• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

ELİNDEKİNİN KIYMETİNİ BİL

03 Mart 2016 Perşembe 17:55

Varlığın kıymetini bilememek sanırım insan olarak bizim doğamızda var. Neye sahip olursak olalım bu kural hayatımızda hep geçerli. Elimizdeki ile yetinmeyi asla bilemiyoruz. Bu yüzden değil midir zaten mutlu olmayı da bir türlü beceremiyoruz.

 

Hep daha fazlası, hep daha iyisi istenilerek geçirilen, bir başkasının sahip olduklarına hasetlik ederek yaşanılan hayat bizi bambaşka bir insan haline büründürüyor. Bu şekilde ne istediğimizi elde edebiliyoruz, ne de kendimizi yaşayabiliyoruz. Aksine bu sefer elimizdekini de kaybediyoruz.

 

Oysa bizim sahip olduklarımız, belki de bir başkasının hayalidir. Ne çok ister kim bilir bizim yerimizde olmayı bilemezsiniz. Siz hayatta sahip olduklarınıza şükretmeden yaşarken, aynı anda birileri de şükretmediğiniz hayatın kendisinde gerçekleşmesi için dua ediyor olabilir.

 

Geçenlerde bir video seyretmiştim. Çok anlamlı, son derece etkili ve tesirli bir kısa bir film tadında anlatım olmuş. Konumla da bağlantılı olduğundan hem anlatımı pekiştirmesi hem de bizlere iyi bir örnek teşkil etmesi için paylaşıyorum. Kafanızda canlandırmayı size bırakıyorum.

 

Son model bir araba sahibi, konforlu bir şekilde seyahat ediyor. Yanından motosikletli biri geçiyor ve diyor ki keşke benimde arabam olsaydı. Bende konforlu seyahat edebilseydim. Belki birazdan yağmurda yağacak ıslanacağım. Bir müddet sonra aynı motosikletli bisikletli birinin yanından geçiyor. Bu sefer bisikletli keşke motosikletim olsaydı da pedal çevirmeme gerek kalmazdı, yorulmadan işime gitseydim. Sonrasında bisikletli otobüs durağının önünden geçer. Ve durakta beklemekten çökmüş, üzgün ve yorgun bir yüz ifadesiyle duran adam bisikletliyi görünce, keşke bisikletim olsaydı der ve bende bu otobüs durağında bilmem kaç saattir otobüs bekliyor olmasaydım. Hem de spor yapıp sağlıklı olmuş olurdum. Duraktaki bu yorgun adamı, balkonundan seyreden ve tekerlekli sandalyeye muhtaç olan genç adam ise, kim bilir şu adamın ne derdi vardır diye düşünürken, olsun der eninde sonunda gitmek istediği yere gidebilir en azından yürüyebiliyor. Keşke bende ayakta durabilecek durumda olabilseydim de durakta bekleseydim diye hayıflanır içinden…

 

Keşkeler alır başını gider, hayatımızdan hiç eksilmez. İşte hayatta bu hikâyecik de olduğu gibi geçip gidiyor. Biz bundan daha kötü başımıza ne gelebilir derken, bulunduğumuz halden daha kötü durumda olanları hiç mi hiç düşünmüyoruz. Gözümüz hep ulaşamadığımızda çakılı kalıyor. Beynimiz hep bir sonrasının peşine düşüyor, bir alttakinin farkına dahi varmak istemiyor.

 

Şuanda ellerin tutuyor, gözlerin görüyor, kulakların duyuyor, ayakların yürüyor, bedenin sağlıklı, rahat rahat nefes alıyorsan haline şükretmelisin. Senden iyisi yok. Sen hayatta en büyük varlığa sahipsin, her şeyden önce sağlıklısın.  Sağlık olmadan hem bedenen hem ruhen mutlu olman öyle zor ki. Hiçbir maddi imkân senin sağlığına sahip olmandan daha değerli değildir.

 

Elindekinin kıymetini bil. Mevlana Hazretleri der ki: “Üzülme... Bil ki Yaradan umudu en çaresiz anlarda yollar... Unutma, yağmurun en şiddetlisi en kara bulutlardan çıkar.”

 

Senin bir hesabın olduğu gibi seni Yaratan’ın da bir hesabı vardır. Sahip olduklarının farkına varabilir, sıkı sıkıya elinde tutarsan hayallerini gerçekleştirmende daha kolay olur. Unutmayalım ki hayallere ulaşabilmenin yolu elindekine sahip olmaktan geçer hem de ayağın yere sağlam basar.

Sevgilerimle…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET