• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

DÜNYA İSYANLARDA

08 Aralık 2011 Perşembe 12:59

 
Yeryüzü çok ilginç olaylara ve gelişmelere sahne olmaya devam ediyor. Bir yandan burnundan kıl aldırmayan devletler, ele güne avuç açıyor, diğer yandan yakın zamanlara kadar esamesi okunmayan ülkeler fırtınalar estiriyor. İspanya, Portekiz, Yunanistan diz çökmüş, İtalya’nın beli bükülmüşken, Çin, Brezilya, Türkiye gibi ülkeler şaha kalkmış durumda.
 
Dünya belki hiç olmadığı kadar “ayaklanmalar gezegeni” oldu. Zengin ve gelişmiş ülkelerde insanlar ayaklanıyor. Daha fazla eşitlik, daha fazla ekmek istiyorlar. Aş ve iş istiyorlar. Ama ayaklanmalar sadece zenginler kulübünün üyeleri olan ülkelerde olmuyor, “Arap Baharı” denilen bir başka rüzgar Kuzey Afrika ve Ortadoğu’nun çorak toprakları üzerinde esmeye devam ediyor. Üstelik Mısır’da olduğu gibi, bir rüzgar diniyor ardından diğeri başlıyor. Şimdilerde büyük fırtına Suriye’nin başında.
 
Bütün bunlar şunu gösteriyor: İnsanlar insanca, insan onuruna yaraşırca yaşamak istiyorlar. Kimilerinde ekonomik eşitsizlikler tetikleyici olurken, kimilerinde ise demokratik geri kalmışlık ve otoriter rejimlerden kurtulma derdi belirleyici oluyor. Wall Street’i işgal etmek isteyenler de, Tahrir Meydanı’nı mesken tutanlar da aslında aynı şeyin peşinde; “Yeter artık! Bırakın insanca yaşayalım” diyorlar.
 
ABD’de başlayan ve dünyanın 70’in üzerinde ülkesine sıçrayan protesto gösterilerinin fikir mimarı, Kanada’nın kült solcu dergisi “Adbusters” ın kurucusu Kale Lasn’dir. 69 yaşındaki Lasn, pek çok eylem düşücesi üreten ve bunların bir kısmını hayata geçirebilen tanınmış bir aktivist ve antiemperyalisttir. Wall Street’in ve kapitalist düzenin Amerika’yı adeta ölüme sürüklediğini öne süren Lasn, ABD’nin kendi Tahrir Meydanı’nın hazır olduğunu ve artık çanların büyükler için de çalmaya başladığını savunmakta.
 
“Occupy Wall Street” (Wall Street’i işgal et!) sloganıyla anılan protesto hareketleri, dalga dalga yayılmakta. Kıtalararası, toplumlararası, kültürlerarası bir yayılım momentumuna sahip olan bu ilginç başkaldırı, dünyayı ve olup bitenleri yeniden okumayı gerektirecek tarzda kritik ve orijinal bir küresel gelişme.
 
ABD, Avrupa, Asya, Latin Amerika, Okyanusya ve Afrika’ya yayılan bu dehşetli dalga, ülkelerin yönetimlerini bir hayli zora sokmakta. Olaylar küresel çapta toplamda milyonlarca insanın onlarca ülke ve şehirde düzenledikleri orta ve büyük çaplı gösterilerle devam ediyor.
 
Maddi ve insani zarar ve kayıplar bir hayli artmakta. Daha geçen ay 200 bin kişinin katıldığı Roma’da yapılan gösterilerde 70 kişi yaralandı. Maddi bilanço ise 5 milyon EU’yu geçti. Gösteriler New York, Paris, Lizbon, Madrid, Berlin, Sydney, Hamburg ve Tokyo’ya kadar geniş bir coğrafyada can ve mal kaybına yol açmaya devam ediyor.
 
“Bizler yüzde 99’uz” diyerek yola çıkan insanlar, gasp edildiğine inandıkları haklarını arıyorlar. Zenginlerin daha da zenginleştiği bir dünyaya dur diyeler, refahın daha adil dağılması, kaynakların eşitlikçi bir düzende dağıtılması, işsizlik sorununa çözümler bulunması, savunma harcamalarının azaltılması, gelir adaletsizliğinin düzeltilmesi ve dezavantajlı grupların desteklenmesi gibi gerçekte insani ve anlaşılması kolay ve makul talepleri var.
 
Nasıl olmasın ki bir sosyal refah devleti kabul edilen ABD’de en tepedeki 50 kişinin serveti 700 milyar dolardan fazla. En zengin 400 ABD’linin 1.53 trilyon dolar parası var. Bir tarafta 10 milyon dolarlık malikanelerde yaşayanlar, diğer tarafta parklarda bankları barınak yapanlar. Yani mutlu azınlığın milyon dolarları bankalarda yatarken, mutsuz çoğunluğun bir kısmı banka kredi kuyruklarında, bir kısmı da banklarda yatmakta. Bunun ilelebet böyle gitmeyeceği belliydi.
 
Eylemciler, söylemlerinde tabii ki haklı. Olanları gayet rahat anlayabiliyor insanın aklı. Asıl merak edilen bu işin sonunun ne olacağı. Eylemlerin nerelere varacağı. Kalıcı çözümler üretilemez ve insanlara ikna edici formüller sunulamazsa, sonucun hiç de iyi olmayacağı gözüküyor. Bunda böyle, dünya eski dünya değil. Bunu göremeyenler elbette sonucuna katlanacaklar. Hep birlikte bekleyelim, görelim.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET