• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

TÜRKLER İRANLILAR VE KÜRTLER

05 Aralık 2014 Cuma 03:27


ÜLKEDE aynı gerçekliği birbirine zıt şekilde tanımlayan kutuplar var. Konu ne olursa olsun.           

Dış politika gibi nispeten daha az tarafgirlikle değerlendirilmesi gereken bir konuda bile durum böyle. Belki de Cumhuriyet tarihinin en belalı dönemlerinden birisine girdiğimiz bir zaman diliminde bu durum Türkiye’nin geleceğini sağlıklı kurgulaması açısından bir sıkıntı yaratacaktır sanıyorum.

Artık herkesin anladığı gibi bildiğimiz Orta doğu bitti. Sınırlar değişmese bile eski sistemlerin kendilerini yeniden üretmeleri mümkün değil. Ancak bugünkü feci ortamda olumlu veya yapıcı bir proje bulmak da kolay değil. Suriye’deki vekalet savaşının sonunun nasıl geleceği anlaşılmadan, Irak’ta ki Şii ağırlıklı yönetimin daha kapsayıcı bir tavrı benimseyip benimsemeyeceği görülmeden bir şey söylemek zor. Benzer şekilde stratejik ağırlığını hem bölge hem dünya ölçeğinde giderek daha fazla hissettiren ve kullanan Suudi Arabistan’ın kendi azami isteklerinden vazgeçip geçmeyeceğini de bilmek gerekiyor.

Arap uygarlığının dibe vurmasıyla birlikte enkazını ele geçirip el koyanların da cihatçılar olduğu savunuyor. “Arapların bu dibe vuruşları onyıllar sürdü. Toparlanması da uzun zaman alacaktır”. Orta doğu’daki güç dengesine, Arap dünyasının durumuna ve büyük güçlerin tavırlarına bakarak şu çarpıcı soru akla gelebilir “Orta doğu daha az Arap mı oluyor?” 


 “Orta doğu daha İranlı, daha Kürt, daha Türk oluyor” İzlenimi güçlü,. 
 bu düşüşün sebebi, Arap ülkelerinde devletlerin çökmesine bağlıdır. Türkiye’de Orta doğuda ki devletlerin varlığını ideolojik prizma içinden bakarak gereksiz veya gayrimeşru görenlerin aksine, bir kere kurulduktan sonra Arap kimliğinin ancak devletlerin varlığı ve düzgün işlemesiyle korunabileceği anlaşılıyor. “Arap kategorisi yani modern Orta doğu tarihinde nesillerin benimsediği kültürel kimliğin yerini ‘Sünniler’, ‘Şiiler’ gibi daha ilkel özcü kimlikler alıyor. İşin garibi bu kimlikler, ki İslam kadar eskidirler, Orta doğuyu bugün daha mezhepçi ve daha az Arap kılıyor.”

Başkan Obama’nın İran’ın dini lideri ve nükleer program konusunda son sözü söyleyecek en yüksek otoritesi Ali Hamaney’e bir mektup gönderdiğinin öğrenilmesinden sonra  Bu mektubun simgelediği ABD-İran yakınlaşması ihtimalinin bölgedeki Sünni yabancılaşmasını ve İD ya da Nusra’yı besleyen nihilist öfke ve şiddeti azdıracağından kaygı duyuluyor. Bu yakınlaşmanın; Irak, Suriye ve Hizbullah aracılığıyla Lübnan’da İran’ın hegemonyasının ABD tarafından destekleneceği şeklinde okunacağını ve Bu kaygının gerçekliği yansıttığına da şüphe yok. Ne var ki, Arap devletlerinin çökmüş olması  (ki Mısır bile giderek bu kategoriye dahil oluyor) Arap dünyasının mezhepçilik ötesinde bir projeyi devreye sokamaması sonucunu da beraberinde getiriyor.

Tam da bu nedenle Suudi Arabistan tüm gücüyle ABD-İran yakınlaşmasını önlemeye ya da Suriye’yi ve Lübnan’ı İran için cehenneme çevirmeye iman etmişe benziyor. 

Hepsinin ANA TEMASI TÜRKİYEYİ GÜÇSÜZLEŞTİRMEK üzerine kurulu.. bunu anlamayan ve içimizdeki hainler aracılığıyla da millete İsrail yandaşlığı pompalayan basındaki ve siyasetteki, maaşlı hainler bu ülkeden temizlenmeden biz asla rahat edemeyiz..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET