• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

BU DARBE DEĞİL TERÖR SALDIRISIDIR

28 Temmuz 2016 Perşembe 13:42

Gözbebeğimiz, sevdamız, canımızdan çok değer verdiğimiz cennet vatanımızın üzerinde sular bir türlü durulmak bilmiyor. Dört bir koldan terör saldırılarını bertaraf etmek için uğraşıp, ülkemizi daha güzel ve huzurlu günlere taşımaya çalışırken bir de içimizde beslediğimiz asker kılığındaki hainlerin saldırısı ile neye uğradığımıza şaşırdık.

 

15 Temmuz’un o karanlık cuma gecesinde bu sefer saldıran düşman dışardan değildi. Bu sefer düşman içimizden çıkan, devletini, milletini korumakla yükümlü olan, oysa aklını ve idaresini dışarıya satmış bizden sandığımız kahpelerdi. Milletin parasıyla, güzel ülkemizi korumak üzere alınan silahları, tankları, F16 ‘ları milletinin üzerine insafsızca doğrultan hainlerdi bu sefer başrolde yer alanlar. En çok bizi yaralayan, ciğerimizi yakan, içimizi burkan, bizi derinden sarsan ve şaşırtan ise gözbebeğimiz ordumuzun içinden çıkan bu asker kıyafetli teröristlerin aslında terör saldırısı olan sözde darbe girişimine yeltenmesiydi.

 

Dışarıdakilere karşı yıllardan beri verdiğimiz mücadele yetmezmiş gibi bir de içerden bu hain saldırıya maruz kalmamız tarih boyunca ne büyük sınavlardan geçtiğimizi bir kez daha gösteriyordu.  

 

Artık yeni bir sınav verme zamanıydı. Tek yürek, tek bilek, tek vücut olmanın günüydü o gün. Öyle de oldu. İstanbul’u fethetmiş, Kurtuluş Savaşı’nı vermiş, Çanakkale’de destan yazmış, tarihi kahramanlıklarla dolu bu Milletin torunları boş durmamış ecdadının şanına uygun davranmıştı. Kendini tankların önüne siper etmiş, mermilerin önünde etten duvar örmüştü. Kadını, erkeği, yaşlısı, genci ayrım yapmaksızın bu mücadelenin içine girmekten bir an bile tereddüt etmemişti.  İstanbul fethedildiğinde nasıl canla başla mücadele edildiyse o mücadelenin, o kahramanlığın aynısı Boğaz Köprüsü üzerinde, Çengelköy’ de, Ankara’da tehlikenin olduğu her yerde gösterilmişti. O gün insanlar, ya ayakta ya sokakta ya secdedeydi.

 

Şehitler verdik. Acı kayıplar yaşadık. Fakat bu hain teşebbüsün, bu alçakça girişimin, bu terör saldırısının başarılı olmasına asla izin vermedik. Ben şuna inanıyorum bu necip milletin üzerinde bu hain hedeflere hiçbir zaman ulaşılamayacaktır. Şükürler olsun ki halkımızın, cumhurbaşkanımızın, siyasilerimizin dik duruşu ve Allah’ın yardımı ile bu saldırı bir gecede bertaraf edildi.

 

Bu nasıl gözü dönmüşlük, bu nasıl aklını yitirmek, bu nasıl cinnet halidir ki kendi halkına kurşun sıkacak, halkının üzerine bombalar yağdıracak kadar hainleşebildi bu asker kıyafetli teröristler. Terörist diyorum yoksa vatanını, bayrağını, milletini, devletini seven, bu uğurda canını vermeye hazır tertemiz komutanlarımıza, askerlerimize haksızlık ederim. Allah onları ve milletimizi bu hainlerden korusun.

 

Bu bir darbe girişimi değil bu kendi halkına ihanet, bu kendi devletine karşı bir terör saldırıdır. Bu saldırıyı yapanlar ise asker değil alçak bir teröristtir. Bunu özellikle vurguluyorum.

 

Maalesef ki bu asker kıyafetli teröristler yüce ordumuzun içine silinmesi çok zor kara bir leke bırakmışlar, ordumuz ağır bir şekilde yara almıştır.  Ordumuz içerisinde bir an önce temizlik yapılıp, ordumuzun bu hainlerden arındırılması, tekrar eski itibarının kazandırılması için acilen mücadele edilmelidir. Dede Korkut boşuna söylememiş “ Kahpe içerden olunca kapı kilit tutmaz oğul” diye… İçerdeki kahpeler temizlensin ki dışarıdaki hainlere karşı kapımız hep kilitli kalsın.

 

Görüyoruz ki bu hainler paralel devlet yapılanmasını oluşturmak için mücadele eden “FETÖ” terör örgütünün içimizdeki askeri uzantılarıdır. Bir bir hepsinin ipliği pazara çıkıyor. Hedeflerini gerçekleştirebilmek uğruna kendi halkını öldürmekten, güzel ülkemizi kana bulamaktan ve karıştırmaktan çekinmeyecek kadar vatansızlardır. Vatansızdırlar diyorum çünkü bu örgütün ve mensuplarının bir vatanı yoktur. Bu terörist örgüte destek veren kim varsa mutlaka ülkemizden temizlenmelidir.

 

Bu milletin evlatlarına kurşun sıkılmış, üzerine tanklar sürülmüş, polislerimiz ve vatandaşlarımız şehit edilmiş, ülkemizin bağımsızlığına darbe vurulmak istenmiş, her gereksiz işe üzülen  “FETÖ” nün liderinin açıklamasına bakın şimdi, bakın ki durumun ve ihanetin farkına varın artık;

 

“New York Times gazetesinde Fethullah Gülen imzasıyla yayımlanan makalede "Batı'nın ılımlı Müslüman seslere ihtiyacı olan bu dönemde" kendisi ve arkadaşlarının Batı'nın hizmetinde olduğunu söyledi.”

 

Ayrıca meydanlarda demokrasi nöbetlerine ahmak diyecek kadar da tarafını belli etmişti.

 

Batı’nın hizmetinde olmak bence İslam coğrafyasının karşısında durmak demektir. Demokrasi nöbetlerini tutanlara laf etmek vatansızlığının göstergesidir.

 

Artık uyanık olmak zorundayız. Ağlayarak sızlayarak, bu milletin dini duygularını sömürerek, onları istismar eden bu yapıyı içimizden atmak hepimizin görevidir.  Bu ise cadı avına dönüşmeden kontrollü bir şekilde, hak, hukuk ve adaletten asla ayrılmadan yapılmalıdır.

 

Allah necip milletimizi korudu. Bayrak, Millet, Devlet uğruna gözünü kırpmadan mücadele veren, bu uğurda şehitlik mertebesine erişen tüm kardeşlerimin Mekânları cennet olsun. Bizler o güzel insanlara minnettarız.

 

Büyük bir özveriyle vatan savunmasına katılan, görüşü ne olursa olsun birlikte tek yürek olan, demokrasi nöbetlerine aralıksız devam eden kardeşlerimizden de Allah razı olsun. 

 

Ne demiş vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy ne güzel de söylemiş, 

 

Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez” 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET