• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

FARKINDA MISIN?

31 Aralık 2014 Çarşamba 02:14

Farkında mısın?

Daha çocukken geleceğe ait kurmaya başladığın,gerçekleştirmek istediğin bolca hayallerin vardı şuan unuttuğun belki de unuttuğunu bile unuttuğun… 


Zaman içerisinde yarım kalıp tamamlanamayan, yaşarken sırf sen farkına varamadığın için başlamadan biten hayallerin…


Farkında mısın?

Kimileri hayatta her istediklerini gerçekleştirip başarırken, sen ise hep olduğun yerde sayıp durdun, belki de başaranları içten içe kıskandın hatta ben olsam diye başlayan cümlelerle teselli ettin kendini ama hiç sen olamadın…


Farkında mısın?

Sen “bunu asla yapamazlar” dediğin her şeyi yapan birilerini gördüğünde “nasıl yapıyorlar anlamıyorum” diye tepkiler verdin, hala yerinde sayarken…


Farkında mısın?

Zaman su gibi hızla akıp geçiyor hayatlarımızdan,  saatler, günler, haftalar, aylar, yıllar derken birde bakıyoruz ki ömrümüzün sonbaharı gelivermiş, dallarımız kurumuş,rengimiz solmuş, her yer soğuk, ömrümüzün kışı artık kapımızı aralamış…


… Ve çocukken hiç bitmeyecek sandığımız koskoca bir hayat tükeni vermiş zamanın çarkında…

Birçoğumuz hala ya geçmişin tozlu yıllarında kalıp kendimizi yıpratarak ya da geleceğin imkansızlıkların da kaybolarak şuanda yaşadığımız anın kıymetini bilemiyoruz. Asıl yaşadığımız anın çok önemli, an itibari ile bulunduğumuz ortamın, yanımızda bulunan her kim varsa onların,kullandığımız araç gereç eşyaların çok değerli olduğunun farkında bile değiliz.


Buraya kadar farkında olmak deyip durduk hep nedir bu farkın-dalık peki?


Farkın dalık; etrafımızdaki olanlara ve günlük olaylara, geçmişte edindiğimiz deneyimlerimiz, düşünce ve inançlarımızın yaşantımızı bulanıklaştırmadan bakabilme yetisidir. Kısaca; her şeyden sıyrılarak şimdiki ana dokunabilmektir, odaklana bilmektir, dikkatimizi oraya toplamaktır aslında...


Herkes bir yere bakar ama orada bulunan değeri çok az kişi görür.  Bazıları sadece bakar, bazıları ise görür. Bakmak ve görmek arasındaki fark aslında farkında olmakta gizlidir. Yani farkında olanlar görürler.


İlk önce kendimizin farkına varmalıyız, kendimizi görmeliyiz, kendimizden yola çıkmalıyız. Ben kimim? Neden yaratıldım? Değerli miyim? Sorularını kendimize sorup, üzerinde düşünmeliyiz, kendimizi sorgulamalıyız.


Mademki Allah bu dünyada bizleri yarattı, mademki bu dünya da yaşama hakkı verildi bize öyleyse bu durumda her birimiz çok değerliyiz demektir. Her birimiz başlı başına bir değeriz demektir. 


Dünyaya gelişimiz asla tesadüf değil bu dünya çarkında her birimiz bir amaca hizmet ediyoruz demektir.

Elbette bu dünyada senden benden bir tane daha olmadığının farkına varmalıyız. Biriciğiz, kıymetliyiz, değerliyiz, önemliyiz ama şunu mutlaka sonuna eklemeliyiz herkes kadar…


Böyle bir düşünce ile yaklaşırsak duruma ne kendimizi değersiz görürüz ne de kibirlenerek kendimizi egomuzun esiri yaparız. Çok ince bir noktadır asla gözden kaçırılmaması gerekir.


Malum insan sosyal bir varlıktır. Devamlı sosyal ortamlara girer çıkarız. Ev içi ilişkileri, eş dost akraba ziyaretleri, okul, iş yaşamı, toplu taşıma araçları, seminerler, konferanslar, parklar, spor salonları, sosyal aktiviteler vs. derken örnekleri çokça çoğaltmamız mümkün,ben bazılarının üzerinden geçmiş oldum sadece, buralarda herkesle az veya çok devamlı bir iletişim içerisindeyizdir.


Birçoğumuz hatta bu iletişimin farkında bile değilizdir,bedenen oradayız o ortamlardayızdır belki ama ruhen ya geçmişte yaşıyoruzdur yada geleceği düşünmekle meşgulüzdür. Aklımız tam anlamıyla odaklanamamıştır o ana ve karşımıza çıkan fırsatları da göremeyiz. 


Bazen iki kişi konuşuruz ama ne biz söylediğimizin farkındayızdır ne de karşımızdaki kişi bizim ne söylediğimizin farkındadır.  Sonra da sen beni anlamıyorsun, ben seni anlamıyorum, biz anlaşamıyoruz der hayıflanır dururuz. Kendi kendimize de gereksiz mutsuzluklar yükleriz. Şimdiler de ise malum bunun yerine elektrik alamadım tabiri kullanılıyor.  Mesele elektrik meselesi değil mesele farkındalık oluşturamama meselesi…


Biz hangi ortamda bulunursak bulunalım anın ve kendimizin farkında olmalıyız; amacımızın, beklentilerimizin, nerede nasıl bir ortamda bulunduğumuzun, etrafta kimlerin olduğunun, sözlerimizin, neyi nasıl söylememiz gerektiğinin, davranışlarımızın farkında olursak her ortamda istediğimizi elde edebiliriz. Aslında farkında olarak bilinçli bireyler oluruz, bu da bizi hem başarılı yapar hem de mutlu eder. 


Mesela; iki öğrenci düşünün, ikisinin de aynı şartlarda,aynı bölüme girmek için üniversite sınavına hazırlanıp durmadan çalıştıklarını…Şartlar tamamen aynı olduğu halde birisi sınavı kazanamaz. Bu sınavı kazanamayanın asla çalışmadığını göstermez, onun aptal olduğunu da göstermez.Bu kazanan diğer öğrencinin farkında olduğunu gösterir. Hedefinin ve amacının farkında olarak planlı şekilde çalıştığını gösterir.


Korkmayın ve asla ümitsizliğe düşmeyin bu doğuştan gelen bir beceri değildir. Farkındalık; öğrenilebilen bir beceridir.Zararın neresinden dönülürse kardır. Senin zihninde ufakta olsa bir kıpırdanma meydan geldiyse ve kendini “ Ben Kimim” diye sorgulamaya başladıysan işin yarısı bitmiş demektir… 

Sevgilerimle…

Böyle güzel yazılara gerçekten ihtiyacımız var

Sedat Çeçen
31 Aralık 2014 Çarşamba 20:38

Merhaba Serkan bey sizin her yazınızı büyük bir zevkle okuyup takip ediyorum gerçekten insanların nelere ihtiyacı olduğunu ve nelerden vaz geçemediklerini muhteşem bir anlatım şekliniz var başarılarınızın devamını dilerim

6 Beğendim
0 Beğenmedim
 
Yanıtla
TÜM YORUMLARI GÖRÜNTÜLE

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET