• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

BAŞBAKAN: GEZİ PARK, WALL STREET (Mİ) DİR!

08 Haziran 2013 Cumartesi 15:47

Bilgi kirliliği demek istemiyorum ama milyonların katıldığı bir halk eyleminde o kadar fazla olay, habere konu eylem ve fikir-konuşma mütealası oldu ki ayrıntıda gizli gerçekleri atladık zaman zaman. Bunlardan biri de Recep Tayyip Erdooğan’ın bir konuşmasında “Bize ders vermeye gayret edenler ABD’deki wall street olaylarını nereye koyacaklar, biber gazı olayı, 17 kişinin ölümü orada oldu” deyivermesiydi. Bu söz üzerine ABD Büyükelçiliği jet bir tweet atarak o olaylarda hiç kimsenin ölmediğini açıkladı. Bizler de bunu, GEZİPARK için Recep Tayyip Erdoğan yalanları listesine ekleyiverdik. Ancak satır arası okumalarını gözden kaçırdık.

Şimdi herkes eline bir mercek alsın… Ben, benim okuyabildiklerimi anlatayım:

Recep Tayyip Erdoğan, her ne kadar “çapulcudur, azınlıktır, marjinaldir, PKK’dir, CHP’dir vs.” deyip küçümseyerek üstesinden gelmeye ve hafifletmeye çalışsa da, Wall Street örneği veriyorsa olayın ne demek olduğunun farkında demektir. Kendini savunmak için kullandığı kıyas örneği ile şecaat arz ederken sirkatin söylemiştir. “ABD bile sivil-silahsız-özgür ve demokratik eylemlerde biber gazı kullanıp ölümlere sebep olmuştur” diyerek, “ama hocam o da kopya çekti” diyen öğrencinin psikolojisini yaşadığını göstermiştir.

Merceği biraz daha yakınlaştıralım. İyi de bu Wall Street nedir peki?

Türkiye kendi derdiyle uğraşmaktan, kendiyle alakası olmayan ya da kendine bulaşması ihtimali olmayan her habere kapalı bir dönem geçirmektedir. Bu sırada da ABD’de bir grup insan(sayıları 1000 ile ifade ediliyor), para piyasaları ve zengin fakir arasındaki dengesizliği ve eşitsizliği ifade etmek için, borsa ve iş dünyasının simgesi Wall Street’i protesto etmek için ABD’deki bir parkı işgal etmiş ve silahsız-sopasız-örgütsüz-lidersiz bir eylem başlatmıştır. Bu eylem sadece kamu malı olan bir parkta kamu olduğu için oturma ve yatma eylemidir. Talepleri kabul edilene kadar da oturmaya hatta parkta yaşamaya devam edeceklerini söylemişlerdir ki 2 yılı geçmiştir. ABD hükümeti eylemin başladığı günlerde eylemcileri dağıtmak istemiş, biber gazı vs. kullanmış ancak barışçı direnişçilerin demokratik haklarını kullanma ısrarı üzerine geri çekilmiştir. Biber gazı kullanan polis(ler) işten atılmış, biber gazına maruz kalanlaraysa 30’ar bin dolar tazminat ödemeyi kabul etmiştir. Ancak eylem gün itibari ile hala devam etmektedir (herhangi bir polis müdahalesi olmaksızın). Çünkü eylemcilerin istekleri gerçekleştirilmemiştir. (Akademisyenliğimizi de konuşturalım, ayrıntılı bilgi için bkz: Cogito, Dostluk, sayı 68-69, Kış 2011/2012, Yapı Kredi yayınları, İstanbul, 2012, s. 8-52)

Wall Street’de, her tür özgürlüğün mevcudiyeti ile ün salmış ABD’ye karşı, gelir dağılımı adaletsizliği için park işgali yapılmıştır. Siyasi veya ırki bir durum yoktur.

Türkiye ise tarihi genlerinden gelen “el etek öpmeye” karşı, yine kendi tarihi genlerindeki “isyancılığın” yumuşatılmış hali ile diktaya karşı dikilmiştir.

Dünyadaki diğer örnekleri ile karşılaştırıldığında Gezipark direnişinin onlarla ortak noktası; herhangi bir siyasal yapılanma olmaksızın, hak talebinde bulunan, sesi gaza rağmen çıkan, öndersiz, silahsız, sivil bir kitlenin olayların merkezini oluşturduğudur. Son yıllardaki dünya örnekleri baz alındığında bu kitlelerin, kitle psikolojisi, sürü mantığı ile hareket etmediği, lidersiz, örgütsüz, antipolitik, birleştirici ve bilinçlilik düzeyi yüksek bir gençlik ile gerçekleştiği de buna eklenmelidir.

Türkiye’yi benzerleri olan sivil itaatsizliklerden ayıran noktaların başında ise Türkiye’nin kendi tarihi yatar. Bu da, Padişahlık olarak kayda geçen yüzlerce yıllık “dediğim dedik, tek adamım” diktatörlüğüne,  her türlü alternatif imparatorluk ve tek adamlık emperyalizmlerine karşı topyekün bir halk olarak Kurtuluş Savaşı vermiş bir tarihe sahip olmasıdır.

Türk devletleri tarihinde okuduklarımız ise, “kafasının tası atan her Türk kişisinin” yeterli gücü sağlayınca isyan ettiğidir. Toplumun kültürel DNA’sının, dizgine gelmez 15-25 yaş aralığı şimdiki gençlere de kalıtsal olarak geçmiş olduğunu hali hazırda görüyoruz.

Bunlar, Tahrir meydanındaki gibi özgür seçim istemiyor, çünkü bizde seçim özgürlüğü var. Wall Street’deki gibi de değil, çünkü tek derdi kapitalizmin simgesi olan bir sokak değil…

Gezi park direnişçilerinin tek derdi, birey olduğunun, aklı olduğunun ve devletin gerçek sahibi olduğunun bilinmesini sağlayacak özel hayat, kişisel haklar ve fikir özgürlüğü istemek... Başkasının özgürlüklerine müdahale etmeden, kendi özgür irade ve aklını kullanmak, yasakçı-diktatör sistemlerin kendi aklı ve bedeni üzerindeki tecavüzünü(sınır ihlali) ortadan kaldırmak... Bu ana amaç doğrultusunda direnişe katılan her bireyin bulabileceği bir yasaklamanın var olması ise siyasi-ırki vs. ayrımı olmaksızın milyonları sokağa döküyor.

İşte Recep Tayyip Erdoğan da bunun farkına vardığı için satır arasında, Wall Street benzetmesi yaparak, ekonomik düzelmeyi sağladıklarını, direnişçilerin niye böyle davrandıklarını anlamadığını dile getirerek direnişi sivil itaatsizlikten siyasi alana çekmeye çalışıyor. “CHP yaptı, ABD yaptı, provokasyondu, yakıldı, yıkıldı, polis öldürüldü…” cümleli politik ağızla evlerdeki %50’ye dik duruş sinyalleri verip, “amaç hükümeti yıkmak” sözleri ile “hükümetin bazı eylemlerini beğenmemiş olma özgürlüğüne” karşı da silahlı güç kullanacağını ifade etmiş oluyor.

Sokağa dökülen insanı dinlemediği, hiçe saydığı ve düşman gördüğü için hükümetin istenmediğini biliyor ama… Eğer kendisine oy vermemiş %50’nin de söz hakkına sahip olduğunu kabul ederse, o %50’nin hükümeti ile hiçbir sorun yaşamadığını ve yaşamayacağını duymak ve dinlemek istemiyor. “Amaç hükümetin yıkılması değil, sokaklardaki %50’nin de varlığının ve isteklerinin kabul edilmesi…” söylemlerini düşmanca buluyor ve işte asıl bu yüzden “diktatör” damgası yiyor.

Biber gazı kullanımını meşrulaştırmak için ABD Wall Street’ini bugün örnek verirken, yarın bu uzlaşmaz tavırlarının ona “keşke Wall Street olsaydı” dedirtebileceğini düşünmüyor… Çünkü Wall Street hükümetini yıkmadı, an itibari ile hala da işgalde direniyor!...

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET