstü kıymete haiz bir yasama dönemidir. Umarım, başta iktidar olmak üzere basit sen-ben kavgalarından uzak, kendine ve misyonuna yakışır bir nezahet, zerafet ve saygınlık içerinde sadece bu günün değil gelecek nesillerin de huzur ve barışına, ebedi dostluk ve kardeşliğine zemin hazırlayacak ciddi çalışmaları yapmaya gayret etsinler. Unutmayalım; Asr-ı Saadette de Evs’liyi, Hazveç’liye, Hazveç’liyi Evs’liye yıllarca düşman edip, birbir kanını akıttıran da Medine’deki fitne kazanını kaynatan Yahudilerdi. Bu da böyle biline….

Allah onların şerlilerinin şerrinden tüm insanlığı muhafaza buyursun. Yeni yasama yılını, tekrar hayırlara vesile olması dileğimle tüm parlamenter arkadaşlarıma ve hükümete başarılar diliyorum . Sağlık, huzur ve barış içerisinde sizleri Rabbime emanet ediyorum.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET