• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

SAMSUN’UN SOSYO-EKONOMİK GELİŞME DÜZEYİ

03 Kasım 2011 Perşembe 14:10

Samsun, ülkemizin 81 vilayetinden ve 16 büyük şehir belediyesinden biridir. İlimiz, Karadeniz Bölgesinin en büyük vilayeti ve kenti konumundadır. Nüfusu itibariyle 15. sıradadır. Samsun, (Marmara Bölgesi hariç) Ankara’nın kuzeyindeki en büyük vilayetimiz ve şehrimizdir. Kocaeli-Ankara-Kayseri-Gaziantep hattının doğusundaki en büyük üç vilayetimizden biridir. Samsun, aynı zamanda tüm Karadeniz kıyısındaki ülkelerin kentleri dikkate alındığında da büyük yerleşim merkezlerinden ve kent havzalarından biridir.

Samsun, ekonomik olarak olması gereken konumdan uzak kalmakla beraber, ülkemizin önemli ticaret ve tarım merkezlerinden ve gelişen sanayi yörelerinden biri olma özelliğini göstermektedir.

Ekonomik ve sosyal gelişme ve ilerleme yönünden değerlendirildiğinde bilimsel bir araştırmaya göre Samsun, “sosyo-ekonomik gelişmişlik sırlamasında” 2010 yılı değerlendirmesine göre 0.5417 endeks puanıyla 32. durumdadır. Birinci sıradaki İstanbul’un sosyo-gelişmişlik endeks değeri 17.1245, İkinci Ankara’nın, 13.3247, üçüncü İzmir’in 9.2423, dördüncü Kocaeli’nin 8.5219 ve beşinci Bursa’nın 5.7950’dir.

Devlet Planlama Teşkilatı’nın (Günümüzde Kalkınma Bakanlığı) sosyo-ekonomik gelişmişlik kriterlerine göre; sosyo-ekonomik gelişmişlik tanımı, ağırlıklı olarak şu unsurlarla yapılmaktadır: Kavramsal olarak gelişme seviyesini ters yönde etkilediği bilinen
Tarım İşkolunda Çalışanların Toplam İstihdama Oranı, Yeşil Karta Sahip Nüfus Oranı ve Doğurganlık Hızı değişkenlerinin ağırlıkları negatif işaretlidir. Bu değişkenlerden ağırlığı en fazla olan değişken Yeşil Karta Sahip Nüfus Oranı değişkenidir. Diğer 38 değişkenin katsayıları ise pozitif işaretlidir. “Gelişmişlik nedensel faktörü” içerisinde yükü en fazla olan değişkenler, diğer bir ifade ile gelişmişlik seviyesini en çok etkileyen değişkenler, mali göstergeler (Kişi Başına Sınai, Ticari ve Turizm Kredileri Miktarı, Kişi Başına Banka Mevduatı, Kişi Başına Gayri Safi Katma Değer) ile eğitim göstergeleridir (Üniversite Bitirenlerin 22+ Yaş Nüfusa Oranı, Okur-Yazar Kadın Nüfusun Toplam Kadın Nüfusa Oranı, Okur-Yazar Nüfus Oranı). Diğer refah göstergelerinden On bin Kişiye Düşen Özel Otomobil Sayısı ve sağlık göstergelerinden On bin Kişiye Düşen Diş Hekimi Sayısı değişkenleri de gelişmişlik seviyesini en çok etkileyen ilk 10 faktör arasında yer almaktadır. “Sosyo-ekonomik gelişmişlik”, yerleşim birimlerinin bazı kriterlere göre istatistiksel olarak değerlendirilmesi sonucu elde edilen değerlere göre belirlenen göstergedir. Değerlendirilmede kullanılan göstergeler aşağıda ana başlıklarıyla gösterilmiştir:

Tablo: Türkiye’de DPT’nin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Analizlerinde Kullanılan Temel Göstergeler

1. Demografik göstergeler
2. İstihdam göstergeleri
3. Eğitim göstergeleri
4. Sağlık göstergeleri
5. Sanayi göstergeleri
6. Tarım göstergeleri 
7. İnşaat göstergeleri
8. Mali göstergeler
9. Altyapı göstergeleri
10. Diğer refah göstergeleri

2003 yılı sosyo-ekonomik gelişmişlik araştırmasında Samsun yine 32. sırada yer almaktaydı. Geçen yedi yıllık zaman zarfında Samsun’un bu bağlamda ilerleme göstermediği anlaşılmaktadır. 2003 yılı ile 2010 yılı değerleri karşılaştırıldığında pek çok vilayetin yükselme gösterdiği, bazılarının ise düşme seyri içinde oldukları da gözden kaçmamaktadır. Örneğin Isparta 28.sıradan 12.sıraya, Çankırı 59.sıradan 48.sıraya, Burdur, 51.sıradan 41. sıraya yükselirken,

Gaziantep 20.sıradan 33.sıraya, Tunceli 52. sıradan 63. sıraya, Elazığ 36.sıradan 46.sıraya gerilemiştir. Sıralaması değişmeyen iller şunlardır: Afyonkarahisar, Ağrı, Ankara, Bursa, Eskişehir, Samsun, İstanbul, İzmir, kayseri, Kocaeli, Manisa, Muş, Rize, Siirt ve Şırnak’tır.

Bu çalışmada 81 ile ait 41 adet sosyo-ekonomik değişken kullanılarak Türkiye’de 2010 yılı illerin sosyo ekonomik gelişmişlik sıralaması elde edilmiştir. Analiz tekniği olarak DPT’nin daha önceki konuyla ilgili çalışmalarında benimsediği PCA tercih edilmiştir.

81 il için yapılan sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasında, 1996 ve 2003 yıllarındaki çalışmalara paralel olarak en gelişmiş ilk altı il sırasıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Bursa ve Eskişehir iken sıralamanın en sonunda yer alan 2 il sırasıyla Ağrı ve Muş illeridir. 2010 sıralamasında, 2003 yılı sıralamasına göre 36 il sıra atlamış, 30 il sıra kaybetmiş ve 15 ilin de konumu değişmemiştir. Sıralamada konumları değişmeyen 15 ilin 6 tanesi hem 1996 yılı, hem 2003 yılı, hem de mevcut sıralamaya göre en gelişmiş ilk altı ildir. Bu iller sırasıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Bursa ve Eskişehir illeridir.

Sıra atlayan iller arasında ilk sırada Isparta gelmektedir. 2003 yılı sıralamasında 1996 yılına göre 5 sıra gerileyen bu il 2010 yılı sıralamasında 2003 yılına göre 16 basamak yükselmiştir. Bu çıkışın nedenlerini tespit etmek üzere il verileri incelendiğinde gelişmişlik sıralamasında ağırlığı yüksek olan faktörlerin birçoğunda iyileşme gözlenmiştir. (üniversite mezun sayısı, on bin kişiye düşen diş hekimi sayısı, özel otomobil sayısı, okur-yazar kadın oranı, okur-yazar nüfus oranı gibi). Ayrıca temel bileşendeki ağırlığı negatif olan yeşil karta sahip nüfus oranında da yüksek bir azalma belirlenmiştir. 2000 yılında bu oran yüzde 18,4 iken 2010 yılında yüzde 8’e gerilemiştir. Bunların yanında 2003 yılında 85 olan organize sanayi parsel sayısı 2010 yılında 200’e yükselmiş ve kişi başına sanayi elektrik kullanımı da artmıştır.

Sıralamada iki basamak yükselen illerden Trabzon bu başarısını özellikle eğitim göstergelerindeki artışa borçludur. Bunun yanında toplam banka kredileri içindeki pay ve kişi başına sanayi elektrik kullanımı da artış gösteren diğer değişkenlerdir. Temel bileşendeki ağırlığı negatif olan yeşil karta sahip nüfus oranı değişkeni de önemli bir azalma göstermiştir.

İllerin coğrafi yerleşimleri ile gelişmişlik düzeyleri arasında açıkça görülebilen bir bağıntı söz konusudur. Örneğin sıralamada ilk beşte bulunan İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli ve Bursa illeri Türkiye’nin batısında yer alırken sıralamanın son beşinde bulunan Muş, Ağrı, Hakkâri, Şırnak ve Bitlis illeri Türkiye’nin doğusunda yer almaktadır. Hatta sıralamadaki son 20 ilin hiç birinin batıda yer almadığı ve 16 tanesinin doğu ve güneydoğu bölgelerinde bulunduğu tespit edilmiştir.

Bir başka araştırmaya göre Samsun, 2011 yılı hesaplamalarına göre, 15 milyar 235 milyon dolarlık ekonomiye katkısı, Türkiye ekonomisinin yüzde 1.5’ini oluşturması ve 12 bin 162 dolarlık kişi başına gelir ile Türkiye genelinde 35. sırada yer almaktadır. Kişi başına yıllık gelirde ilk üç sırayı Kocaeli, Karabük ve Yalova almaktadır. Kocaeli’nin kişi başına yıllık geliri 30 bin doları aşmıştır. 26 tane il Türkiye ortalamasından yüksek olup geri kalan 55 tanesi Türkiye ortalamasının altındadır.

Burada şu noktayı atlamamak gerekir; illerin sosyo-ekonomik gelişmişlik analiz ve sıralaması, yaşanabilirlik kavram ve olgusuyla aynı şey değildir. Bu iki analiz yöntemi birbirine benzeyen teknikleri kullansalar da, temel konsept, yöntem, amaç, değerlendirme ve diğer bazı hususlarda örtüşmemektedirler. Yine de birbirlerini tamamlayan bir işlevselliğe sahiptirler. Biri diğeri hakkında ciddi fikirler ve veriler ortaya koyar.

Her iki araştırma sonuçları ve bu sonuçlar ışığında oluşan illerin sıralaması, aynı olmasa da nispeten yakın değerler taşımaktadır. Bütün bunlar değerlendirildiğinde Samsun, kent merkezi yaşanabilirlik analizinde 17., il bazındaki yaşanabilirlik analizinde 24. olurken, sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasında 32. konumda, kişi başına gelirde ise 35. durumdadır.

Evet, rakamlar ve veriler böyle diyor. Daha alacağımız çok mesafe var diyor. Bakalım Samsun önümüzdeki dönemde yeni bir gelişme ivmesi yakalayabilecek mi? Kalkınmada ciddi bir hamle gerçekleştirecek mi? Hep birlikte göreceğiz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET