• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

REJİM ENDİŞELERİNİ ARTIK GÜNDEMİMİZDEN ÇIKARALIM

12 Kasım 2015 Perşembe 15:18

Artık içimizi ve taraflı düşüncelerimizi memleketimizin selameti için önümüze koymak ve gerekirse ameliyat etmek zorundayız. Sadece herşeye muhalif olmak muhalefet değil,,banazlık ve aymazlıktır.

 

Bunu anlamalıyız.. bu anlayışta memleket sevgisi, selameti,geleceği,refahı,kalkınması,gelir düzeyi, geçimi, ekonomisi ve daha sayamayacağımız kadar ülke menfaati yoktur.. 15 defa seçim kaybetmiş lider adı altında hiçbir işe yaramaz kişilerin bu memleketin siyasetinin içinden çıkması ve üretken, geliştirici, dünyayı ortamı coğrafyayı ve konumumuzu anlayabilen ve buna göre siyaset üreten geliştiren ve muhalefet yapanlar gelmeli..

 

10 Kasım da, Atatürk'ün vefatının 77. yıldönümü münasebetiyle ATO da düzenlenen anma töreninde Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan çok önemli açıklamalarda bulundu.


“Rejim endişelerini artık gündemimizden çıkaralım” derken, yeni bir dönem teklifi yapıyordu.

 

Hatırlayınız bir zamanlar birileri iki kelimenin birinde "laiklik elden gidiyor cumhuriyet elden gidiyor, din elden gidiyor, irtica geliyor " der ve öyle abuk sabuk siyaset yapardı ne oldu, laiklik elden mi gitti! Cumhuriyeti elimizden mi aldılar! Dinimizi mi değiştirebildiler! İrtica mı geldi! 

 

Ne oldu Ne bu korku!  Sadece bu korkuları bize aşılayıp kargaşa ve telaş, panik ortamı yaratıp bu ortamı kendilerine tahvil edip sırtımızdan para kazandılar. Daha önce yazmıştım, bir Yunanlı bakan demiştiki, biz son 13 yıl hariç, 50 yıl Yunan emeklilerinin tamamının maaşını Türkiyeden alıp ödedik. Yani Türkiyede borsaya, faize yatırdıkları paradan elde ettikleri kazanç ile emeklilerinin maaşını ödediler 50 yıl. Bizi bu kadar kucakladılar, hala uyanamadık..

 

Türkiye, Osmanlı'nın yıkılışı ve özellikle Balkan ve Birinci Dünya Savaşı'nın travmalarını artık aşmak, kendisine güvenmek, insanına inanmak durumundadır. Aynı şekilde kuruluştaki hataların, yol açtığı mağduriyetlerin gölgesinden de artık kurtulmalıyız.


Cumhurbaşkanı bu durumu iki cümleyle öyle güzel özetlemişti ki, 78 milyonu kucaklayan, ortak bir zemini mümkün kılan bir açılım ortaya koymuştu.


“Cumhuriyetin ilk dönemindeki hassasiyetleri ve endişeleri anlıyorum. Bu endişelerin ürünü olan pek çok uygulamanın cumhuriyetin benimsenmesi ve güçlenmesi sürecini uzattığını da kabul etmek durumundayız, ama artık bunları geride bırakmamız gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti 92 yıllık tarihinin en büyük başarılarını son 13 yılda hayata geçirmiştir.”

 


Cumhurbaşkanı bu çağrıyı, güllük gülistanlık bir 13 yıldan sonra değil, her türlü darbe, hakaret, linç ve ihanet süreci akabinde, kendisi yüzde 52, partisi ise yüzde 50 seçim başarısı elde ettikten sonra, önünde muhtemelen bir 10 yıl daha olan güçlü bir lider olarak söylüyor bu sözleri.

 


Ataerkillik, otoriterlik, tek adamlık, diktatörlük, kibir mühendislerinden ve sert konuşuyorcu'lardan ne kadar farklı, ötede ve sorumlu bir duruş sergilediğini, popülizm ve oportünizmden ne kadar uzak durduğunu görüyoruz Sayın Cumhurbaşkanı'nın.

 


Şimdi, gerçekten bu ülkenin normalleşmesini, kutuplaşmanın bitmesini isteyenlerin bu sözlerin değerini anlaması, hatta üzerine atlamaları gerekmez mi? “Atatürk demedi” diye iftira atan bir takım karanlık medya kuruluşlarından, zihniyetinin bu açılımın değerini anlaması beklenemez. Ancak samimi vatandaşların, siyasetçilerin, Erdoğan'ın açılımının değerini anlamaları gerekiyor.
Nihayetinde Gazi Mustafa Kemal, bu ülkenin kurucusu, bu ülke için derdi olan milli bir kişiydi. Ülkenin bir daha Sevr şartlarına düşmesini istemiyordu. Ama çıkış formülündeki hata büyük tahribatlara yol açmıştı. Ardılları da Kemalizm adı verilen bir ideolojik menfaat tekeli kurdular.

 


Erdoğan, hassasiyetleri anlarken, rejim pratiklerinin cumhuriyetin güçlenmesini önlediğini, tüm vatandaşlarını kapsayamadığını ve benimsenmediğini ifade ediyor ki çok doğru.


Maalesef son 13 yılda kutuplaşmanın asıl nedeni olarak kışkırtılan tasnifin bize hiçbir faydası olmadığı gibi, Yeni Türkiye'nin inşaası açısından karşılığı da olmamalı. İşte bakın son 13 yıl... Türkiye en büyük başarılarını elde ederken, bu başarılardan 78 milyon nasipleniyor. Bir de bu sürece muhalefetin katkısı olsaydı, şu an 2023 hedeflerine ulaşmış olacaktık.


Karanlık güçlerin aramıza soktuğu bu fitneyi ayıklamak ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı paydasında ortaklaşmak durumundayız.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET