• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

TERÖR-MEDYA VE DARBELER

19 Eylül 2015 Cumartesi 15:36

Türkiyede medya hep güç ve yönlendirme aracı olarak kullanılmaktadır, oysa medyanın asıl görevi yönlendirme değil
bilgilendirmedir!

 

Ancak büyük medya kurumları hep bu gücü kendi çarklarını döndürebilmek ve belli bir tarafa tabii olmanın yöntemi ile kazanca hatta güce tahvil ettiler.

 

Çok partili hayata geçtiğimiz 1950’den beri iktidar ve medya grupları arasında çatışma bilinen bir gerçek. Bu ülkede 4 defa askeri darbe oldu. Medya seçilmişlerin değil, atanmışların ya da güçlünün yanında yer aldı. 


Milleti temsil edenleri asla ciddiye almadı. Bu yüzden Türkiye’de askeri darbeleri destekleyen gazeteciler ve medya sahipleri bir kaç istisna dışında hiç özeleştiri yapmadı. Biz ne halt ettik demediler. 


Normal bir demokraside darbeyi destekleyen birinin kariyeri biter. Hayat ona dar edilir. Ama bizde darbeyi destekleyenler utanmadan, sıkılmadan aramızda gezebiliyorlar.


Hatta terörü destekleyen ve teröriste masum sivil diyecek kadar gözü dönmüş bazı grupların TV'leri basın kuruluşları gazete ve dergileri sadece kendi çıkarları için tabii oldukları topluluğun çobanlığını yapmakta ve asla vazgeçmeyeceklerini bildikleri lafa geldiği zaman ALLAH Kur'an, İslam, vatan edebiyatı yapan ama, aslında ne kadar HAİN olduklarının farkında oldukları halde yüzü kızarmayan koyun sürüsünü korumanın peşindeler.. 


Tabii bunların hainliğini kendine kazanç ve fırsat olarak tahvil etmeye çalışan dış güçler böyle fırsatı asla kaçırmazlar ve bu tür toplulukları her türlü imkanı sağlayarak kucaklarına alırlar.


Yarın herhangi bir AB üyesi ülkeye gidelim. 


“Türkiye’de askeri darbeler oldu. En büyük destekçileri de medya oldu. Son darbe 28 Şubat 1997’de meydana geldi. Şu gazeteciler de askerin yanındaydı” diyelim. 


Bakalım bize ne derler? Öyle ya, Bazıları, 28 Şubat’taki rolüyle de hep gurur duydu. 


Şunun da altını çizelim: Eskiden darbeyi destekleyenler devletin yanında oldukları gerekçesini öne sürerlerdi. En azından buldukları kılıf buydu.


Terör ya da terörizm gibi devleti ve milleti açıkça hedef alan olaylarda herkes birleşirdi. Eskiden sistemi asker idare ettiği için medya ona göre tavır alırdı. 


Gel zaman git zaman askeri vesayet bitti. Milletin idaresi hakim oldu. Seçilmişler, atanmışlardan olması gerektiği gibi üstün hale geldi. 


Ancak milleti temsil eden siyasetçiler başta Cumhurbaşkanı Erdoğan karşı tarafın kimyasını bozdu.


En normal gördüğümüz adam bile Erdoğan nefretinden dolayı delirdi ya da akli melekelerini yitirdi. Ana akım medyada PeKeKe, FETÖ açık açık destekleniyor. Bunu da mı görecektik dediğimiz günleri çoktan geçtik. 


Kendisini FETÖ’ye teslim eden, askerimizi, polislerimizi şehit edenlere terörist diyemeyip özgürlük mücadelecisi  diyen, bazı adını basın özgürlüğü kisvesi altında hertürlü kıvıran bazı sözüm ona gazeteciler de kendi ipini çekti. 

 
Sahibinin köleleri de açık açık PeKeKe’yi, DHKP-C’yi destekliyorlar. YAZIKLAR OLSUN…


Siz kabul etmesenizde, Millet nezdinde zaten itibarsızsınız. Artık istediğiniz gibi at oynatacağınız bir ülke olmayacak bu ülke! 

Zaten bütün delirmeleriniz bu yüzden. Artık sizin savunduğunuzun anlattığınızın, savunduğunuzun, sözünüzün, yazdıklarınızın bir hükmü yok. Çünki yazdığınızı kendiniz bile okumuyorsunuz, okuyanda sizin gibi sabit fikirliler.

Ben herzaman diyorum. BU ÜLKENİN İÇİNDEKİ HAİNLERİN yüzde 10'nu ABD'de OLSUN, ABD diye bir devlet olmaz… 


Bu ülke çok büyük ve güçlüdür ülkesini seven çok güçlü bir topluluğa sahiptir..


 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET