• 2,929 TL

  • 3,319 TL

  • 126,390 TL

  • 78.146

ncekiler Sonrakiler

HAYAT BİTTİ DEDİĞİN YERDE BAŞLAR

25 Ocak 2016 Pazartesi 11:23

Şu dünya sahnesinde herkesin oynadığı bir hayat filmi vardır. Bazen mutsuz bazense mutlu sonla biten. Kimi filminde başrol oynarken kimisi figüran olmaktan öteye geçemez. Fakat öyleleri vardır ki ne başkalarının yazdığı hikâyeyi ne de ona biçilen rolü oynamayı kabul eder. O oynadığı filmin hem hikâyesini yazar hem de başrolünü oynar. Başkasının ona biçtiği hayatı değil kendi yaşamak istediği hayatı yaşar.

 

Fırat Çakır’da öyle, kendi hayatını başkasının eline bırakmayan nadide insanlardan biri… Varlığı da yokluğu da görmüş, zirveyi de en dibi de yaşamış; ama asla umudunu ve inancını kaybetmemiş azimli bir insan…

 

“Ölünceye Kadar Ölümsüzsün” eserinde hayatını kaleme almış, bu eserinde bizimle dertleşmiş, yaptığı yanlışları, çektiği çileleri, dostlarının vefasızlığını,  etrafının inançsızlığını, parasız kalmanın ne demek olduğunu kısacası maddi manevi yaşadığı sıkıntılarını ve tüm bu olumsuzluklara rağmen bitmeyen umut ve inancıyla kurtulmanın yollarını bizlerle paylaşmıştı. Hayatını tüm samimiyeti ve gerçekliğiyle anlatarak bir kurtuluşun hikâyesini anlatmıştı bizlere... Kim bilir kaç kişi var ve daha olacak aynı durumu yaşayan, hayata küsen, yalnız kalan, umutları sönen, inancını kaybeden, çıkmaza giren ve kim bilir kaç kişiye umut olmuş ve daha olacaktı bu hikâye… Allah bilir.

 

Şimdi ise bambaşka bir eserle karşımızda Fırat Çakır, anlayacağınız yine bir Fırat Çakır klasiği ile karşı karşıyayız. “Hayat Bitti Dediğin Yerde Başlar” bir kitap adı değil sanki kitap değerinde bir başlık, bir cümle. Sadece kitabın adı bile öyle derin ifadeler taşıyor ki kitabın içeriği nasıldır diye düşünmeden edemiyorsunuz. Bakıyorsunuz 334 sayfalık bir eser, tabi gözünüz korkuyor bir anda başlamaya epey zamanımı alır diye düşünüyorsunuz. Malum modern dünya bizi uzun okumalardan kopardı, kısacık aforizmalara yetinmemizi istiyor. Belki de bu kadar sayfa içerisinde birbirinin tekrarı çok yer vardır diye aklınızdan geçirmiyor da değilsinizdir hani… Bismillah deyip açıyorsunuz kitabı ve okumaya başlıyorsunuz, işte o anda yakalanıyorsunuz bir anda kitap sizi teslim alıyor. O dakikadan sonra bırakmak ne kelime okudukça okumak istiyorsunuz. Her atladığınız sayfada aldığınız bilginin sevinci ve heyecanı sona yaklaşmanın derin hüznüne karışıyor. Ve bir anda kendinizi sonuncu sayfada buluyorsunuz.

 

Bir yol hikâyesi “Hayat Bitti Dediğin Yerde Başlar”… Uçakta başlayan, karada devam eden, sahnede son bulan inancın, umudun, ayakta kalmanın, ayakta durabilmenin, başarmanın, pes etmemenin, bakmaktan çok görmenin, kendini ve hayatı tanımanın hikâyesi… Bu aslında senin hikâyen, anlatılan ise senin yolun…

 

Kitap öyle güzel kurgulanmış ki kitabı okurken sizde kitabın içindeymişsiniz hissi uyanıyor. Sanki Fırat Çakır’la yolculuk yapan kitabın içindekiler değil siz oluyorsunuz. Hani bir söz vardır “anlatılmaz yaşanır” evet bende diyorum ki bu kitap “anlatılmaz okunur”. Okuyanlar eminim ki bana hak vereceklerdir ve daha okumayanlar var ise okuduklarında haksız olmadığımı göreceklerdir.

 

Bu kitaba içimden ustalık eseridir demek geçiyor ama haksızlık olacağını düşünüyorum. Biliyorum ki Fırat Çakır’dan daha ne eserler göreceğiz. Öyleyse bende diyorum ki bu eser daha iyisi yazılana kadar zirvenin sahibidir.

 

Aslında zaman zaman üzüldüğümde olmuyor değil. Biraz da bizim gibi genç yazarlara yazacak bir şeyler bırakmak lazım değil mi?  Böylesi dolu dolu eserler yazılırsa bize yazacak bir şeyler kalır mı?

 

Tabi ki latife yapıyorumJ

Bende kendisinden esinlenerek naçizane bir eser yazmayı başardım. Ben kendi kitabımın adını Üstadıma atfediyorum “ Yüreğine Sağlık” Fırat Hocam yazılacak her şeyi yazmışsınız, sizi tebrik etmekten başkası bize yakışmaz

 

Çıktığınız bu yolda yolunuz hep açık olsun sevgili Hocam… Başarılar…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET