• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

BIRAK KALBİN ÇOCUK KALSIN

08 Ocak 2015 Perşembe 12:54

Çocuk olmak…

Her birimizin dile getirmekten asla çekinmediği,

Her geçen gün içten içe daha da özlemini çektiği,

Yapmacık ve menfaatten uzak arkadaşlıkların kurulduğu,

Dertten kederden temizlenmiş gönlümüzde mutluluk ve huzurun hakim olduğu,

Yemeği ekmek üzeri yağ ve salça ile geçiştirip hemen oyunlara koşulduğu,

Günlerin sayılmadan hesapsızca plansızca yaşandığı,

Geriye dönüp şöyle bir baktığımızda “keşke çocuk kalsaydım” dediğimiz yılların adıdır “Çocuk olmak”…


Çünkü biz büyüdükçe her şeyin çocukluktaki gibi masum kalacağını düşünürüz fakat yanılırız. Biz dahil hiçbir şeyin eskisi gibi kalmadığının farkına vardığımızda yani ” yetişkin” olduğumuzda “keşke çocuk kalsaydım”sözlerine sarılırız.

Çocuk olmak insan hayatının en önemli evresidir aslında.  İnsanı bir hamur gibi düşünürsek eğer; hamurdan ne yapılmak isteniyorsa, hamura ana şeklinin verildiği bir zaman dilimidir diyebiliriz. İnsan bu zaman diliminde karakterinin temellerini atar. İçine kapanıklık halinden tutunda öz güven haline varıncaya kadar birçok karakteristik özelliğini bu zaman dilimi içerisinde kazanır.  Ömrü nihayete erinceye kadar kullanacağı kimliğini oluşturmuş olur.

Hamur kendi kendine şekillenemeyeceğine göre bu hamuru şekillendirme görevi çocuğun kendisinin elinde değildir. Bu durumda hamura şekli verecek olan anne ve baba olarak ebeveynlerdir. Maalesef anne ve babasını erkenden kaybetmiş olan bu sebeple akrabalarının yanında veya yetimhanelerde büyümek zorunda kalan çocuklarımızda var. Onları da yine şekillendirecek olan yetişmelerine vesile olanlardır.

Zaman hızla akıp geçiyor, hem teknolojik anlamda hem de kişisel ve sosyal anlamda devamlı gelişmeler yaşanıyor. Mademki çocuk yetiştirmek bu kadar önemli ve çok ciddi bir iş öyleyse ebeveynlerinde kendilerini bu gelişmeler karşısında ciddi anlamda yetiştirmeleri ve her daim taze tutmaları gerekir.

 Artık her ebeveynin kesinlikle çağa ayak uydurma zorunluluğu vardır. Malum her devrin çocukluğu farklı farklıdır.  İlmin kapısı Hz. Ali (ra) “Çocuklarınızı yaşayacakları zamana göre yetiştirin” derken bunu kastetmektedir. Çocuklarımızı hem manevi hem maddi anlamda çift kanatla uçurmalıyız. Çocuklar bizim geleceğimizdir. İyi bir donanıma sahip yetişkinlerin elinde büyüyen çocuklar ise geleceğe sağlam adımlarla yürürler.

Öncelikle modern çağla birlikte arka plana atılan çok hassas bir konuyu hatırlatalım. Çocuklarımızı maddeden ziyade manen doyurarak işe başlamalıyız. İnanç, doğruluk, dürüstlük, saygı, paylaşmak, çalışmak gibi kavramlarla birlikte onlara kazandıracağımız en önemli özellik “sevgi” dolu bir kalbe sahip olmalarıdır. Zaten çocuklarımızı bir şekilde madde ile donanımlı hale getirebiliriz. Manen doyurduğumuz çocuklar bu sayede maddenin elinde canavara dönüşmekten kurtulurlar. Maddenin amaç değil amaca hizmet eden araç olmaktan öteye gitmeyeceğini bilirler. Etrafına karşı çıkarcı bakışlarla yaklaşmazlar.  Maddeyi manaya dönüştürmeyi bilirler.  Ve yetişkin de olsalar kalpleri hep çocuktur.


Bizler ebeveynler olarak bir sanat eseri meydana getiriyoruz bunu unutmayalım. Yetiştireceğimiz çocuklar bizim eserlerimiz olacak. Eserimizi oluştururken ne kadar özenli davranır, ne kadar seçici olursak karşılığında da değerine paha biçilmez bir eser meydana getirmiş oluruz.


Son olarak,  ümidimizi her daim canlı tutmak adına büyük yazar ve düşünür “Dostoyevski” ile önemli bir hatırlatmayı da yapayım;

 “Sağlam çocuklar yetiştirmek,bozulmuş yetişkinleri düzeltmekten daha kolaydır” …

Sevgilerimle…

 

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET