• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

ACILAR PAYLAŞILDIKÇA AZALIR

26 Ekim 2011 Çarşamba 13:24

 
Hepimizin başı sağ olsun. Yetmiş beş milyon olarak derin hüzün içindeyiz. Acımız büyük. Van’da canlarımız gitti. Şimdi kenetlenme zamanı. Görüşler, ideolojiler ve ayrılıklar, büyük acılar karşısında bir hiçtir, hiç olmalıdır.

Bugün yüzlerce kardeşimiz can vermişken ve yüzlerce vatandaşımız halen tonlarca beton altında can çekişirken Van’da, kin ve nefret mi kalır söyleyin canda?
 
Kayıplarımız her geçen gün artıyor. Bugün 450’ya yakın can kaybımız ve 1400 civarında yaralımız var. Genç-yaşlı, çoluk-çocuk, öğrenci-memur, zengin-fakir ve her kemsiden insanımız bunlar. Hayalleri, emelleri, planları ve sevdikleri olan kardeşlerimiz bunlar. Hiç kimsenin bu acı tabloyu menfur gayelerle bulandırmaya, deprem üzerinde menfi siyaset yapmaya, insanların zaaflarını kullanmaya hakkı da olamaz, istese de bunda sonuç alamaz. Arazilere kurduğumuz kamplara bakın, hiç kamplaşma var mı?

Herkes can derdindeyken, insanlarımız enkazlar altındayken, insanlığımızı da enkazlar altında bırakmayalım.
 
Anadolu insanının çağlar boyunca yaşadığı deprem acısı bu defa Van’ı ve Erciş’i vurdu. Canlar mahvoldu, canlar kayboldu. Depremin ölçeği, yani aletsel büyüklüğü 7’nin az üstünde, ama şiddeti, yani yeryüzüne etkisi 9 civarında. Depremin oluştuğu derinlik zemine 5 km gibi çok yakın. O bölgemizde özellikle kırsalda evlerin çok zayıf malzemelerden yapıldığını ve dayanıksız olduğunu hesaba katarsak, bilançonun neden bu kadar ağır olduğu anlaşılır. Buna bir de kalitesiz ve kaçak inşaat gerçeğini ilave edersek resim ortaya çıkar. Bugün itibariyle Van’da 2262 bina yıkılmış durumda. Oturulamayacak ağır ve orta hasarlı binaları hesaba katarsak bilanço daha da büyümekte.
 
Van’da ve Erciş’te inşaatların yüzde 80-85 oranlarında kaçak yapılması hasarı ve can kaybını arttıran en önemli neden. Bu hengamede Van’da yapı denetimi konusunda kirli işlerin ve ilişkilerin döndüğünün ve üç-beş kuruşa tamah eden yetkililerin ve sorumluların insanlara konut yerine tabut yaptıkları ortaya çıkmış durumda Yapı denetiminden doğan maliyetin yüzde 3’ü gibi rakamlara tenezzül edip, hayta bile olmayan mühendislerin imzalarıyla denetim ve ruhsat süreçlerini çıkarlarına alet edelerin vicdanları sızlıyor mu acaba?
 
1999 büyük depreminde Anadolu’nun bir köşesinden kalkıp 24 saat sonrasında Adapazarı’nda olmuştum. Gördüklerimiz, duyduklarımız ve yaşadıklarımız kağıtlara aktarılacak, kolaylıkla anlatılacak gibi değil. Depremin ilk günü ve ikinci günü Van’a bilet bulamadım. Bir türlü ulaşma yolu sağlayamadım. Ama nasipse oraya da gideceğim. Eminim Adapazarı, Gölcük ve İzmit’te gördüklerimizin benzerleri şimdi Vanımızdadır. O yüzden de kalbimiz onlarla, onların kalbi de yanımızdadır.
 
Umuyoruz ve diliyoruz ki 400’e yakın enkaz altında hayatta olduğu tespit edilen vatandaşlarımızın hepsi kurtulur. Temenni ediyoruz ki hastanelerdeki yaralıların tümü şifa bulur. Evleri yıkılanlara kısa sürede konut yapılır, yaralar sarılır, acılar hafifletilir.
 
Acılar elbette paylaşıldıkça hafifleyecek. Öyle de olacak. Ülkemizin her yerinden, her köşesinden yardımlar yağacak, insanlar enkazın altına elini, gerekirse canını koyacak. Bir yardım kampanyasında 4 saat gibi kısa bir sürede 62 milyon TL’nin toplanması da bunu göstermiyor mu? Tek yürek olup aynı dilden aynı gönülden konuşacağız, yarış eder gibi yardıma koşacağız. Biz, nice acıları böyle atlatmadık mı? Nice badirelerden bu şekilde kurtulmadık mı? Bunu da atlatacağız. Çünkü hepimiz biriz, hepimiz beraberiz.

Depremler evlerimizi yıkabilir, ama gönüllerimizi ve kardeşliğimizi asla! 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET