• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

BİZE HER YER SPOR SALONU

15 Şubat 2015 Pazar 01:01



Değerli okurlarım, başlığım kulağınıza yabancı gelmeyen tanıdık bir sloganı çağrıştırmıştır çoktan… Bende bu sloganı “Bize Her Yer Spor Salonu” şeklinde uyarlayarak sizlere yeniden sunuyorum.


Konumuza giriş yapmadan önce;konumuzun daha anlaşılır olması ve zihinlerde daha iyi yer edinebilmesi için öncelikle Spor nedir?  Sorusunun cevabını vermeliyiz.


Kendime özel harmanladığım şekilde spor;
“Kişinin beden ve ruh (akıl) sağlığını tehlikeye düşürecek her türlü olumsuz etkiden kendisini korumak ve kollamak için başvurduğu, zaman ve mekana bağlı olmayan, bireysel veya toplu olarak yaptığı bedensel hareketlerin tümüdür. “

Örneklendirirsek güreş, atletizim, boks, halter, yüzme, koşu, futbol, basketbol, hentbol gibi çeşitli bireysel veya toplu olarak yapılan sporlarımız vardır. Profesyonel ve Amatör spor olarak ikiye ayrılır.



Bahaneler üretmekte üzerimize yok. İş çözüm üretmeye gelince,aynı üretkenliğimizi çözüm noktasında maalesef ki gösteremiyoruz. Aslında ”Hazır Gıdaları” daha yaygın bir şekilde tüketmeye başladığımızdan beridir her şeyin kolayına kaçar olduk.  Yediklerimiz direk olarak düşüncelerimizi, düşüncelerimiz de davranışlarımızı etkiliyor. 


Farkına varmadan ne yersek o oluyoruz.  Bu durumda “Hazır Gıdalar” la beslenen bir insandan da çözüm önerileri yerine ”Hazır Bahaneler” görmemiz hiç şaşırtıcı olmasa gerek…


Spor yapma konusunda ise bu bahaneler tavan yapmış durumdadır. “Hiç zamanım yok, çok yorgunum, evlenince zor oluyor, çoluk çocuk var, canım istemiyor, bugün kendimi iyi hissetmiyorum, spordan sonra her yerim ağrıyor, yarın başlayacağım, param yok salona gitmem lazım, salonsuz olmaz”gibi bahaneleri fazlası ile günlük hayatta birçok kişiden duyarsınız.  

Hatta bahaneleri okurken  “bende bu bahanelerin altına sığınıyorum” diyebilirsiniz.


Sporcuları;  Tıpkı spordaki ayrım gibi “Profesyonel ve Amatör Sporcular” olarak ikiye ayırıyoruz. Profesyonel sporcu; Lisansı bulunan, cüzi dahi olsa spor yaparak para kazanan kısacası sporu meslek haline getiren kişilerdir. 



Haliyle meslek olarak görüldüğü için profesyonel olarak sporla uğraşanların antrenmanlarını ihmal etme gibi lüksleri yoktur. Ne olursa olsun, canları istese de istemese de antrenmanlarını mutlaka yapmak zorundadırlar.  Keyif arka plandadır. Aslında işin gerçeği uzun vadede “Profesyonel spor sağlığa zararlıdır” denilebilir. Bu konumuz dışındadır.


Özellikle vurgulamaya çalışacağım ise kaliteli yaşamın bir parçası olan,sadece sağlıklı olmak için yapılan spordur. Bugün dünyada ve ülkemizde yapılan tüm bilimsel araştırmalar göstermiştir ki kaliteli yaşamın en önemli şartlarından biri de doğal ve düzenli beslenmenin yanında “Hareketli Olmak”tır. Hareketli olmayı ise genel olarak spor içerisinde değerlendirip ele alabiliriz. İşte böylesi önemli olan bir konuda ise kesinlikle hiçbir bahanemiz olmamalı…


Bize her yer spor salonu derken hep birlikte bahaneleri ortadan kaldırıyoruz. Bunun için bize gerekli olan sadece ve sadece “Sportif Bakış Açısı” ile etrafa bakabilmek… Etrafımıza bu bakış açısı ile baktığımızda kalıplaşmış düşüncelerin dışına çıkarız. Yaşamımızda herkese göre 1 – 0 önde başlarız. Zamanı ve mekanı dert etmeden, araç ve gereç eksikliklerini düşünmeden bize her yerin ve zamanın spor yeri ve zamanı olduğunu, her gördüğümüz araç ve gerecin spor aleti olabileceğini beynimize yerleştiririz.



Bugün interneti kullanma yanımız yoktur. Arama motorlarına yazdığınızda karşınıza bireysel olarak yapabileceğiniz onlarca spor hareketleri çıkar. Kadın veya erkek ayırmadan yapabileceğimiz Barfiks, Calf, Mekik, Şınav, Squat (Çömelip kalkmak)bu hareketlerin en bilinenleridir.  Üstelik bu hareketler için özel bir yere ve zamana, ekstra bir ağırlığı da ihtiyacınız yoktur.


Bazen evinizin salonunda, bazen iş yerinizin mutfağında, bazen bahçenizde, bazen yollarda,  bazen parklarda, bazen toplu taşıma araçlarını beklerken duraklarda, bazen direksiyon başında, bazen çocuğunuzla oynarken, bazen yemek yaparken, bazen merdiven inip çıkarken listeyi uzattıkça uzata bilirim hatta örneklerime sayfalarım yetmeyebilir. Asla korkmayın aklınıza gelen her yerde her an spor yapabilirsiniz.


İnanın özellikle bir spor aletine veya ağırlığa ihtiyacınız yok.  İhtiyaç hissetseniz dahi o an elinize geçen her şeyi spor aleti veya ağırlık olarak kullanabilirsiniz. Pet su şişelerinden tutunda sandalyelere, masalara varana kadar aklınıza gelebilecek hemen hemen her şeyi kullanabilirsiniz.



Zaten en iyi ağırlık kendi vücut ağırlığınızdır. Kendi vücut ağırlığınız da yeterli olur. Bu durumda kontrol sizin elinizdedir, sakatlanma riskiniz azdır.



Artık “spor yapamam” diyeceğinizi düşünmüyorum;  fakat hala bu düşünceyi taşıyorsanız ne olursa olsun size tavsiyem yürüyüşünüzü asla ihmal etmeyin. Tüm uzmanların ortak düşüncesine göre, hafta da 4 kez 30’ar dakikalık “Tempolu Yürümek” hala en favori spordur.  O zaman her durum da sen sen ol “Yürümekten de asla vazgeçme”…



Özellikle aklından çıkarma;
Spor yapmak için kalıpları kırmak senin elinde kesinlikle hiçbir şarta bağlı değilsin. Beynine engel koyma. Sen yeter ki kararını ver. Gerçekten Sıra Dışı ol ve aklına kazı “Bize Her yer Spor salonu”  …
 
Sevgilerimle…



YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET